Meclis zabıtlarında yazan başka siciller….

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, geçen hafta Meclis grubunda yaptığı konuşmada İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ile TBMM Başkanvekili Pervin Buldan arasında TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan tartışmaya da değindi ve şöyle dedi:

"Büyük Türk Milleti sana sesleniyorum: Had bilmezlik öyle büyük ki, şımarıklık öylesine derin ki, bugün kendilerini savundukları noktada sorsanız, '50 yıl boyunca katliamları demokrasi için yaptık, uyuşturucu ticaretinden kazandığımız parayı da barış için harcadık' diyecekler neredeyse.

Görüyorsunuz değil mi Meclis kürsüsünde. Hiç sanki bunlar teröre bulaşmamış, 50 bin insanımızın katiline 'kurucu önder' derken hiç bir utanma belirtisi dahi göstermeden bunları söylemeye ve barış için, bu ülke için mücadele ettiklerini ifade ediyorlar. Siz bu milletin başına bela olan bir terör örgütünün siyasi uzantısısınız. En az onlar kadar da alçaksınız. Böylesine arsız, böylesine yüzsüzsünüz. Önderleri katil, sözcüleri müptezel, zihinleri kiralık, ruhları satılık, elleri kan, sözleri ihanet, ikametleri kandil, pusulaları İmralı'dır bu alçakların" Bu bol alçaklı konuşmadaki şu ifadeyi bir daha okuyalım: "50 yıl boyunca katliamları demokrasi için yaptık, uyuşturucu ticaretinden kazandığımız parayı da barış için harcadık' diyecekler neredeyse."

Pervin Buldan'a cevap verirkenki bu uyuşturucu ticareti hatırlatmasının sebebi 1993 yılında öldürülen eşi Savaş Buldan'a.

Savaş Buldan'ın suçları ve günahının, o sırada 20'li yaşların başında genç ve hamile bir kadın olan eşi Pervin Buldan'a hatırlatılması bir yana, Savaş Buldan, her ne işle iştigal ediyor olursa olsun, devletin resmi kayıtlarına göre devlet içindeki suç örgütleri tarafından öldürülmüş bir mağdurdur.

Savaş Buldan, 2 Haziran 1994'te İstanbul Yeşilyurt Çınar Oteli'nden, polis kimlikli, polis yelekli ve telsizli sekiz kişi tarafından Adnan Yıldırım ve Hacı Karay'la birlikte kaçırıldı ve sonrasında öldürüldü.

Buldan ve arkadaşlarının cesetleri, 4 Haziran 1994'te Bolu'nun Yığılca ilçesi Melen çayı kenarında bulundu. İşkence yapıldığı, vücudunda yanık izleri görüldüğü, derisinin soyulduğu, göğsüne ve başına kurşun sıkıldığı otopsi raporu ile belgelendi.

Kutlu Savaş'ın Susurluk Raporu'ndan okuyalım:

" Terörizme karşı savaş 1993 yılında hız kazandı ve Mehmet AĞAR Emniyet Genel Müdürlüğüne(Ankara) atandı. İzmit Adapazarı ve Bolu bölgesi arasında faili meçhul cinayetler gerçekleşmişti ve sonrasında Başbakan Tansu ÇİLLER PKK'yi destekleyen Kürt işadamlarının listesinin kendisinde olduğunu halka açık olarak ilan etmişti. Savaş BULDAN, Behçet CANTÜRK,Vedat AYDIN,Medet Serhat YÖŞ ve Metin CAN'ın öldürülmeleri bu faaliyetleri oluşturmaktadır."

1996 yılında Susurluk Kazası sonrasında Meclis'te bir Susurluk Araştırma Komisyonu kuruldu.

Bu komisyona çok tarihi tanıklıklar yapıldı.

Komisyona konuşan en çarpıcı isimlerden biri Kocaeli Çetesi'nin lideri, Yeşil, Çatlı ve bütün Susurluk ekibinin yakını Hadi Özcan'dı.

Hadi Özcan ifadesinde komisyon üyelerinin adını daha önce hiç duymadıkları birinden bahsetti.

1 Mart 1997'de TBMM Susurluk Komisyonu'ndaki ifadesinden okuyalım:

"DURMUŞ FİKRİ SAĞLAR (İçel) – İbrahim Şahin'le Çatlı'nın arası nasıl

BAŞKAN – Sen tanır mısın İbrahim Şahin'i

MEHMET HADİ ÖZCAN – İbrahim Şahin'i tanıyorum.

BAŞKAN – Nasıl tanıyorsun

MEHMET HADİ ÖZCAN – İki kere buluştum, oradan tanıyorum; ben Müsavat Dervişoğlu'nu tanıyorum, İbrahim Şahin'le onlar ta 20 senedir dost, varlıkta da yoklukta da dostluk yapıyorlar; ne kadar, neleri paylaşıyorlar, neleri şey yapıyorlar bilemiyorum.

DURMUŞ FİKRİ SAĞLAR (İçel) – Kim Müsavat Dervişoğlu