CHP'deki hadiseler sadece 'akçeli işler'le sınırlı olsa ve bunun kavgası yapılsa "Burası sizin baba ocağınız mı, yoksa babanızın çiftliği mi" diyebilirdik...
Ama öyle olmadığı için Kemal Kılıçdaroğlu, özür dilediği 'FETÖ sızıntıları' vurgusu yaptı konuşmasında.
Bir benzerini merhum Genel Başkanları Deniz Baykal'ın 2010'daki kaset skandalının ardından gelen istifa konuşmasında, 'okyanus ötesi' göndermesiyle işitmiştik.
***
Deniz Baykal, 16 sene evvel bu göndermeyi yaparken, nereyi işaret ediyordu
FETÖ'yü.
Peki ona kaset kumpasıyla, Kılıçdaroğlu'nu koltuğuna oturtan kimdi
FETÖ.
Kemal Bey koltuğa oturunca ne yaptı
Özetleyeyim...
***
FETÖ, 2012 Şubat'ında dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı tutuklayıp, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ameliyat masasında kelepçelemeye çalıştığında da...
MİT'in Çözüm Sürecinde yürüttüğü görüşmeleri baltalamak için sabotajlar yaptığında da...
17/25 Aralık 2013 yargı darbesine giriştiğinde de...
Aynı sene Mısır'daki Mursi'ye karşı ayaklanmayla eş zamanlı olarak Gezi sokak darbesi girişimini başlattığında da...
2015 başındaki MİT tırı ihanetinde de...
Dışişleri ses kaydının yayınlanması alçaklığında da...
Türkiye'nin Suriye'de DEAŞ'a silah yolladığı yalanını yaydığında da...
2015'te Türkiye'yi fiilen bölmek için PKK ile ittifak kurduğunda da...
15 Temmuz 2016 işgal girişimine kalkıştığında da Bay Kemal, bu hain terör örgütü ve öteki örgütlerle kol kolaydı.
Öyle ki, Atatürk Havalimanı'nı çevreleyen FETÖ'cü hainler, tankları çekip kendisine yol açtı.
***
Kılıçdaroğlu, 17/25 Aralık yargı darbesi girişiminde FETÖ'nün kumpas ses kayıtlarını Meclis grubunda dinletiyor, FETÖ'cüler ne diyorsa bire bir aynısını tekrarlıyordu.
Gezi'de orduyu sokağa inip darbe yapmaya çağırıyor, FETÖ'nün dershanelerine, bankasına, medyasına yapılan operasyonlara siper oluyor, gözlerimizin önünde cereyan eden 15 Temmuz ihanetine 'kontrollü darbe' diyerek FETÖ'yü aklamaya çalışıyordu.
Koltuğu kaybedince Kılıçdaroğlu'na "Hain" diyen 'zübükler' gibi biz bunları yeni söylemiyoruz, yıllardır anlatıyoruz.
Tıpkı şimdi de kendi hainliklerini, yolsuzluklarını, ahlaksızlıklarını anlattığımız gibi!
Gün oldu, devran döndü; birbirlerini bizim anlattıklarımızla döver oldular!
Oysa Kemal Beye saldıran 'zübükler' de, şu yukarıda saydıklarım olurken Kılıçdaroğlu'na toz kondurmuyor, tam siper arkasında duruyordu.
***
Al birini vur ötekine misali; Kemal Beyin de bakmayın bugün Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu tayfasına 'dış odak iş birlikçisi' demesine...
Aynısını kendisi de yapıyor, ABD ve Avrupa başkentlerinde başta FETÖ'cüler olmak üzere, Türkiye düşmanlarıyla bizzat görüşüyordu.
Hepsi oradaydı, hepsi bir aradaydı...
Zaten bugün şikâyet ettiği FETÖ aparatlarını da bile-isteye kendisi partiye doldurdu, çünkü 'el-mecbur'du.
Onu kaset kumpasıyla Genel Başkanlık koltuğuna oturtan, millî bir siyaset yürütmesine elbette izin vermezdi.
***
Oysa aynı dönem AK Parti ve MHP 'bölünme' pahasına bu kumpaslara geçit vermedi, dimdik durdu.
CHP ise hemen pes etti ve ihanet halkası 2010'dan bu tarafa genişleye genişleye en son 2023'te CHP'de yönetimi değiştirmeye gelince Kemal Bey nihayet uyandı.
Şimdi özür dileyerek "günah çıkarmaya" çalışıyor.
İsim vermeden FETÖ işareti yaptığı Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nu kim partiye soktu
Kendisi.
Ayağına bağ olacak eski tüfek CHP'lileri partiden atıp, yerine bunları doldururken, üzerlerindeki karanlık gölgeyi bilmemesi mümkün mü
Elbette değil.
Aynı Ekrem İmamoğlu'nun daha önce AK Parti'ye sızmaya çalıştığını, oraya giremeyince CHP'ye yollandığını bilmiyor muydu
Tabii ki hayır.
Hatta diplomasının problemli olduğunu bile biliyordu, umursamadı, hepsini bile bile kabullendi.
Çünkü o gün işine öyle geliyordu... FETÖ'nün gücünü arkasına almakta, adamlarını partiye doldurmakta hiçbir beis görmüyordu, önemli olan Erdoğan'ı devirmesiydi, gerisinin hiçbir önemi yoktu.
Türkiye'yi FETÖ, PKK ve bunların sahipleri ile yönetmenin hayallerini kurdu, planlarını yaptı, icraatını sergiledi yıllarca... Ama olmadı, millet müsaade etmedi.

20