Geçenlerde mezunlarının en fazla pişman olduğu üniversite bölümleri açıklandı. Birinci sırada "Gazetecilik" (Yüzde 87) yer alırken, "İletişim" (Yüzde 64) dördüncü basamaktaydı.
Ben İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi (O zamanki ismiyle İktisat Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu) mezunuyum. Gelgelelim çok zor günler geçirmeme rağmen mesleğimden bir gün bile pişman olmadım. Dünyaya 100 kere gelsem yine gazetecilik ve televizyonculuk yapmak isterdim.
Amaaaaa...
Zor zanaattir bizimkisi. Hele ki, seni yukarılara doğru iteleyecek bir dayın, amcan yoksa. Ya da herhangi bir siyasi grubun, tarikatın ya da klanın üyesi değilsen... İşte o zaman kariyer çaban benimki gibi "engelli koşuya" döner. Torpillilere vücut çalımı atmak, sandalyeni altından çekip almak için pusu kuranlara karşı tedbirli olmak, entrikacıların oyununa gelmemek, seni patronuna kötüleyen, iftira edip itibar suikastı düzenleyenlere karşı savunma ve erken uyarı sistemleri geliştirmek, işinin en önemli mesaisi olup çıkar. Ama nihayetinde iyi haberci, iyi yorumcuysan, özgün fikirlerin ve sürüden ayrı bakış açıların varsa, çalışkan ve yetenekliysen, yazdığın okunur ve rakiplerin birer birer çaresizce elenir.
Muhtemelen mesleğinden pişmanlık duyan o genç gazeteci ve iletişimci kitlesine okullarında bunlardan bahseden olmadı. Onlar bu fırtınalı açık denizi, sütliman bir koy sandılar. Ve yüzlerine çarpan ilk dalgada paniğe kapılıp pişman oldular. Oysa iletişim fakültelerinde okutulacak ilk ders şu olmalı:
"Gazetecilik bir meslek değil, ömrünüzü vakfedeceğiniz bir yaşam biçimidir."
Yoksa uzaylı mı
80 yaşındaki Ajda Pekkan önce 7 Ağustos'ta Harbiye Açıkhava'da sonra 15 Ağustos'ta Çeşme'de verdiği konserlerle yine herkesi büyüledi. Sesi de fiziği de yıllar öncesini aratmıyordu. Her zaman olduğu gibi kaliteli, asil ve şık kıyafet seçimleri de büyük övgü aldı.
Şimdilerde Ajda'nın 1973 yılında Ses Dergisi için çektirdiği fotoğraflar sosyal medyada dolaşıma çıktı. Ses Dergisi'nde 90'lı yılların başında 3 yıl boyunca yazı işleri müdürlüğü yaptığım için o arşivi iyi bilirim. Ajda'nın daha ne fotoğrafları var, bir bilseniz...
Bir takipçi ise eski resimlerin altına "O uzaylı olmalı, baksanıza o zamanlar ne kadar değişikmiş" diye yazdı. Ajda ise Çeşme Açıkhava Tiyatrosu'ndaki konseri öncesinde dedikodu olarak dolaşıma giren "Tayland'dan 25.000 dolara iksir getiriyor" iddialarını yalanlayarak, "Bu tamamen genetikle ilgili bir durum" dedi. Ne yapıyor, ne ediyor bilmem. Ama Allah dileyen herkese Ajda DNA'sı nasip etsin.

29