Türkiye'nin yine koca bir Cumhuriyet Başsavcılığı'na döndüğü günlerden geçiyoruz.
Kabzımallar ile eşcinsel aktivistler, fenomenlerle borsacılar nezarethanelerde tanışıyor.
Her gün yeni bir mezar keşfi kabir yapılıyor. Hala gözaltında olmayan gazeteciler televizyonlarda renkli kravatlı, büyük mendilli aşırı tutkulu avukatlarla Kurtlar Vadisi şifreleri çözmeye çalışıyor.
Belediye başkanları güne ya başsavcılıklarda ya da yeni partilerinde uyanıyor.
Düğünlerde bile hukuk devletinin önemi üzerine nutuklar atılıyor.
Böyle bir ortamda rayında ilerleyen bir iş olmasına inanmak zor.
Ama var.
Çözüm süreci.
Yine mi çözüm süreci. Evet. Yine. Bazılarının canı sıkılıyor ama en azından canlar gitmiyor.
Her sabah güne kötü bir haberle uyananlar, öfkelerini 'Bana Mazlum'u getirin' diyerek çözüm sürecinden çıkarıyor.
Sanki gelen kötü haberler süreçteki iyi haberlerin sonucuymuş gibi.
Böyle bir ortamda çözüm süreci, barış mı olur sorusunun orjinali aslında şöyle: Böyle bir ortamda silah mı bırakılır
Silahlı mücadelenin kendisi Türkiye'nin günden güne bozulan hukuk ve demokrasi standartlarının fersah fersah altında ilkel bir mücadele yöntemi.
30 yıl önce bırakılması gereken silahlar iç ve dış şartlar şimdi olgunlaştığı için bugün bırakılıyor.
Tabii ki herkes isterdi ki daha iyi şartlarda, mükemmel labaratuvar koşullarında, herkese iyi haberler gelirken, hukuk ve demokrasi standartları yükselirken bu barış mümkün olsun.
Ama bu bizim elimizde değil.
Son 50 yılda Türkiye'nin bu barışı inşa edebileceği daha uygun şartlar da vardı ama ne devlet ne de örgüt o iradeyi göstermemeişti.
Demek ki bu mesele sadece hukuk, demokrasi ve ifade hürriyetinden en mükemmel şartların biraraya gelmesiyle çözülmüyor.
Kendisine has bvaşka dinamikleri var.
Daha yaygın olan ise sitemler ve aptal mısınız nasıl olabilir bu şartlarda atarları
Türkiye'de pek çok kesim baskı altındayken, siz nasıl bu iktidarla anlaşırsınız, mücadeleden çekilirsiniz sitemleri yapılıyor
Kürtlerin buna verecek 50 yıllık cevapları var. Bütün Türkiye Televole izlerken bölgede yaşananları hatırlatsalar kim ne diyebilir
Bu süreç başlarken de hapiste yine en fazla Kürt siyasetçiler vardı.

26