Öyle ya da böyle Tamar Tanrıyar Türkiye'nin gündemi haline gelmişti.
Bu bilgilere nasıl ulaşıyordu
Bu nedenle kendisini aradım.
Yeniakit.com.tr için özel bir röportaj yapmak istediğimi söyledim.
Soruları ben hazırlayacaktım.
O da hiçbir soruyu cevapsız bırakmayacaktı.
Teklifimizi kabul etti.
Fakat o röportaj henüz gerçekleşmedi...
Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşadığımız bu dünyada koştururken kendimi bir anda hastanede buldum.
Şiddetli karın ağrısıyla kaldırıldığım hastanede doktorlar vakit kaybetmeden ameliyata aldı.
Saatler süren ağır bir operasyon geçirdim. Kalın bağırsaklarıma neşter vuruldu. Yarısından fazlası vücudumdan atılarak patolojiye gönderildi.
Yoğun bakımdan servise çıkarılırken, asansör önünde iki kişinin konuşmasına istemeden kulak misafiri oldum.
İçlerinden biri,
"Tamar Tanrıyar'ı gözaltına almışlar." dedi.
Henüz narkozun etkisindeydim.
"Yanlış duydum herhalde." diye düşündüm.
Servise geçtiğimde hastanenin o zorlu sürecini birlikte yaşadığım kıymetli eşimden internete bakmasını rica ettim.
Karşıma çıkan başlıklar peş peşe sıralanıyordu.
"Tamar Tanrıyar yurt dışına kaçtı..."
"Tamar Tanrıyar gözaltına alındı..."
"Tamar Tanrıyar Cumhurbaşkanı'na hakaretten tutuklandı..."
Doğrusu şaşırdım.
Çünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sevgisini ve saygısını yakından bildiğim bir isim hakkında böyle bir suçlamanın ortaya atılması bana hayatın olağan akışına uygun gelmedi.
Burada kimsenin yerine hüküm vermek gibi bir niyetim yok.
Onu mahkûm etmek de, aklamak da mahkemelerin işidir.
Ancak sormak zorundayız.
Cumhurbaşkanı'na hakaret sayılan söz hangisidir
Hangi cümlesi bu suçlamaya dayanak yapılmıştır
Kamuoyuna açıklanan bilgiler bu sorulara açık bir cevap veriyor mu
Bu sorular cevabını bulmayı hak ediyor.
Bir başka dikkat çekici nokta ise şuydu...
Daha düne kadar Tamar Tanrıyar'ın CHP belediyeleriyle ilgili haberlerini konuşanlar, bugün hiçbir mahkeme kararı beklemeden onu sosyal medyada infaz etmeye başlamıştı.
Eleştirmek başka şeydir.
İftira atmak, yaftalamak ve kesinleşmemiş iddialar üzerinden insanları mahkûm etmek bambaşka...
Gazetecilikte asıl ölçü, kimin hakkında haber yaptığınız değil; ortaya koyduğunuz bilginin doğruluğudur.
Detaya girmeyeceğim ama Ali Karahasanoğlu hocamızın önceki gün yazdığı "Tamar Tanrıyar olayı nedir" yazısını okuyanlar gerçeğin ne olduğunu zaten görecekler.
Tamar Tanrıyar'ı seversiniz ya da sevmezsiniz.

30