Turan /Zengezur Koridoru'nun önemini konuştuğumuz bu günlerde; her düzenin kendi kutsallarını inşa etmek zorunda olduğunu ve güçlenmek için buna ihtiyaç duyduğunu da ifade etmek gerekiyor...
Nasıl ki "yeni dünya düzeni" kendi kutsallarını inşa ederek geliyorsa, "işini kolaylaştıracak ve yerini sağlamlaştıracak yeni mekanizmalara" ihtiyaç duyuyorsa, bunun için de her başlığı ya sil baştana ya da revize sürecine tabi tutuyorsa; Turan Koridoru'nun da sağlamlaşabilmesi için dokunduğu/dokunacağı her başlığı kendine has kutsalları üzerinden "ortak bir mekanizmaya" bağlayıp ihya etmesi gerekiyor.
Ayrıca meseleyi sadece Turan Koridoru olarak görmemeli elbette. Türkiye, yeni dünya düzeninde ticaret yollarının kavşağı olma konumuna sahip. Turan Koridoru, Kalkınma Yolu Projesi, Suriye Ticaret Yolları, Avrupa güzergahı, Akdeniz ve daha nicesinin "buluşmak zorunda olduğu" bir ticaret kavşağı ve lojistik merkezidir Türkiye.
Buraya kadar her şey olumlu gibi görünse de bu merkezi konumun riskleri olduğunu da unutmamak lazım. Türkiye'nin yükselişi dosta güven verirken, düşmanlarına da tuzak senaryolarını devreye sokma iştahını verir. Bu noktada "terörsüz Türkiye ve iç cepheyi güçlendirme" kararlılığının önemi ortaya çıkıyor. İç cephe ve kardeşlik dediğimiz şey özetle; ucu herkese dokunacak kazanımlar silsilesinin anahtarıdır. Bu nedenle her bir bireyin de sorumluluk zorunluluğu olmalıdır.
Şimdiye kadar "uluslararası siyaset ekonomisi" kavramı ile hareket eden dünya, şimdiler de "uluslararası ekonomi siyasetini" keşfetmeye başladı. Geçmişte akrabalık, aşiret, soy bağı, ideoloji yoldaşlığı, yönetim aidiyeti, siyaset ilişkileri ile şekillenen uluslararası ilişkiler şimdi yerini "aleni ekonomik ittifaklar" ile beliren iş birliği mekanizmalarına bıraktı.
Yani; CEO yoldaşlığı...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısı konuşmasında değindiği Turan Koridoru Türk Dünyası'nda ve koridorun can vereceği ülkelerde olumlu yönde büyük karşılık buldu.

32