Lefkoşa... Salı... Türk Büyükelçiliği... Kalabalık... Otel lobisi gibi.
Kazazedeler... Kadın, erkek, çocuk.
"Devletin, milletin evindeler."
Ev sahibi... Lefkoşa Büyükelçimiz Ali Murat Başçeri.
Bir çocuk... Üzgün mü üzgün... Annesine, "Laptopum denize düştü" diyor.
Büyükelçi Başçeri, kulak misafiri... Duyuyor... Ve çocuğa soruyor:
- Laptopun ne markaydı yavrum
- Asus... Denize düştü amca.
Aradan biraz zaman geçiyor... Bir saat kadar.
Büyükelçi Ali Murat Başçeri, elinde bir laptop... Kalabalıkta çocuğu buluyor:
- Al bakalım laptopunu evladım.
Çocuk... Büyükelçiye sarılıyor.
Olaya tanık olanlar, gözyaşlarını tutamıyor.
Konya Milletvekili Orhan Erdem... Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman... Büyükelçi... Kucaklaşıyorlar... Gözleri yaşlı.
***
KORKU FİLMİ GİBİ
Denizde Dehşet... Korku filmi... 2017.
Ve 2026... Girne açıkları... Bu defa film değil gerçeğin ta kendisi.
Günlerdir konuşuluyor... Yargı devrede... Kaza neden oldu Suç kimde, günah kimde
Çok yönlü araştırma devam ediyor.
Gözlemimiz;
Kazanın birinci nedeni... İhmal.
İkinci nedeni... İhmal.
Üçüncü nedeni... Yine ihmal.
Kaptanın ihmali... Liman yönetiminin ihmali.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ı kutluyoruz.
"Araştırılsın... Ucu kime ve nereye kadar varırsa varsın... Hiçbir şey karanlıkta kalmasın" dediği için.
***
EN ZOR SORU
Günlerdir konuşulan konu:
Ya kaza yarım saat sonra... Bir saat sonra olsaydı
Kaza... Girne'nin az ilerisinde meydana geldi... Sahildekiler izlediler... Fotoğraf, video çektiler.
Kaza... Biraz daha açıkta olsaymış... Gerisini söylemek de, yazmak da güç.
***
BAYRAM YERİ
Türk Büyükelçiliği... Mini mini yavrular... Kazazedeler... Annelerine soruyorlar:
- Oyuncaklarımız denize düştü... Şimdi biz fakir mi olduk
Anne... Çocuklarına sarılıyor:
- Merak etmeyin... Evimize dönünce size yeni oyuncaklar alacağım.
Bir süre sonra... Lefkoşa Büyükelçiliği'nin görevlileri, ellerinde oyuncak paketleri ile salona giriyorlar.
- Sayın büyükelçim... İstediğiniz oyuncakları getirdik.
Ortalık bir anda bayram yerine dönüyor.
***
AZERİ ÇOCUK
Televizyonlar yayında... Kaza... Görüntüler... Kaptan ve gemi mürettebatı 9 kişinin tutuklandığı haberleri.
Kazazedeler... Büyükelçilikte haberleri izliyorlar. Bir kadın sesini yükseltiyor:
- O Azeri çocuk neden tutuklandı Evladım, bizlere yardım etmek için çırpındı... O çocuğun suçu yok ki.
Sonra...
Başkaları... Kadın, erkek... "İstenirse şahitlik ederiz" diyorlar:
- Evladımız gibiydi... Bizleri kurtarmak için kendisini tehlikeye attı... Azeri çocuk suçsuz... Allah şahittir.
***
BRAVO
Emre Kaya... İş insanı... Adanalı... Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyor.
Çanta almış... Okul çantası... Çeşit çeşit... Renk renk... O kadar çok ki.
Dağıtıyor... Kazazede çocuklara... Öğrencilere.
Duygulanmamak elde değil.
- Tebrikler Emre Bey... Çocukları sevindirdiniz
- Ben bir şey yapmadım ki... Vazifemiz.
***
NE KADAR ÖVSEK YERİDİR
Lefkoşa... Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi.
Sağlık personelimizin hakkı ödenmez.
Uyumadılar... Çırpındılar... Ellerinden gelenin çok daha fazlasını yaptılar.
Kazazede bir aile... Mektup yazmış... Teşekkür mektubu... İlgililere vermek istiyor.
Hastaneye, "Geçmiş olsun" demeye gelen... Oda oda dolaşan, "Bir isteğiniz var mı" diyen Hüseyin Yayman'a mektubu veriyorlar.
Yayman... Bir kenara çekiliyor... Mektubu okuyor.
Benim de okumamı istiyor.
Okuyorum... Ve paylaşmak gerektiğini düşünüyorum.
***
İŞTE O MEKTUP
Mektubun altında üç isim var... Feride Akkaya... Hasan Hüseyin Akkaya... Alper Akkaya.
Kelimesine dokunmak istemedik... Herkes okusun.
"Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi'nin saygıdeğer tüm çalışanlarına sonsuz teşekkür ve minnet duygularımızla.

8