Köşemize hemen her hafta değerli katkılar sunan okurumuz Ali Uygur, bu kez CHP'deki iç karışıklığa mercek tutmuş:
"Yüksel Bey'ciğim, son dönemde CHP çatısı altında patlak veren rüşvet, yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma ve delege pazarlıkları gibi skandallar, siyaset tarihindeki en büyük ahlaki çöküşlerden birini gözler önüne sermektedir. Bizzat parti içindeki aktörlerin 'Verdim' ve 'Aldım' şeklindeki itiraflarıyla ortalığa saçılan bu lağım, partinin demokratik bir alternatif değil, yapısal bir yozlaşma merkezi haline geldiğini kanıtlamaktadır.
Bu ahlaki çürümenin üzerine gelen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 'mutlak butlan' kararı ise mevcut yönetimin hukuki meşruiyetini kökünden kazımıştır. Hukuken emredici kurallara aykırılık nedeniyle bir işlemin baştan itibaren 'yok hükmünde' sayılması anlamına gelen mutlak butlan kararı, Kasım 2023'teki 38. Kurultay'ı ve sonrasındaki tüm tasarrufları hukuki bir hiçliğe mahkum etmiştir.
Kendi içindeki bu pislikleri temizlemek yerine, bağımsız yargının verdiği tokat gibi kararları 'siyasi operasyon' veya 'saray oyunu' diyerek örtbas etmeye çalışmak tam bir akıl tutulması ve yüzsüzlüktür.
Bagajı bu denli ağır şaibelerle dolu olan, eğriye eğri diyemeyen bu kadrolarla yola devam edilmesi imkansızdır. Türkiye'nin acilen bu kirli yapıdan arınmış; onurlu, dürüst ve gerçekten demokrasiyi özümsemiş ilkeli bir siyasi alternatife ihtiyacı vardır. Bugünkü CHP kadrolarında ise bu ışığı ve iradeyi görmek kesinlikle mümkün değildir. Saygılarımla."
CHP'ye yazık oluyor
Değerli dostum ve okurum Ali Aktulga da CHP'nin içine düştüğü durumdan demokrasi adına kaygı duyanlardan. İşte yorumu:
"Ekrem İmamoğlu mahkeme başkanına, 'Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım. İddianameyi yapanları da yargılayacağım' dedi. Mahkeme başkanı ise 'Burası senin yargılayacağın makam değil, sen buraya yargılanmaya geldin. Biz de senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz' diyerek duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nu salondan çıkardı.
Sanık sandalyesinde oturan zatta bunu yapacak cesaretin bulunması da nasıl bir hadsizlik ve gaflet
Benim anlayamadığım; bir zamanlar Atatürk'ün partisi olan CHP'nin gerçek CHP'lilerden (çoğunlukla Kılıçdaroğlu tarafından) temizlenmesi yüzünden partiye ve cumhuriyet ilkelerine sahip çıkacak bir tane bile vatansever çıkaramayacak hale gelmesi.
Saçma olan da CHP ile ilgisi olmayan MHP kökenli Mansur Yavaş ile seviyesi ve karakteri ta Beylikdüzü'nden bile görülen Ekrem İmamoğlu gibi birisine partinin teslim edilmeye çalışılması.
Cumhurbaşkanlığı için kendi içinden birini çıkaramayacak ve ithal birini getirecek kadar acze düşen bir CHP üzüyor beni."

31