Yaz dizileri yavaş yavaş fragmanlarıyla seyircinin huzuruna çıkmaya başladı. İçlerinde en çok ligimi çeken ve merakımı uyandıran ise yakında Atv ekranlarına gelecek Altı Üstü İstanbul oldu. İnsanı izlemeye yönelten çok farklı bir aurası var. Konu, gökdelenlerle gecekonduların, milyarderlerle yoksulların, steril şehzade ve prenseslerle sokak çocuklarının dip dibe yaşadığı Şehr-i İstanbul'un tezatlarından yola çıkmışa benziyor. Peki depremden önce sosyolojik açıdan bir şehrin altı üstüne gelirse ne olur Dizi, kendi bakış açısıyla bu sorunun da cevabını arayacakmış gibi görünüyor.
Altı Üstü İstanbul, kenar mahallede yaşayan Emir'in (Rahimcan Kapkap) ve arkadaşlarının hayat mücadelesini merkezine alıyor. Hayallerinin peşinden koşarken güç, para ve ihanetle yüzleşen gençler; attıkları her adımda hem kendi hayatlarını hem de birbirlerinin kaderini değiştirecek kararlar vermek zorunda kalacak. Dostlukların kırıldığı, aşkların yeniden şekillendiği ve herkesin kendi savaşını verdiği hikâye; İstanbul'un karmaşık sokaklarında izleyiciyi duygusal ve sürükleyici bir yolculuğa çıkaracak.
NTC Medya'nın yapımcılığında hayata geçen projeyle ilgili tek bir tedirginliğim var. Bir zamanlar Çukur dizisinde düşülen hatanın yani "lokal çeteleşme" fikrinin istemeden de olsa genç zihinlere sokulabilme tehlikesi. Eminim bu konuda gereken hassasiyet gösterilecek ve şehrin kültürel katmanları bir arkeolog titizliğinde gün ışığına çıkarılacaktır.
Buradaki amacım kıyı feneri olmak. Zira... Tekne karaya oturduktan sonra yol gösteren çok olur.
Biraz ayıp olmadı mı
Kanal D'nin yeni gençlik dizisi (!) Daha 17'nin ilk bölümünü dehşet ve ibretle izledim.
İnsanların giyim kuşamlarıyla ilgilenmem ama dizideki öğrencilerin etek boyları, pavyon konsomatrisleri ile yarışacak çirkinlikteydi. Okul çağındaki çocukların otel açılışında giydikleri tuvaletler de öyle.
Karakola düşen gençlerin lakayt şekilde hâlâ birbirleriyle şakalaşmalarını yadırgadım. Ehliyetsiz otomobil kullandıkları için yakalanan gençlerden birinin polis amiri babasına "Ne yaptık ki, adam mı öldürdük" demesi de skandaldı.
Ablasının, acıkan kardeşine noodle (Uzakdoğu eriştesi) önermesi de kültürel açıdan ne kadar uzağa savrulduğumuzu gösteriyordu. Öğrencilerin yeni açılan otelin kral dairesinde verdikleri partide direk dansını görünce utancımdan kızardım.
Finalde 17 yaşındaki bir gencin, kendi yaşıtı bir başka genci bıçakladığı sahne ise olan bitenin üzerine tüy dikti.
Restoran masaları dinleniyor mu
Bu aralar sanal medyada dolaşan komplo iddiaları arasında en popüler olanlardan biri de, bazı lüks restoranlarda ünlülerin rezerve ettiği masaların altına böcek denilen elektronik düzenekler yerleştirilerek sohbetlerin dinlendiği yolunda.

41