İngiliz aşkına...

Özgür Özel, Türkiye'nin merkezinde yer alacağı NATO Zirvesi öncesi İngiliz Financial Times'a yazdığı makalede yine 'mandacılık' ruhunu ortaya serdi.

Özetle "Erdoğan'ın demokrasiye yönelik baskıları, Türkiye'nin müttefiklerini de tehdit ediyor.

Türkiye öngörülebilir ya da güvenilir bir ortak değildir.

Erdoğan bugün Washington'a, yarın Moskova'ya, ertesi gün Pekin'e yönelebilir.

Otoriter yönetim ve siyasi rakiplerinin hapsedilmesi hem NATO'yu hem de bölgesel istikrarı tehlikeye atabilir" diyor.

***

Siyasi kaderini bağladığı Ekrem İmamoğlu tutuklanınca da İngiltere'nin resmî televizyonuna "Bizi yalnız bıraktınız, hayal kırıklığına uğrattınız. Kırgınız" demişti.

Bununla yetinmeyip "İngiltere'nin menfaati AK Parti'de değil, CHP'dedir" açıklamasıyla rengini iyice belirginleştirmişti.

Peki ya siyasi patronu Ekrem İmamoğlu ne yapmıştı

Allah gösterecek ya, İstanbul'da milyonların kar esareti yaşadığı gün, İngiliz Büyükelçisi ile yemek yediği ortaya çıktı.

Önce inkâr etti, görüntüleri ortaya çıkınca "İngiliz Büyükelçisi ile yediğim yemek, karla mücadeleden daha önemsiz değildi" deyiverdi!"

Sonra öğrendik ki bununla yetinmemiş, 16 milyon İstanbullunun verilerini İsrail uzantılı İngiliz firmasına açmış.

Kurduğu yolsuzluk 'sistem'inin ucu da Londra'ya uzanıyor ne hikmetse!

İkinci adamı Ertan Yıldız, sadece hafriyattan İngiltere'ye taşınan paranın 200 milyon dolar olduğunu anlattı ifadesinde.

-Ki, bunun devede kulak olduğunu soruşturma derinleştikçe daha net göreceğiz.

Bu kadar mı

Değil elbette.

***

İngiliz dış istihbarat birimi MI6 ve ABD istihbaratı ile bağlantılı Hüseyin Gün, İmamoğlu'nun casusluk soruşturmasında tutuklananlardan.

Üvey oğlu olduğu öne sürülen kişinin ihbarıyla Gün'ün telefonlarında yapılan incelemede, İngiliz istihbaratının Türkiye'deki seçimlere nasıl müdahale ettiği belgelendi.

İmamoğlu'nun izleyeceği stratejileri ByLock gibi dışarıdan erişilemeyen özel bir uygulama ile istihbarat elemanlarından alan Gün'ün telefonunda ayrıca, kabinede yer alan bakanların özel toplantılarda çekilmiş fotoğrafları da bulundu.

Dahası, FETÖ'nün Londra'da yaşayan imamı Mustafa Özcan ile yüz yüze görüşüp notlar tuttuğu ortaya çıkarıldı.

Bu esnada ilginç olan neydi, hatırlıyor musunuz

Emeklilik vakti gelen İngiltere dış istihbarat servisi MI6'nın Başkanı Richard Moore'un, veda toplantısını İstanbul'da yapması.

Siz hiç bugüne kadar bir yabancı istihbarat başkanının vedasını başka bir ülkede yaptığına şahit oldunuz mu

Göstere göstere verilen bu mesajın bir anlamı yok muydu

İngiliz medyası bahane olarak geçmişte Moore'un Ankara'da büyükelçilik yapmasını gösterse de kimse yemedi.

Zaten üzerinden bir ay geçmeden İmamoğlu casusluk soruşturması patladı.

Devletler birbiriyle böyle konuşuyordu demek ki!

***

Tabii bu 'mandacıların' bir de medya ayağı var.

Geçmişte sadece İmamoğlu-Özel suç ortaklığını besliyorlardı.

CHP 38. kurultayına mutlak butlan kararı çıkınca, şimdi hepsi birden 'İngiliz yapımı küresel operasyonu bozan' Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine çullandı.

12 sene CHP Genel Başkanlığı yapan Kılıçdaroğlu şaşkın, yıllarca o partide görev yapanlar neye uğradığını şaşırmış vasiyette...

Yazık, geçmişte kendilerinden gördükleri sözde muhalif kanallara çıkarılmadıkları için, mevzuyu sadece koltuk kavgası ve yolsuzluklara-ahlaksızlıklara karşı durmaktan, hak-hukuk kavgasından ibaret zannedip sitem ediyorlar.

O medya organlarının sahiplerinin tamamının Londra'ya kaçtıklarını, hatta kimi muhalif gazetelerin baş yazarlarının bile senelerdir Londra'da yaşadığını gözden kaçırıyorlar.

Nasıl, ipleri uç uca bağlayınca bir şey anlatıyor değil mi

***

"Buna ABD'yi niye eklemiyorsun" diyenler olacaktır, orayı da es geçmeyeyim.

Özgür Özel gibi bu soruyu kasıtlı soranlar Biden Amerika'sı ile Trump Amerika'sı arasındaki farkın görülmesini istemezler.

Niye

Çünkü Biden tam İngiliz-Yahudi hegemonyasının güdümündeki bir başkandı.

Trump'ın ise -en azından- seçildiği günden beri İngiltere'ye meydan okuduğu muhakkak.

Kanada'ya el koymaktan bahsederken kime kafa tutuyordu mesela

Biden, seçildiği 2020 yılında "Erdoğan'a artık darbe yapmayacağız. Onu dostlarımızla devireceğiz" derken, Türkiye'deki dostlarının kim ya da kimler olduğu, kimi parlatmaya çalıştıkları yukarıda anlattıklarımdan belli değil mi