Haluk Levent'in durumu aslında herkes için bir ibret öyküsüdür. Kumarın, yetenekli bir sanatçıyı içten içe kemirip nasıl içi boş bir çınara dönüştürüp sonra da devirdiğinin belgesidir. Sadece o mu Adı sürekli olarak kumar ile anılan Serdar Ortaç'ın, Mehmet Ali Erbil'in acıklı durumlarına bir bakın. Kumar öyle bir illettir ki, devlet hazinesi olsa dayanmaz. İhtiras bir kanser hücresi gibi insanı içten içe ele geçirir ve yaşatmaz... Herkesin bildiği gibi bu Levent'in ilk vukuatı değil. Borcu yüzünden konserini basan maliyeciler, tefeciler, karşılıksız çek davaları zaten yıllardır süregeliyordu. Sonunda sözde yardım kuruluşu AHBAP'ın kasasına göz dikti. Kediye emanet edilen ciğer de doğal olarak didiklendi.
Elinde biriken müthiş yardım paralarının verdiği cesaretle güç sarhoşu oldu Levent. Adeta şuurunu yitirdi. Depremlerde yılların köklü devlet kuruluşlarının karşısına dikilip, alternatif yerine "rakip" oldu. O sarhoşlukla atıp tuttu, sürekli üstten konuştu. Devlete karşı yürütülen her kampanyanın şakşakçısı olan sözde muhalefet de Haluk Levent'e yol verince kendini hepten dokunulmaz sandı. Ama dedim ya, kumar öyle bir illettir ki, engel tanımaz. O sel önüne namus, şeref, güven ne varsa katıp, sürükler. Kumara meyli olanlar ve muhalefetin gazını yakıt olarak kullananlar bu hikayeyi gözlerini dört açarak takip etmeli.
Örümcek kamera kaldırılmalı
Futbol sahalarının üzerine gerili tellerde hareket eden ve enstantaneleri kuşbakışı görmemizi sağlayan örümcek kameralar derhal kaldırılmalı. Zira hem oyuncu sağlığını tehdit etmeye hem de sonuçları etkilemeye başladı. Geçenlerde Macaristan ile Kazakistan arasındaki hazırlık maçında 60 kiloluk örümcek kamera, kablolarından kurtulup bir futbolcunun yanı başına düşmüş, şans eseri ölen ya da yaralanan olmamıştı. Pazar günü oynanan maçta ise İngiltere'nin Norveç'e karşı kazandığı beraberlik golünden önce top, örümcek kameranın kablo hattına çarpıp yeniden sahaya döndü ama her nedense gol iptal edilmedi. Varsın futbol yayınlarındaki "kuşbakışı" açı da eksik kalsın. Belli ki bu teknoloji, futbolun ruhuna uygun değil. Derhal terk edilmeli.
Boşuna İsmail demedim
Bu köşede Fenerbahçe gömlek değiştirir gibi yabancı teknik direktör değiştirirken ısrarla "İsmail Kartal" dedim. Zira önümde duran istatistikler son yıllarda en başarılı çalıştırıcının İsmail Kartal olduğunu söylüyordu bana. Ayrıca Fenerbahçe'de eksik olanın "Fenerbahçelilik ruhu" olduğunu fark etmiştim. Bunu tamamlayacak tek hoca, sarılacivertli renklere aşık İsmail Kartal'dı.
Nitekim farkını hemen ortaya koydu. İlk iki hazırlık maçında Fenerbahçe 9 gol attı, hiç gol yemedi. Onun oynattığı hücum futboluyla rakip kalelere 39 şut attı, gol beklentisi 4,39 gibi inanılmaz bir seviyeye ulaştı. Yani bizim Arap İsmail bir kez daha yüzümü kara çıkarmadı. Aldığı sonuçlar ne olursa olsun, futbol anlayışında Fenerbahçe'ye seviye atlatan İsmail Kartal'ın her daim arkasında duracağım.

30