Trump, İngiltere'nin sopasını kırdı
Trump'ı tuzağa çeken İsrail'in aslında İngiltere'nin sopası olduğunun farkında mıdır, yoksa bölgedeki oyunun gerçek kurucusu kimdir?
Yazı, Trump'ın İran krizisinden çıkışında Türkiye-Pakistan ittifakının diplomasi çabasının belirleyici olduğunu ve İsrail'in İngiltere'nin küresel çıkarlarının aracı olduğunu ileri sürmektedir. Bu iddiayı, Trump'ın İran saldırısından sonra anlaşmaya varılması ve yazarın Ortadoğu'daki güç dengesinin yeniden şekillendiğini gözlemlemesi temel alarak sunmaktadır. Ancak ateşkes sürecinin İsrail tarafından sabotaj riski altında olduğu iddiası ne kadar sağlıklı bir değerlendirmedir?
Göreve gelir gelmez kral taçlı fotoğrafını paylaşan...
"Kanada'yı ilhak" açıklaması gibi, Britanya Krallığı ile sürtüşen uygulamalara imza atan ABD Başkanı Donald Trump, sadece Çin'i hedef alıyormuş gibi görünse de, aslında Pekin'e sermaye gücünü akıtan Londra ile de hesaplaşıyordu bir nevi.
Buna karşı İngiltere de boş duracak değildi elbet...
Bir asır evvel Orta Doğu'yu dizayn eden, bugün İsrail diye bir terör devleti varsa bunun kurulmasını sağlayan, hatta "ABD'yi bile ben kurdum" diyen bir güçle mücadeleyi göze alan Trump'ın, İran'da tuzağa düşmesinde İngiltere'nin rolü nedir, neredeyse hiç sorgulanmadı.
Trump, kendisini tuzağa çeken İsrail'in, aslında İngiltere'nin sopası olduğunun farkında mıdır
Bence farkında...
Ancak, ABD'nin, Siyonizmin avucundaki bir ülke olduğunu göz ardı etmemek gerek...
Bunun için olabildiğince dengeli gitmek zorunda, -ki, öyle yapıyor.
***
Geçtiğimiz sene Gazze'de soykırım devam ederken, Netanyahu'nun başına açtığı belaları -dengeleri gözeterek savuşturmak için- 12 gün savaşlarında İran'a göstermelik operasyona onay veren Trump, sonra ne yaptı
Gazze masasını kurdu ve bundan Netanyahu hiç memnun olmadı.
Bir ara eski İngiltere Başbakanı Blair'in Gazze Uluslararası Geçiş Yönetimi'ne başkanlık edeceği iddia edilmişti hatırlarsanız, lakin bu görevi Trump bizzat üstlendi.
Netanyahu imza protokolü için Mısır'a gelmek istediyse de, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump'la yaptığı görüşme sonrası, bu girişim akamete uğradı.
Anlaşma imzalanırken, İngiltere masada değil, arka fondaydı...
Diğer Avrupa ülkeleri gibi!
Hatta ABD Başkanı, kameralar önünde onları epey alaya aldı.
***
Sonrasında ABD'ye mekik dokuyan Netanyahu hükûmetinin yıkılması, Gazze sözünü tutmak için Trump'ın işini hayli kolaylaştıracaktı ama olmadı.
Epstein dosyasıyla köşeye sıkıştırılan, Venezuela'da tereyağından kıl çeker gibi amacına ulaşmanın verdiği öz güvenle İran'da da aynı sonuca ulaşabileceğini zanneden Trump, tuzağa düştüğünü fark ettiğinde İngiltere ve İsrail için kapılar ardında neler söylüyordur, o kadarını bilmiyoruz.
Lakin bildiğimiz bir şey var ki, İran operasyonuna destek vermediği için İngiltere'ye hayli sitemkâr... Bunu da gizlemedi, açık açık kameralar önünde defalarca söyledi zaten.
Sadece İngiltere'ye değil, Fransa, Almanya gibi Avrupa ülkelerinin de isimlerini sayarak, "Kenara not ettim" demeye getirdi.
Ya bir atom bombasıyla İran'ı tamamen yok etmek, yahut 'onurlu' bir çıkışla bu beladan kurtulmak dışında seçeneği kalmayan Trump'ın imdadına yetişen, diplomasi çabalarını kesintisiz sürdüren Türkiye-Pakistan ittifakı oldu.
"İran medeniyeti yok olacak" dediği gece, tam aksine İran'la ateşkes kararı çıktı.
Hem ABD, hem İran tarafından teyit edilen anlaşmanın, Trump'ı tuzağa çeken İsrail tarafından hiç istenmediği muhakkak...
Ülkedeki isyan ve tepkilerden bu anlaşılıyor zaten...
İsrail basını "Kükreyen aslan diye başlattığımız saldırıdan 'miyavlayan kedi' olarak çıktık" şeklinde yorumladı ateşkesi.
Katil Netanyahu, kamuoyundan yükselen tepkileri, Lübnan'a saldırıları ve işgali artırarak bastırmaya çalışıyor.
Trump'ın açıklamalarına ise "İngiltere'nin sopası" İsrail'in tahakkümünü kırmanın verdiği rahatlık yansıyor.

22