Bugün 19 Mayıs... Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı. Gençlerimiz bu çok özel bayramı gönüllerince kutlasın, coşsun, eğlensin ama az sonra söyleyeceklerimi de kulaklarına küpe etsin.
Son zamanlarda estetik merkezlerinde dile getirilen talepler endişe verici bir hal aldı.
Ailesiyle veya tek başına estetik merkezinin kapısını çalan gençler, isteklerini telefonunu uzatarak dile getiriyor: "Yüzümü bunun gibi yap!"
Sosyal medya filtrelerinin yüz algımızı bozmaya başladığına dikkat çeken Medikal Estetik Uzmanı Dr. Funda Meşeli Türker, "Gerçekte olmayan kusursuz yüzler artık hedef haline geldi. Gençler filtre uyguladıkları fotoğraflarıyla veya gördüğü paylaşımdaki yüzün fotoğrafıyla estetik uzmanlarına başvuruyor. Talepleri de çok net oluyor. 'Yüzümü bu hale getirmenizi istiyorum' diyorlar ve ben dehşetle onlara bakıyorum" şeklinde konuştu.
Son dönemde sosyal medyada filtre kullanımının yaygınlaşması ile orijinal fotoğraf paylaşanların sayısının azaldığına dikkat çeken Türker, "Eskiden de fotoğraflardan iyi çıktıklarımızı albüme koyardık. İnsanın güzellik kaygısının olması çok doğal. Fakat şimdi gerçeklik algısından uzaklaşan benlikler, filtreli yüzlerini arıyor. Özellikle gençler daha zayıf bir yüz, parlak ve cam ciltler, minik bir burun, dolgun dudaklarla kusursuz görüneceğine inanıyor" diyor.
"Estetik hekimlerine sosyal medya uygulamasının filtresiyle elde ettiği yüze kavuşmak için gelen gençler çoğalıyor. Cep telefonundaki o resme benzemek, onun hayattaki en büyük isteği haline geliyor" diyen Türker, bu talebin çok sakıncalı olduğunu ve randevu alan bazı gençlerin ailelerini ikna ederek gelmiş olmasına üzüldüğünü vurguluyor:
"Bu tarz çarpık taleplerin daha da derinlerinde kişinin kendine yabancılaşması var. Fakat biz daha yüzeysel konuşarak ikna etmeye çalışıyoruz. O gencin beğendiği yüz karakterinin değişebileceğini söylüyoruz. Medikal estetik işlemleri salt değişim için değil daha sağlıklı ve estetik bir dönüşüm olmalı."
ATATÜRK'ÜN GÖZÜYLE
Bu özel günde Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü iki güzel hatırası ile analım istedim: Atatürk, bir sabah Florya'dan Dolmabahçe Sarayı'na dönüyor. Yeşilköy İstasyonu'nun önünden geçerken birdenbire otomobili durduruyor ve başyavere "Sorunuz, tren var mı" diye emir veriyor. O sırada tren hemen hareket etmek üzeredir. Hep birlikte otomobilden inip emrindekilerle birlikte trene biniyor. Karar ani verildiği ve uygulandığı için, bu trene biniş hemen hemen kimsenin dikkatini çekmiyor. Bir süre sonra, her şeyden habersiz olan kondüktör, Ata'nın bulunduğu kompartımana geliyor. Kafileyi görünce çekilmek istiyor. Ata hemen sesleniyor: "Görevini yap!.. (Emrindekileri göstererek) Bu efendilere niçin bilet sormuyorsun" Emrindekiler cevap veriyor: "Paşam biz milletvekiliyiz. Tren bileti almayız. Parasız seyahat ederiz!.."
Ata hayretle: "Bu ayrıcalığı hiç beğenmedim" diyor. "Çok ayıp ve acayip bir usul. Çok güzel halkçılık!.."

33