Amedspor topu nasıl göğsünde yumuşattı

Adı önce tüyleri diken diken etti. Gittiği şehirlerde olaylar çıktı, tribünlerden "PKK dışarı" diye bağırılıp hakaret edildi.

(Amedspor'un yaşadığı ayrımcılıklar Kurdish Studies Center tarafından Kesk u Zer (İnat, Umut Futbol) adlı raporda toplandı.

Güç ve başarı, yine önyargıların azalmasına yardım etti.

Geçen yıllardaki bir maçta tribünde beyaz tülbentleriyle dua eden bir grup Kürt teyzenin duası nihayet kabul oldu.

Onların sadece Amedspor tutkunu beyaz tülbentli Kürt teyzeler olmadığını bilenler ise adlarını da yazdılar: Barış Anneleri.

Barış Anneleri, PKK saflarında çatışmalarda çocuklarını kaybetmiş annelerin kurduğu bir inisiyatif.

İlk olarak 1999'da barış için Ankara'ya yapmak istedikleri ama yapamadıkları ziyaretle adlarını duyurmuşlardı.

25 yıldır bir sivil inisiyatif olarak aktifler.

Genelde daha siyasi, ciddi meselelerle ilgili eylemlerde görmeye alışık olduğumuz Barış Anneleri bir süredir maçlara gidiyor.

Gülüyorlar, dua ediyorlar. Bu kez siyasi sloganlara değil, takımı destekleyen sportif sloganlara eşlik ediyorlar.

Sorun, dert çok ama o fotoğraf da aslında Kürt meselesinde Türkiye'de yaşanan doğal normalleşmenin bir fotoğrafı.

Kürtlerin son yıllardaki en başarılı, en fazla insanı seferber eden kurumu artık Amedspor.

Kurdish Studies Center'ın raporuna göre; Diyarbakır'da en az 250 bin ve Türkiye genelinde 1 milyondan fazla Amedspor taraftarı var.

DEM Parti'nin seçimlerde yaratamadığı heyecanı Amedspor yaratıyor.

Taze DEM Partili başkanlar değil, Amedsporlu futbolcular konuşuluyor.

Dağdaki gençler yerine gözler yeşil sahalardaki gençlere çevriliyor.

Amedspor, Kürtlerin başarı, temsiliyet ihtiyacını tatmin ediyor.

O yüzden Amedspor'un Süper Lig'e çıkışı Van'dan Kars'a, Mersin'den İstanbul'a kadar bütün Kürtleri sokağa döktü.

Bu herhangi bir süreçle, projeyle başarılamayacak kadar kalıcı bir normalleşmenin, sivilleşmenin, Türkiyelileşmenin ve tabii Kürtleşmenin de işareti.

Vahap Coşkun, dün Serbestiyet'teki yazısında Amedspor'un ne anlama geldiğini çok iyi anlattı:

"Amedspor'un gördüğü bu teveccüh, salt bir spor kulübü ile açıklanamaz. Elbette, Amedspor bir spor kulübü ama salt bir spor kulübü de değil; bundan çok daha ötesi. Amedspor, hâlihazırda Kürt kimliğinin en mühim taşıyıcı sütunlarından biri. İki yönlü işleyen bir süreç bu:

Bir taraftan Amedspor, bilerek ve isteyerek, son derece bilinçli bir şekilde Kürt kimliğini üstleniyor, o kimliği daha bir görünür ve daha bir bilinir kılıyor, farklı sahalarda sergiliyor. Diğer taraftan ise, rakipleri Amedspor'u, ondan bağımsız olarak, Kürt kimliğinin temsilcisi postuna oturtuyorlar ve ona göre muamele ediyorlar. Velhasıl Amedspor, Kürt kimliği açısından hem pozitif hem de negatif bir kimliklendirme işlevi görüyor.

Binaenaleyh Amedspor maçları sadece bir futbol maçı gibi değerlendirilemez, değerlendirilmemeli. Amedspor'un sahaya çıkması, yerine göre bir kimlik beyanına dönüşüyor, bir muhalefet mecrasına denk düşüyor, politik aidiyetlerin ötesinde bir birlik duygusunu yansıtıyor ve siyasi taleplerin dillendirildiği bir arenaya tekabül ediyor. Hayatı boyunca belki de futbol topunun kenarından köşesinden geçmemiş hatta ondan kaçınmış beyaz tülbentli barış annelerinin, Amedspor için ciğerden dua etmeleri de bundandır.