Türk düşmanlığı daha nasıl olur

Ama bir dakika...

Konu Türkiye'nin seçilmiş hükümetinin"acılı ya da acısız"gitmesine ve Türk halkının"uluslararası girişimlerle cezalandırılabileceği"bir senaryoya geliyorsa, orada durup sormamız gerekiyor:

Türk düşmanlığı daha nasıl olur

Bu soruyu durup dururken sormuyorum.

Emekli AmiralTürker Ertürk'ün televizyon ekranlarında sarf ettiği ve bugün yeniden gündeme gelen sözlerinden bahsediyorum.

Üstelik artık,"Montaj mıydı", "Sözler ona mı aitti"tartışması da yok.

Ertürk, savcılık ifadesinde konuşmaların kendisine ait olduğunu kabul etti.

Ne demişti

"Bakın artık iktidar değişecek, ama acılı ama acısız iktidar değişecek, onun için herkes aklını başına devşirmeli"..

Ardından çok daha vahim bir cümle kurdu:

"Yarın bir gün eğer biz demokratik girişimlerle bu iktidarı düşüremezsek Türk halkını da cezalandırabilecek uluslararası girişimler yapılacak."

(Uluslararası girişimcilerhangi devletlerden oluşuyorsa onlarınne yapacağıhakkında da bilgi sahibi.)

Ve programın sunucusunun"Elbette bedelini biliyorlardır değil mi efendim"şeklindeki sözlerine onay veren kişinin de kendisi olduğunu savcılıkta kabul etti.

Şimdi bütün siyasi kimlikleri bir kenara bırakalım.

Erdoğan'ı da AK Parti'yi de bir an için unutalım.

Ortada yalnızca şu iki kelime kalsın:

Türk halkı

Ve

Bir Türk subayı...

(Üstelik bu devletin Tuğamirallik rütbesine kadar yükselmiş bir isim)

Kendi ülkesindeki siyasi iktidarındemokratik yollarladeğişmemesi ihtimalini anlatırken neden Türk halkının uluslararası girişimlerle cezalandırılmasından söz eder

Benim asıl takıldığım yer burası.

Hükümete kızmanın bedelini millet niye ödesin

Türkiye'de hükümetleri millet getirir, millet götürür.

Sandığı beklersiniz.

Millete gidersiniz.

Projenizi anlatırsınız.

İnsanları ikna edersiniz.

Oylarını alırsınız ve iktidarı değiştirirsiniz.

Demokrasinin yolu budur.

Peki millet sizin istediğiniz kararı vermezse ne olacak

İşteErtürk'ün sözlerinin ürpertici tarafı burada ortaya çıkıyor.

"Demokratik girişimlerde bu iktidarı düşüremezsek"dedikten hemen sonraTürk halkını cezalandırabilecek uluslararası girişimlerdensöz ediyor.

Buradabu sözleri sarf eden kişiyeşu soruyu sormak hakkımız değil mi

Türk halkının suçu ne

Millet sizin istediğiniz partiye oy vermedi diye uluslararası güçlerin uygulayabileceği bir"ceza"neden siyasi hesapların içerisinde konuşuluyor

Daha da önemlisi:

Bir insan kendi milletinin böyle bir bedelle karşılaşma ihtimalinden söz ederken neden"acılı ama acısız"gibi bir ifade kullanır

Türk'e dost olan Türk'ün acısını göze alabilir mi

Ben meseleyi tam da burada görüyorum.

Türk'e dost olan insan Türk milletinin acısını istemez.

Türk'e dost olan insan siyasi rakibinden kurtulmak uğruna Türkiye'nin zarar görmesinigöze almaz.

Türk'e dost olan insan millet sandıkta kendisi gibi düşünmediğinde gözünü dışarıya çevirmez.

Çünkü hükümet başka şeydir,devlet başka şeydir.

Erdoğan başka şeydir,Türkiye başka şeydir.

AK Parti başka şeydir,Türk milleti başka şeydir.

Bir hükümete karşı mücadele edeceğim derken faturayı millete çıkarabilecek uluslararası girişimlerden bahsediyorsanız, benim buna sıradan bir"muhalefet söylemi"dememi kimse beklemesin.

Ben bunun adını koyarım:

Bu söylem Türk düşmanlığıdır.

Hem adında hem de soyadında'Türk'ifadesi bulunan bu zat,sözlerinin haklı olduğunu ispatlarcasına şöyle devam ediyor.

"Söz konusu iktidar devam ettiği sürece ülkemizin acı çekeceğini düşünüyorum. Nitekim şu an görüldüğü üzere devletin yetkili mercileri PKK ve teröristlerle masaya oturmaktadır.