Kardeşiz öyle mi

evre ve şehircilik bakanlığı, mekansal planlarla ilgili yönetmelikte değişiklik yaptı, cemevleri "ibadethane" yerine "kültürel tesis" olarak tanımlandı.

Halbuki, dört yıl önce imar kanununda düzenleme yapılmıştı ve cemevleri konusunda yasal meşruiyet sağlanmıştı, şehir planlaması çalışmalarında adıyla sanıyla cemevlerine yer ayrılması şartı getirilmişti.

Umut vericiydi.

Şimdi

Olumlu yönde ileri gidilmesi gerekirken, geri adım atıldı.

Habire "kardeşiz" deniyor, habire "inanç özgürlüğü"nden bahsediliyor ama, Alevilerin anayasal hakları söz konusu olunca, ne kardeşlik kalıyor, ne inanç özgürlüğü kalıyor.

Ve kendi payıma, bu "kardeşlik" lafını ne zaman duysam, aklıma hemen çocukluğum geliyor, çocukluğumda seyrettiğim Yeşilçam filmleri geliyor.

Yaşı 50'nin üzerinde olanlar gayet iyi hatırlar, şu sahneyi gözünüzün önünde canlandırın lütfen... Pervin Par'ı paylaşamayan delikanlı komiser Eşref Kolçak'la, bıçkın kaçakçı Hayati Hamzaoğlu, kombinezonla gezinen sarışın vamp kadın Suzan Avcı'nın evinde birbirinin gırtlağını sıkarken, kapı carrt diye açılır, vicdan azabıyla yanıp tutuşan karaktersiz ebe Aliye Rona "durunn" diye haykırarak içeri dalar, "siz kardeşsiniz!"

Pervin Par'a ilaçlı gazoz içirmeye kalkışan haysiyetsiz çapkın Önder Somer'le, bu şerefsiz komployu tezgahlayan kumarhaneci Kenan Pars kodese tıkılırken, yıllar sonra gerçeği öğrenen iki kardeş hasretle kucaklaşırlar.

Tonton aşçı Necdet Tosun'la azgın hizmetçi Mürüvvet Sim tombul yanaklarını birbirine yaslarken, şoför Vahi Öz'le saftirik uşak Cevat Kurtuluş mutluluktan ağlamaktadır.

Hatırlıyoruz değil mi o filmleri

Var mı özlemeyen o günleri

İnek Şaban mesela...

Mezhebi neydi acaba

Hiç merak eden olmuş muydu

Hababam Sınıfı mesela, fırlaması avanağı, şehirlisi köylüsü, zengini fakiri, doğulusu batılısıyla, Türkiye'nin özetiydi... Kel Mahmut, efsane Münir Özkul'un canlandırdığı Mahmut hoca, hepimizin sevgilisi Adile Naşit'in canlandırdığı Hafize ana, Halit Akçatepe'nin hayat verdiği güdük Necmi, Tarık Akan'la vücut bulan damat Ferit, Şener Şen'in hepimizi kırıp geçtiği badi Ekrem, herhangi birinin etnik kökenini merak eden olmuş muydu

Alevi miydi Belgin Doruk, Sünni miydi Ayhan Işık

Kürt kökenli miydi, yoksa erkez miydi Sadri Alışık

Şakayla karışık sormuyorum bunları... Kaçımız biliyordu veya hiç merak eden olur muydu, Sami Hazinses'in Ermeni olduğunu

Türkan Şoray, Fatma Girik, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit, dört yapraklı yonca değil miydi İster türbanlı ol, ister çarşaflı ol, saçlarını örtmedikleri için sevmeyen var mıydı onları

Ömercik'e kahrolmayan Musevi var mıydı, Ayşecik'e gözyaşı dökmeyen Rum var mıydı

Hulusi Kentmen gibi dedesi olmasını kim istemezdi ki... Peki, hiç kimse düşündü mü bugüne kadar, Hulusi Kentmen'in umreye gidip gitmediğini

Bizans'ı haşat eden Cüneyt Arkın yabancı düşmanı mıydı

Hem Karaoğlan'dı, hem Tarkan'dı, ırkçı mıydı Kartal Tibet

Kaptan Ediz Hun, subay İzzet Günay, savcı Fikret Hakan, polis Ekrem Bora, şafak bekçisi pilot Göksel Arsoy, Jön Türkler'imizdi... Osmanlı aleyhtarı mıydılar

Mirasını komple Mehmetçik Vakfı'na bırakan Zeki Müren, darbeci miydi