2010 yılında yetmez ama evet referandumu vardı, kaybetti, kaybetmekle kalmadı, kendisine seçmen kağıdı çıkarmayı unuttuğu için oy bile kullanamadığı ortaya çıktı, milletin hayır oyu vermesini istiyordu ama kendine bile hayrı yoktu, bu rezalete rağmen sözde muhalif medya tarafından "Yeni Karaoğlan, Yeni Ecevit" diye alkışlandı.
★
2011 genel seçiminin öncesinde iddia ortaya koydu, "yüzde 30'un altında alırsam çeker giderim" dedi, yüzde 26 aldı, hem seçimi kaybetti, hem iddiasını kaybetti, bu fiyaskoya rağmen sözde muhalif medyamız tarafından "Yeni Che Guevara" diye alkışlandı.
★
2011 seçiminde CHP'den milletvekili seçilen Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay, Silivri'de hapisteydiler, "onurlu mücadele başlattık, milletvekillerimiz meclise gelene kadar yemin etmeyeceğiz, gerekirse dört yıl yemin etmeyiz" dedi, sözde muhalif medya "onurlu lider" diye alkışladı, "onurlu duruş" dediler, "lider işte böyle olur" dediler, Tayyip Erdoğan çıktı, "görün bakın, tükürdüklerini yalayacaklar" dedi, maalesef öyle oldu, tutuklu milletvekillerini boşverip, tıpış tıpış yemin ettiler, sözde muhalif medyamızın hiç yüzü kızarmadı, "devlet adabı gereği yemin etmek doğru karar oldu" dediler, "muhalefet lideri devlet adamlığı örneği sergiledi" dediler.
★
2014 yerel seçiminde cemaatçileri, liboşları, özerkçileri, AKP'den kovalananları aday gösterdi, kaybetti, bu hezimete rağmen sözde muhalif medyamız tarafından "Yeni Gandi" diye alkışlandı.
★
2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde memlekette adam kalmamış gibi tee Kahire'den Ekmeleddin İhsanoğlu'nu getirip aday gösterdi, tıpış tıpış oy vereceksiniz dedi, kaybetme sanatı'nın zarif bir örneğiydi, sözde muhalif medyamız bu siyasal dinciyi "gerçek Atatürkçü" diye pazarladı, "Ekmeleddin İhsanoğlu'na oy vermeyenler kendine Atatürkçü demesin" diye yönlendirdi.
★
Haziran 2015 seçimi öncesinde bazı gazetecilerle yemek yedi, hatırasıyla onur duyduğumuz rahmetli ağabeyim Bekir Coşkun açık açık sordu, "seçimde şansınız var mı" dedi, açık açık cevap verdi, "yok" dedi, buna rağmen sözde muhalif medyamız "açık ara kazanacak" diye yazdı.
★
E baktı ki, "kesin kaybedeceğim" demesine rağmen hâlâ "kesin kazanacak" diye yazıyorlar, Haziran 2015 seçimi öncesinde yeni bir iddiada bulundu, "oylarımız düşerse kesinlikle istifa ederim, bu seçimde oyları düşen genel başkan gider" dedi, oyları düştü, hem seçimi kaybetti, hem iddiasını kaybetti, buna rağmen sözde muhalif medyamız "samimi ve saygın lider" diye alkışladı, "belki seçim kazanılmadı ama, bir seçimden çok daha fazlasını, gençlerin güvenini kazandı" diye alkışlandı.
★
Kasım 2015 seçimini gene kaybetti, buna rağmen sözde muhalif medyamız tarafından gene "güvenilir lider" diye alkışlandı, "belki seçim kazanılmadı ama, CHP'ye duyulan güven tavan yaptı" diye yazdılar.
★
2017 referandumu oldu, gene kaybetti, kendisini istifaya davet eden CHP milletvekillerini tehdit etti, "partiyi yıpratanları kapının önüne koyarım" dedi, sözde muhalif medyamız "partiyi yıpratanlar kovulsun" diye alkışladı, "CHP'de değişim kisvesi altında iktidara hizmet ediliyor" diye yazdılar.
★
CHP milletvekili Enis Berberoğlu tutuklandı, bu fırsatı kaçırmadı, Ankara'dan İstanbul'a "adalet yürüyüşü" başlattı, 25 gün yürüdü, sözde muhalif medyamız da beraber yürüdü bu yollarda, "Cumhuriyet tarihinin gelmiş geçmiş en büyük muhalefet atağı" dediler, "Ecevit bile partide böylesine coşku yaratamamıştı" dediler, "o artık halkın lideri" dediler, "sırf bu yürüyüşle CHP'nin oylarını yüzde 60'ın üzerine çıkardı" dediler, "şu fedakar adamı eleştirenler kendinden utanmalı" dediler, 25 gün yürüye yürüye pohpohladılar, 25 günün sonunda yürüyüş bitti, güya bu yürüyüşün öznesi olan Enis Berberoğlu 16 ay daha hapis yattı, üstelik, 16 ay boyunca tek başına tecritte kaldı, sözde muhalif medyamızın umurunda bile olmadı.
★
2018 cumhurbaşkanlığı seçiminde Muharrem İnce'yi aday gösterdi ama, oy sandıklarını AKP'ye transfer olan fırıldak teğmene emanet ettiler, fırıldak teğmen muhalif televizyonlara çıktı, bir milyon kişilik müşahit kadrosu kurduklarını söyledi, Türkiye genelinde 166 bin sandık vardı, her sandıkta üç CHP'li müşahit olacak dedi, fazladan üç müşahit de yedekte hazır tutulacak dedi, bir milyon müşahidi eğittik dedi, bu sayede oylar çalınmayacak, şaibe olmayacak dedi, netice... Seçim gecesi 25 binden fazla sandıkta CHP müşahidi filan olmadığı ortaya çıktı, iki milyondan fazla şüpheli oy geçerli kabul edildi, bütün suç Muharrem İnce'nin sırtına yüklendi, tasfiye edildi, fırıldak teğmen ödüllendirildi, CHP milletvekili yapıldı, bilahare, saraya transfer edildi, AKP milletvekili yapıldı, sözde muhalif medyamız hala papağan gibi "muhalefete muhalefet edilmez" diyordu, eleştirenler ayıplanıyordu, "eleştirinin sırası değil" deniyordu.
★
2019 yerel seçiminde Mansur Yavaş'ın Ekrem İmamoğlu'nun Zeydan Karalar'ın, Muhittin Böcek'in Vahap Seçer'in büyük başarısına rağmen, ülke genelinde AKP'nin gerisinde kalmayı başardı, parti yönetiminde değişim isteyenlere kapıyı gösterdi, "bunları uzaklaştıracağım" dedi, sözde muhalif medyamız "şahsi çıkarlar için değişim isteniyor" diye çanak tuttu.
★
2023 seçimi geldi, Mansur Yavaş yüzde 62 görünüyordu,

77