Önce itirazlara hemen cevap: Türklerin kutladığından bahsederken Nevruz, Kürtlerin kutladığından bahsederken Newroz diyorum.
Cevabı da basit, çünkü kutlayanlar öyle diyor.
Biz Türklerin Newroz'u da Nevruz yapma aşkı ayrıca problemli. Çünkü 1991'den önce Türkiye'de Nevruz diye bir bayram olduğundan haberdar olan pek az insan vardı.
Sadece Türkler değil, Kürtler arasında da neredeyse unutulmuş bir bayramdı Newroz.
1991'de Newroz hayatımıza acı haberlerle girdi.
PKK'nın çağrısıyla ilk kez 1991'de yapılan Demirci Kawa efsanesinin epey politik bir versiyonuyla anlatılan Newroz kutlamalarında 31 kişi öldü .
1991'de dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in Newroz bayramını kutlamayı özgür bıraktık açıklamasına rağmen yine büyük olaylar çıktı. Aralarında güvenlik kuvvetlerinin de olduğu toplamda 94 kişi hayatını kaybetti.
Sonra daha az ölümlü, çok sayıda tutuklamalı Newrozlar geldi. Sonra yasaklı Newrozlar. 2000'lerde Sezen Aksulu, İbrahim Tatlısesli Diyarbakır Newrozları.
Sonra Öcalan'ın mektuplarının okunduğu çözüm süreci Newrozları.
Ama herhalde 2013-2015 çözüm sürecinden sonra en özgür, en kalabalık, en şenlikli Newrozlar bu yıl kutlandı.
Diyarbakır, İstanbul ve Van'da abartısız yüzbinler meydanlara çıktı.
Bayram tatilinin ve cumartesi ve Pazar günü olmasının da etkisiyle soğuk havalar bile kalabalığı durdurmadı.
Daha Batı'dakğ Kürtler de bu serbestliği hissetmiş olacaklar ki Konya Kulu'da, Bursa'da da Newroz mitinglerinde büyük kalabalıklar meydanlarda toplandı.
Her ne kadar mitingleri DEM Parti düzenlese de meydanlar politik meydanlar değildi.
Öcalan resimleri açıldı, kimse müdahale etmedi. Ama PKK bayrakları ya da benzer flamalar yerini Kürdistan bayrağına bırakmıştı.
Son Rojava olayları sonrası oluşan Kürdistani hava Newrozlara hakimdi.
Ama esas olarak yüzünü kapatıp örgüt flaması açan gençler değil, eğlenen, birbirlerine evlilik teklif eden, halay çeken gençler vardı.
Kürsülerde yapılan konuşmalarda Öcalan'ın mesajları alkış aldı, Demirtaş'ın adı anıldıkça alkışlar yükseldi.
Ama uzun ve siyasi konuşmalardan çok müzisyenler ilgi çekti.
İstanbul'daki Newroz, Koma Amed konseri gibiydi.
Çözüm sürecinin etkisiyle devletin özgür bıraktığı ve karışmadığı meydanlarda DEM Parti de bu özgürlüğü sorumluluk duygusuyla kullandı.
Ajite edici afişler, söylemler yoktu.
Öcalan'ın bütün meydanlarda okunan Newroz mesajının esas vurgusu İran savaşınaydı.
Öcalan, çözüm süreci ile yeni bir başlangıç mesajları verdi:
"2026 Newrozu bu tarihin bütün haşmetiyle güncellenmesidir. Tarih şimdileşiyor, gerçek kültürlülük temelinde bilinç bulmaya doğru büyük bir imkana ulaşıyor. Newroz'un anlamı ve gücü 'şimdi' olarak tarih sahnesine çıkmaktadır. Bu yılın ve önümüzdeki yılların Newrozlarının böyle bir tarihsel anlamı vardır.

3