Haydi inşallah darısı başımıza!

Büyük otellerde geçirilen yaz tatillerinin zorunlu ritüelidir: Ailenin görevlendirilen (!) bir üyesi, sabah karga kahvaltısını yapmadan uyanıp, şezlong rezerve etmek için üzerine havlu koyar.

Bu rezil alışkanlığı bu köşede çokça eleştirmiş olmama rağmen ne yazık ki biz de tatillerimizde zorunlu olarak aynı taktiği uygularız. Ancak, 2024 yılında ailesiyle birlikte Yunanistan'ın İstanköy (Kos) adasına tatile giden bir Alman turist ise her sabah 06.00'da uyanmasına rağmen şezlong bulabilmek için günde 20 dakika harcadığını belirterek tur şirketinden şikayetçi oldu. Şezlongların sürekli rezerve edilmesi nedeniyle kullanılamaz halde olduğunu savunan adam, bu sisteme izin verdiği gerekçesiyle tur operatörüne dava açtı. Hannover Bölge Mahkemesi'ndeki hakimler, dört kişilik ailenin paket tatilinin "kusurlu" olduğuna hükmederek adama 980 Euro ödenmesine karar verdi.
Eğer bu karar bir örnek oluşturursa, bu yaz Antalya tatilimiz bedavaya gelecek demektir!


Şimdi bırakın da göreyim!
Bir güzel karar da bizden: Kapı önüne ayakkabı bırakana para cezası geliyor!
Zamanında bu ilkellikten çok çekmiş biri olarak yeni karara çok sevindim. Bu vesile ile aynı alışkanlığı sürdürmeye niyetli olanlara kötü haberlerim var:
Kapı önüne eşya koymak ciddi hukuki sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlara göre apartman ortak alanlarına eşya bırakılması, komşuların şikâyeti halinde hukuki süreci başlatabiliyor. Süreçte önce noter aracılığıyla ihtarname gönderiliyor, ardından zorunlu arabuluculuk aşamasına geçiliyor.

Taraflar arasında uzlaşma sağlanamazsa konu mahkemeye taşınıyor ve eşyaların kaldırılmasına karar verilebiliyor. Mahkeme kararına uyulmaması halinde ise icra işlemleri ve para cezaları gündeme gelebiliyor. Daha da önemlisi, ihlalin sürekli hale gelmesi ve mahkeme kararlarının dikkate alınmaması durumunda, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 25'inci maddesi kapsamında dairenin zorunlu satışı dahi söz konusu olabiliyor.
Yani, dışarıdaki kokuşmuş ayakkabılarınızın arasında bir gün mahkeme celbi görürseniz, şaşırmayın!


PAZAR EĞLENCESİ
Milletvekili, yıllardır ihmal edilen bir köyü ziyaret eder. Muhtar "İki büyük problemimiz var sayın vekilim" der. "Birincisi, sağlık ocağımız var ama doktorumuz yok." Milletvekili hemen cep telefonunu çıkartıp bir görüşme yapar ve "Sağlık Bakanı ile görüştüm, doktorunuz yarın burada olacak. Evet, ikinci sıkıntınız neydi" der.