Belli ki Kurtlar Vadisi'ni daha uzun süre yazacağım. Zira Kaşif Kozinoğlu soruşturması genişledikçe dizinin gündemdeki ağırlığı da artacak gibi görünüyor.
Zamanında çokça konuşulan bir iddia, yeniden tartışma konusu oldu. Buna göre dizinin bölüm senaryoları son anda sete ulaştırılıyordu. Baş karakter Polat Alemdar'ı oynayan Necati Şaşmaz dışında (Yapımcı ve senarist Raci Şaşmaz'ın kardeşi) bir sonraki bölümde ne olacağını kimse bilmiyordu. Diyaloglar, yardımcı oyunculara son anda ezberletiliyor, kimse hikayenin tamamından haberdar olmuyordu. Bunu dizide konu edilen gündemle bağlantılı özel istihbaratlar dışarıya sızdırılmasın diye güvenlik amacıyla yaptıkları söylendi. Ama ağırlıklı olarak senaryoda işlenecek olayların "bir başka yerden" yazılı olarak ulaştırıldığı iddiası da ortalıkta dolaşıp duruyordu. Hatta ilk yapımcı ve yönetmen Osman Sınav'ın bu duruma razı olmadığı için diziyi aniden bırakma kararı aldığı da o dönem kulaktan kulağa fısıldanıyordu.
Görünen o ki; gizemlerin, soru işaretlerinin, komplo teorilerinin ardı arkası kesilecek gibi değil. "Kurt puslu havayı sever" sözü sanki bu dizi için söylenmiş.
Bu arada MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde neden öldürüldüğü sorusu da yavaş yavaş netlik kazanmaya başladı. Kozinoğlu iki hafta sonra mahkemeye çıkacaktı. Son görevi için Afganistan'dayken FETÖ- PKK-İsrail üçgeninde gerçekleştirilen ve Türkiye topraklarını güzergah olarak kullanan "uyuşturucu trafiğini" çözüp, belgelemek üzereydi. Cezaevine girdiğinde yakınlarına "Bugüne kadar devlet zarar görmesin diye sustum ama mahkemede her şeyi anlatacağım" demişti. Ancak kendisine gardiyan tarafından ikram edilen zehirli çayın buna engel olduğu iddia edildi.
Güneşe "Akın" var
Eminim her vatansever gibi siz de Adalet Bakanı Akın Gürlek'in başarılarını takdirle takip ediyorsunuzdur.
Bugüne kadar Türkiye'nin demokrasi ve hukuk tarihinde leke bırakan ne varsa eline alıp çitilemeye başladı. Sayesinde pek çok faili meçhul olay aydınlatıldı. Karanlıkta kalan suikastlara el atıldı. Raflarda tozlanan pek çok yolsuzluk, rüşvet, kaçakçılık, cinayet ve siyasi suikast dosyası yeniden didik edilmeye başlandı. Pek çoğunda da sonuç alındı. Bakan Gürlek, suça karışanlar arasında mevki ve statü farkı gütmedi. Sonu nereye varacak olursa olsun peşine soru çengeli takılı tüm gizemli olayların ve faillerinin yakasını bırakmadı. Vali bile buna dahildi...
Terörün, şiddetin, yolsuzluğun ülke topraklarından kazınması için çetelere savaş açtı. Uyuşturucu baronlarının, bahis vurguncularının korkulu rüyası oldu. Şimdi de tarladan markete uzanan yolda vatandaşın cebine daldırılan elleri kesmeye karar verdi.
Ne demişti Nazım
Akın var, güneşe akın
Güneşin zaptı yakın...
Belli ki bu Akın, bizi karanlıklardan güneşe çıkarmaya pek yakın...

36