Kafamıza füze yememize gerek yok ki!

Bugün "yeşil" bir köşemiz var.
Şimdilik Ortadoğu'yu kasıp kavuran savaşın içinde değiliz çok şükür ama savaşların en sinsi olanını kaybetmek üzereyiz.
Paylaştığım görsel, dünyanın son kuraklık haritası. Kırmızı bölgeler, yerkürenin son yıllarda en az yağış alan ve yeşil örtüsünü kaybeden bölgelerini gösteriyor. Söylemeye dilim varmıyor ama dünyanın en kurak ülkesi olmak üzereyiz.

-Allah korusun- Anadolu'nun ortasına füzelerin düşmesine gerek yok. Biz zaten kendi kendimizi vurmuşuz. Yeşilimizi, ormanımızı koruyamamışız. Sebebi meçhul dev orman yangınlarına, chamstrail denilen gökyüzünden sprey sıkılarak yağmur bulutlarımızın çalınmasına seyirci kalmışız.
Evet, ülkemizi savunmak için füze üretelim ama yanında mutlaka ağaç da dikelim. Yoksa yakında savunacak bir "ülkemiz" olmayacak.


Altınoluk'u mahvettiler
Hayır, bu kez deniz kirliliğinden söz etmeyeceğim, çok daha vahim bir durumu gözler önüne sereceğim. Altınoluk kordonunun nasıl elden gittiğini anlatacağım...

Bundan 4-5 yıl öncesine kadar burası halkın denize girdiği doğal bir kıyı şeridiydi. Ancak doğayı yakından tanıyan, işi bilen benim gibi hemen herkesin uyarısına rağmen, Balıkesir Büyükşehir ve Edremit belediyeleri kol kola girip (!) bu şeridi doldurarak betona boğdular. Deniz tabanındaki bu zorunlu değişiklik ile beraber doğal denge de bozuldu. Kaybettiği alanı geri almak isteyen deniz, her lodosta kordona acımasızca saldırdı.
Haber bültenlerinde, gazete haberlerinde mutlaka görmüşsünüzdür. Dolgu alan suyla doldu, kafeterya, restoran ve dükkanları deniz suyu bastı. Milyonlarca liralık maddi hasar oluştu.
"Ben demiştim" demenin şimdi kimseye bir faydası yok. Mahvettiler güzelim sahili... Şimdi kına yaksınlar.
Yıllardır alt yapısına yatırım yapılmadığı için yaz aylarında nüfusu katlanınca suyu yetişmeyen, çöpü alınamayan, arıtma sistemleri çalıştırılamadığı için denizini b.k götüren bir beldemiz var artık. Ehil olmayan belediyelerin elinde bir cennetimiz daha cehenneme döndü.
Eskiden bu beldeye "Türkiye'nin oksijen çadırı" denilirdi. Şimdi acil olarak "suni teneffüse" ihtiyacı var!


Ortadoğu'da çevre felaketi
Ortadoğu'da savaş giderek daha vahşi bir hale dönüşüyor. Siyonist cephenin yeni hedefi, petrol depoları ve su arıtma tesisleri oldu. Bu durum, asit yağmurları ve susuzlukla birlikte etkileri yıllarca sürecek bir çevre felaketine dönüşebilir. İşte uzmanların bu konudaki ciddi uyarıları: