Hepimiz "sevindik"

Oyuncu Görkem Sevindik'in Filistin açıklaması linç edilirken, aynı gün İsrail Beyrut'ta 100 yeri bombaladı—vicdan duygusu seçici midir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, oyuncu Görkem Sevindik'in Filistinli mahkumlar için empati göstermesini övmekte, ancak bunu hedef gösterenlerin kana susamış olduğunu iddia ederek çıkıyor. Yazının kalp atışı ise, aynı anda gerçekleşen sivil bombardımanların göz ardı edilmesi ile insani değerlere sahip çıkış arasındaki çelişkidir—medya ve toplum bellek sorunu mu, yoksa tercih midir?

Eşref Rüya dizisinin Kadir Baba'sını canlandıran Görkem Sevindik, Filistinli mahkumlar için İsrail'in aldığı "Temyizsiz idam" kararını eleştiren bir paylaşımda bulundu. Vay, sen misin "Ahlak, vicdan, empati" diyen Başta İsrail Güvenlik Bakanı Ben-Gvir olmak üzere tüm kana susamış çocuk katili İsrailliler başladı Sevindik'i linç edip, hedef göstermeye.

Oysa Kadir Baba hepimiz gibi ölüme yollanan Filistinli mahkumların arkasından baka kalan çocuklarla kendi çocuğu arasında empati kurmuş, "insanlığı, vicdanı ve adaleti" hatırlatmıştı.
Şu fütursuzluğa bakın ki; Ben-Gvir'in tehdit savurduğu o gün İsrail, Beyrut'ta 100 ayrı sivil yerleşim yerini bombalayarak yine onlarca çocuğu öldürdü.
Görkem Sevindik hepimizin sesi oldu. Sayesinde hepimiz "Sevindik."


Tarifeli mafyanın sonu
Telegram'a ilan vermişlerdi: "Tetik işleriniz yapılır, infaz, bel altı bel üstü, mekan kurşunlanır, haraç kesme, İstanbul içi mekan yaralama, tetik düşürülür. Mekana atma 100 bin, yaralama 175 bin." Hani neredeyse KDV'li fatura filan keseceklerdi.
Emniyet güçlerimiz nihayet bu rezilliğe nokta koydu. İnternet çetelerine karşı yürütülen operasyonlarda bu ülkeyi Vahşi Batı zanneden, hukuk tanımazlığın kitabını yazan o 35 kişi yakalanarak gözaltına alındı.
İçişleri Bakanlığı ve emniyet teşkilatımızı bu müthiş operasyon için gönülden kutluyorum. Şimdi top Adalet Bakanlığı'nda. Bu mafya bozuntularına öyle ibretlik cezalar verilmeli ki, bir daha kimse memleketi, Dingo'nun ahırı sanmasın. Gençler de, onları bu yola sürükleyenler de Kurtlar Vadisi'nin, Eşref Rüya'nın sadece birer dizi senaryosu olduğunu iyice belleyip, hak, hukuk ve adaletle bir güzel tanışsın.
Özetle; isterim ki "ucuz" kabadayılığın bedeli biraz "pahalı" olsun.


Bu ayıp da bize yeter!
Bu fotoğrafa iyi bakın: Üsküdar'da Kösem Sultan tarafından inşa ettirilen 400 yıllık tarihi Çinili Cami'nin şadırvan muslukları, çalınmasın diye nervürlü inşaat demiri ile duvara sabitlenmiş...

Utanç verici değil mi Allah'ın evinden hırsızlık yapılmasın diye kendimizce önlem almışız güya...
Ne Kösem Sultan'ın ne de camiyi inşa eden mimar Koca Kasım Ağa'nın aklına gelmiştir, bir insanın üç paralık musluğa tamah edeceği. Üstelik bu suçu ve günahı kutsal bir mekanda işleyeceği. Zira o zamanlar mahallede evin kapısını kilitlemek bile komşulara hakaret sayılırdı.
Ceddimizi daha fazla utandırmamak için acaba Din Dersi'nin üç katı Ahlak Dersi mi koysak müfredata


Devran böyle dönüyor
Oyuncu Sedef Avcı yıllardır bu köşede yazdığım konuyu tekrarlayıp, "malumun ilamında" bulunmuş. Demiş ki, "Sansasyon yaratacak, olay çıkaracak, can acıtacak bir malzemeniz yoksa size iş vermiyorlar."