Okullarla birlikte çocukların psikolojisi de korunmalı

Okul kapılarına X-Ray ve polis koysak, çocukları potansiyel suçlu olarak damgalamak sorununu çözer mi, yoksa daha derin bir sistem arızasını maskeleyip geçer mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, okullardaki artan güvenlik önlemlerinin gerekli olduğunu kabul etse de, bunların çocukların psikolojisine verdiği zararı ve asıl sorunun daha köklü olduğunu vurgulamaktadır. Masum çocukların kendilerini risk olarak görmeye başlamasını, eğitim sisteminin başarısız gençleri ne yapacağı konusundaki çaresizliği ve zihinsel sorunlu bireylerin yönetimindeki sistem boşluğunu eleştirmektedir. Ama güvenlik tedbirlerinin kapı araştırmaları ile özü kaplıyorken, eğitim ve sosyal sistem parçalanmış gençleri eski durumlarına dönüştürebilir mi?

Elbette okul güvenliği önemli.

Nasıl ki oturduğumuz sitelerde güvenlik arıyorsak...

İş yerlerimize kimsenin kontrolsüz girip çıkmasını istemiyorsak...

Binlerce yavrumuzu emanet ettiğimiz okullarımız da 'güvenli' olmalı.

Girişte X-Ray de olsun, kapısında mutlaka bir güvenlik personeli de olsun, hatta gerekirse polis nöbet tutsun.

Hele hele okul çevresinde zehir tacirine, ite-kopuğa asla göz yumulmasın, hepsine eyvallah!

Lakin, okullar kışla değil, iş yeri değil, bu da göz ardı edilmesin.

***

Ebeveynleri tarafından "Bak, yemeğini yemezsen polis çağırırım" diye korkutulan çocukların, her sabah okula girerken polisin ya da üniformalı bekçinin üst aramasından geçtiğini düşünün...

Ya kapıdaki bir görevlinin gereksiz fevri hareketi çocuğu okuldan soğutursa!

Bunlar hassasiyet gözetilmesi gereken noktalar, neticesini zamanla gözlemleyeceğiz.

Şahsen, okul içindeki görevlilerin kadın olmasını tavsiye ederim, psikolojik baskıyı azaltacaktır.

Bir iş yaparken kantarın topuzunun kaçmaması da önemli.

"Çocuklar fazla serbestlikle çok şımarmışlardı, artık öğretmenlerini bile dinlemiyorlardı. Biraz korksunlar" diyenler de olacaktır elbet.

Haklılık payları da yok değil.

Ancak, hepsi mi böyleydi Bahsedilenlerin oranı neydi

Birkaç serserinin günahını milyonlarca çocuk ödememeli.

***

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki hadiseler nasıl oldu mesela

İlki, 19 yaşındaki bir serserinin, elinde av tüfeğiyle liseyi basması neticesinde...

Üstelik öncesinden mesaj paylaşmış "Bu okulda birkaç gün sonra saldırı olacak. Hazır olun kunduzlar" demiş, kimse bu işin peşine düşmemiş.

Sonra eline pompalı tüfeği almış, caddelerde-sokaklarda bu silahla yürümüş, yine hiçbir müdahale olmamış.

Tam bir serseri olan, zaten bu hâlinden dolayı -mecburi eğitim sebebiyle- açık liseye geçmek zorunda kalan bu tip, elini kolunu sallaya sallaya okulu basmış.

Burada, okuldaki diğer çocukların bir suçu günahı var mıydı Asla.

***

Ya hemen ertesi gün Kahramanmaraş'ta yaşanan elim hadise!

"Ben arızayım, katliam yapacağım" diye bas bas bağırmış 14 yaşındaki şizofrenik katil.

Öğretmenleri, okul yönetimi, hatta ailesi durumun farkındaymış; lakin böyle tiplere ne yapılacağı konusunda belli ki bir 'sistem arızası' varmış.

Herkes geçiştirmiş, okuldaki diğer çocuklar sadece uzak durarak kendi tedbirini almaya çalışmış.

Aslına bakarsanız, böyle bir arızalı tiple aynı okulda eğitime tabi tutularak, onlara dolaylı psikolojik şiddet uygulandığı bile söylenebilir.

Netice...

Yine olan bu yavrularımıza oldu, 8 masum çocuğumuzu ve bir öğretmenimizi toprağa verdik.

Şimdi bu hadiselerden çıkarılan derslerle okullarda alınan tedbirleri konuşuyoruz.

***

Yanlış anlaşılmasın; madde madde inceledim, İçişleri Bakanlığının yayınladığı genelgeye de, Millî Eğitim Bakanlığının çıkardığı yol haritasına da hiçbir itirazım yok.

Aksine keşke daha önceden bu adımlar atılsaymış.

Yalnız, burada hiç konuşulmayan bir başka tarafa, bu hadiselerden en çok etkilenen öğrencilerin psikolojisine dikkat çekmek istiyorum.

Eminim bugünlerde pek çok çocuk, bilgisayar oyunu bile oynamaya korkuyordur evinde.

Kendilerini potansiyel suçlu gibi hissetmeye başladılar zira.

Başta anne-babalarına, "Bak ben öyle biri değilim. Oyun oynamayı bile bıraktım" mesajı vererek, aslında maruz kaldıkları baskıyı dışa vuruyorlar.