Atv ekranlarının ilgiyle takip edilen dizisi Kuruluş Orhan, yayınlanan son bölümüyle izleyicilerine veda etti. Diriliş Ertuğrul ile başlayan, Kuruluş Osman ile devam eden ve Kuruluş Orhan ile tamamlanan 12 yıllık büyük yolculuk, toplam 370 bölüm boyunca milyonları ekran başına topladı.
Öncelikle Yapımcı Mehmet Bozdağ başta olmak üzere Bozdağ Film'in tüm emekçilerine gönül dolusu teşekkürler. Dile kolay, 12 yıl boyunca bir belgesel titizliğinde Türk milletini "gerçek tarihiyle" buluşturup, kahramanlık genlerimizin ateşini harlamak, özgüvenimizi geri getirmek ve bunu yaparken hataları deşmek için pusuda bekleyenlerin eline en küçük koz vermeden bunu başarmak öyle her babayiğidin harcı değildir.
Bu yolda 400 çadırlık Kayı obasından bir cihan devletine uzanan diriliş ve kuruluş hikayesi; Ertuğrul Bey, Osman Gazi ve Sultan Orhan'ın kutlu yürüyüşleriyle en görkemli şekilde ekrana taşındı.
Türkiye'de büyük ilgi gören yapım, dünyanın dört bir yanında da geniş izleyici kitlesine ulaşarak Türk televizyon tarihinin en uzun soluklu ve en etkili tarihi anlatısı oldu.
Kuruluş Orhan'ın final sahnesinde izleyici, zaman atlaması ile Fetret Devri'ne taşındı. Çelebi Mehmet dönemine uzanan sahnede, Şehzade II. Murad, lalasından Sultan Orhan döneminde yaşananları dinledi. Şehzadenin lalasına sorduğu soru ise final bölümüne damga vurdu:
"Ne dersin lala, ikinci bir diriliş uzak mıdır bize gayrı"
Bu topraklarda diriliş hikayeleri bitmez. Belli ki bu tecrübeli ekibin eliyle yeni sezonda yeni bir projeyi (Aşk ve Taht) hayranlıkla izliyor olacağız.
Haydi bakalım, gazamız mübarek olsun!..
Mahkemede göz göze gelmek
Sevgili Hakan Ural, Neler Oluyor Hayatta programında uzun süredir önemli bir konunun altını çiziyordu. Diyordu ki, "Mahkeme salonlarında maktul yakınları ile zanlılar bir araya getirilmesin, görsel temas sağlanmasına izin verilmesin."
Öyle haklıydı ki. Nitekim bu travmayı son olarak çocuk yaşta öldürülen Atlas Çağlayan'ın acılı annesi yaşadı. Mahkemede tanıklar dinlenirken, anne duruşma salonuna çağırıldı. O anda evladının umursamaz haller takınmış katiliyle göz göze geldi ve doğal olarak sinir krizi geçirdi.
Hakan'ın önerdiği çözüm de mantıklıydı. Bu tür "hassas" duruşmalarda eğer maktul yakınlarının bilgisine başvurulacaksa bu, uzaktan video konferans yöntemiyle sağlansın.
Bence yerden göğe kadar haklı.

31