Terörsüz Türkiye'nin fendi Kürtlere can simidi olacaktır

Terörsüz Türkiye'nin fendi coğrafyadaki tüm oyunları yenecektir… Trump'ın ABD'si akıl tutulması kararlar, konuşmalar ve uygulamalar eşliğinde her geçen gün daha da yalnızlaşıyor. İspanya gibi diğer Avrupa ülkeleri de ABD'ye rest çekmeye başlayacaktır. ABD "korku evi" gibi şimdi. Amerikalılar da "fırtına öncesi sessizliği" yaşıyor. Önce trajikomik olarak niteleyip tebessüm ettiğimiz Trump ve ekibi, şimdi hepimize "bunlar gerçek olmayacak kadar kötü ve saçma" dedirtiyor endişeyle.

Bunca kötülük ve saçmalık eşliğinde İsrail ve ABD'nin başlattığı İran savaşı giderek daha da çetrefilli bir hale dönüşüyor. Önce domino etkisi ile savaşın taraflarının arttırılması hedeflendi. Sonrasında kimsenin attığını kabul etmediği dronlar ve füzeler Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Irak, Türkiye ve Azerbaycan sınırları içerisine düşmeye başladı. Şimdi de Suriye ve Irak Kürtlerini alenen tehdit edip PKK ile yan yana getirmeye çalışan Trump; "tarafınızı seçin! Ya İsrail ve ABD'nin yanında olup savaşırsınız ya da İran'ın yanında olduğunuzu kabul ederiz bizim karşımızda olursunuz" diyor! Bu tavır bir nevi "Kürtlere de savaş açma" niteliğinde! Hatta Trump bizzat Erbil Yönetimi makamlarını ve Bafel Talabani'yi telefonla arayarak İ"ran'a karşı yanımızda olun" dedi.

Bunca görüşme, tehdit, dayatma, kumpas trafiğinden sonra başta Erbil Yönetimi olmak üzere tüm Kürtler biz savaşın tarafı değiliz diyerek "PKK'dan uzak, diyaloğa yakın" tavır alma haklarını kullandı. KDP Başkanı Masoud Barzani, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, Başbakan Masrour Barzani, KYB Başkanı Bafel Talabani yaptıkları açıklamalarda; "askerlerimiz İran'a asla gitmeyecek" dedi. Bu tavır karşısında Trump iyice hırslandı çünkü İran'a savaş ilan etmeden önce 17 Ocak'ta Tom Barrack'ı Erbil'e gönderip Kürtleri aynı masada toplayan Trump, "acı reçeteyi" Kürtlerin önüne koymuştu ve mutlaka kabul edecekler diye düşünmüştü. 17 Ocak'ta Erbil'den servis edilen o tarihi fotoğrafı "Kürtlerin Zaferi" olarak okusa da tüm dünya, aslında öyle değildi. Ve o fotoğrafın yayınlandığı gün tam olarak şunu paylaşmıştım; "herkesin fazlasıyla gergin olduğu bu fotoğraf 'bir şeylerin sonu ve bir şeylerin başlangıcı' olarak tarihe geçecektir mutlaka… Bekleyip göreceğiz…"

YENİ ORTADOĞU "KÜRT UYANIŞIYLA" GELİYOR

Aylardır sık sık "Kürt uyanışı" çalışmalarıma ve analizlerime dair cümleleri kaleme alıyor ve zikrediyorum. Yeni Dünya Düzeni elbette ki "Yeni Ortadoğu" da diyecekti ve yeni Ortadoğu da; yeni sistemler, yeni isimler, yeni oluşumlar, yeni ittifaklar, yeni anlayışlar, yeni liderler diyecekti. Bu değişimlerden de en fazla Kürtler nasibini alacaktı. Çünkü Ortadoğu'nun denge dinamiklerinin tetiklenmesinde tarih boyunca Kürtler etkili olmuştu. Bu tarihi tekerrürler eşliğinde şimdi de Trump, Kürt etkisi ile yol almak istiyor fakat bu kez durum çok farklı görünüyor. Neden mi Emperyalizm tarafından defalarca yüz üstü bırakılan Kürtler şimdi uyanıyor!

PJAK YİNE KENDİSİNİ SOYUTLAYACAK

Şubat'ın son haftası İran'da toplanan 5 Kürt oluşumu "İran Kürdistan'ı Siyasi Güçleri İttifakı" adı altında ortak çatıda buluştu. Trump bu oluşuma çok güveniyordu. İranlı Kürtlerin aynı çatı altında toplanmaları ABD'nin İran savaşını zaferle sonlandırması için etkili olacaktı Trump'a göre. Sonra Mazlum Abdi'yi ve Tom Barrack'ı Erbil'e gönderip Iraklı Kürtleri tek tek ziyaret ettirdi ve "acı reçeteyi kabul edin" dedirtti. Çünkü Trump ABD'si, İran'da işinin zor olacağını biliyordu. Bu nedenle kaleyi içeriden zayıflatması gerekiyordu. İranlıları ikna edip sokağa dökemeyen Trump ve Netanyahu; PJAK içeriden ayaklansın, hemen ardından PKK girsin İran'a, Iraklı Kürtler de güvenlik güçleriyle İran'a gitsin ve hepsi birlikte hareket ederek rejimi devirsin diyor! Fakat Trump'ın ve Netanyahu'nun hesabı pazara varınca boşa düştü. PJAK her zaman Suriye-Irak-Türkiye PKK'sından kendini soyutladı ve ayrı tuttu. Onlarla hareket etmedi. Kendisini üst düzeyde konumlandırdı. Görünen tabloya göre; PJAK yine aynı tavrı sergileyecek ve kimseleri İran'da istemeyecek.