Bunlar engerekler ve çıyanlardır, tanı bunları...
YÜCEL KAYA
Ahmet Arif'in ruhumuza işleyen o sarsıcı mısraları, bugün hâlâ bir hakikatin aynası gibi karşımızda duruyor:
"Bunlar, engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar, aşımıza, ekmeğimize Göz koyanlardır,
Tanı bunları, Tanı da büyü...
Adiloşbebe..."
Ozanın bahsettiği bu figürler, yalnızca tozlu kitap sayfalarında kalmış hayaletler değil; bugün bir gazete köşesinde, bir akademisyen kürsüsünde, bir sanatçı maskesinin ardında ya da ekranlarda"bilgelik"taslayan emekli bir subayın suretinde aramızda dolaşıyorlar.
Onları ayırt etmek aslında hiç de zor değil; çünkü kalplerindeki o sönmeyen"aşağılık kompleksi"ve dillerindeki o zehirli küçümseme, her fırsatta kendisini ele veriyor.
Ne zaman bu toprakların evlatları yerli ve milli bir başarıya imza atsa, takdirin ferahlığı yerine"kusur"bulmanın karanlığına sığınırlar.
Kendi mühendisimizin alın terini, kendi teknisyenimizin emeğini görmezden gelip;
"Bunu biz yapmamışızdır, kesin parçaları dışarıdan gelmiştir, biz sadece montaj yapmışızdır"diye fısıldarlar.
Batı'nın en ufak bir teknolojik adımını"devrimsel bir mucize"gibi kutsarken; gökyüzünü sarsan İHA veSİHA'larımızı, yollara çıkan yerli otomobilimizi küçümser, adeta bir çocuk oyuncağı gibi yaftalarlar.Onlar için başarı, ancak üzerinde bir Batı markası taşıyorsa meşrudur.
Bunlar engerekler veçıyanlardır.
Türk imzası gördüklerinde, zihinlerindeki"biz yapamayız"prangası sarsılır ve bir savunma mekanizması olarak inkârın o konforlu limanına kaçarlar.
Türkiye bağımsız bir adım atmaya, kendi jeopolitik gücünü hatırlamaya görsün; hemen dış güçlerin"ne diyeceğine"dair bir korku iklimi yaymaya başlarlar.
"ABD buna asla izin vermez, tepemize çökerler."
"Batı bizi dışlarsa mahvoluruz, kendi başımıza karar alamayız."
Bu cümlelerin ardında, ülkesini tarihsel bir aktör olarak değil,daimibir"emir eri"olarak görme arzusu yatar.
Kendi milletinin birikimini yok sayıp, kurtuluşu sadece Batı'ya tam teslimiyette arayan bu zihniyet, bağımsızlığı bir"yük"olarak algılar.
Kendi insanının yaşam tarzını, estetik anlayışını ve köklü geleneklerini"köylülük"ya da"gericilik"olarak nitelemek, bu çevrelerinen belirgin nişanesidir.
Anadolu'nun okadim misafirperverliğinigörmezden gelip, Batı'nın en basit nezaket kuralını bir medeniyet zirvesi gibi pazarlarlar.
Kendi dilini yabancı kelimelerle yozlaştırarak konuşmayı üstünlük sanan bu kitle;
"Bu millet adam olmaz, bizden bir şey çıkmaz"nakaratını dilinden düşürmez.
Kendi kahramanlarını itibarsızlaştırmak için kılı kırk yararken, Batılı figürlerihatasız ilahlar gibi kabul ederler.
Bugün bu

9