Tsunaminin zarar etkisi, dalgaların geri çekilme-suskunluk verileriyle doğru orantılıdır… Yaşanan depremler sonrasında sular ne kadar fazla geri çekilip suskunluğa teslim olursa, tsunami dalgaları olarak geri dönüş hızı, şiddeti, yüksekliği o derece yıkıcı olur! Bireylerin ve toplumların tsunami etkisi de böyle ortaya çıkar.
Birey veya toplum; ne zaman ki konuşma, tartışma, eleştiri, fikir beyan etme "rutininin dışına çıkıp" kabuğuna çekildiyse ve sessizliğe gömüldüyse bilin ki ardından gelecek yıkıcı bir tsunamiye hazırlanıyordur! Zira bunca fay/CAN kırığı tsunamiyi kaçınılmaz hale getirir. "Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğmakta zorlanıyor; şimdi canavarlar zamanıdır" diyen Anthony Gramschi son yıllarda ne çok anımsıyoruz farkında mısınız Yeni Dünya Düzeni başlığı altında; Yeni Ortadoğu'yu, Türkiye Yüzyılı'nı, yeni uluslararası oluşumları, ittifakları, sınırları, anlayışları, liderleri, savaşları, anlaşmaları, ticaret anlayışlarını ve daha nicesini konuşup yaşarken sanırım "canavarlar zamanı" tüneline denk gelen yılları yaşıyoruz şimdi.
Her şey akıllara zarar bir boyutta ve maalesef gerçek! 25 Ocak tarihli yazımda şöyle demiştim; "Yeni Ortadoğu'yu konuşuyoruz fakat Yeni Ortadoğu'da Kürtler ne olacak diye de sormak gerekiyor! Ortadoğu'da sınırlar, yönetim anlayışları, liderler, anlaşmalar revize edilirken Kürt dengeleri de mutlaka revize edilecektir. Ve kaoslar eşliğinde "Kürt Revizyonu" yaşanıyor farkında mısınız Bu revizyon; kazanan ve kaybedip tarihe gömülen Kürt Dengelerinin belirleyicisi olmakla birlikte "Yeni Kürt Anlayışını ve Yeni Kürt Dinamiklerini" de inşa edecektir. Peki ya sonra" Bugün "peki ya sonra" sorusuna cevap vermek istiyorum çünkü o yazımdan sonra "nasıl bir Kürt anlayışı su yüzüne çıkacak" sorusuna fazlasıyla maruz kaldım.
Evet Kürtlere dair tüm mitler, tabular, idoller hayal kırgınlıkları eşliğinde yıkılıyor. Zira elmanın içindeki tüm kurtlar kemirecek elma kalmayınca birbirini yemeye ve tek tek deşifre olmaya başladı. Bu hayal kırıklığına Kürt öncülerinin yarattığı travmalar da sırasıyla eklendi. Hemen sıralayayım;
-Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde neredeyse iki yıl önce seçim oldu fakat iki Kürt partisi olan KDP ve KYB bir türlü anlaşıp yeni hükümeti kurmadı! Kürtlerin verdiği oylara ve demokrasiye saygı duyulmadı!
-Türkiye'de Terörsüz Türkiye yoluna herkes canla başla destek verirken DEM Parti, PKK ve sözde Kürt dengeleri "kendi menfaatleri" için meseleye sırtını dönüp sürece zarar vermek için uğraştı, uğraşıyor! Kürtlerin huzur isteğine saygı duymadılar!
-Suriye'de SDG'nin yaşadığı ve yaşattığı gelişmeler bir kırılma yarattı dünya kamuoyuyla birlikte tüm Kürtlerde. Masalara oturup kalkıp, anlaşmalara imza atıp, gülücükler ve tokalaşmalar eşliğinde fotoğraflar çekip sonra da "kabul etmiyorum" diyen Mazlum Abdi ve yanındaki ekip şu an itibarıyla yaşadıkları itibar ve güven kaybını asla tekrar kazanamayacaktır. Trump'ın dediği gibi "onlarca yıldır Esad Ailesi'ne karşı sözde mücadelesini verdiğiniz her hak şimdi size verildi daha ne istiyorsunuz" diye soruyor tüm Kürtler! Ayrıca ABD'nin SDG hakkında yaptığı ağır eleştiriler ve "size çok para verdik şimdi sizinle işimiz bitti bu nedenle sizi kapatıyoruz" açıklaması asla unutulmamalı emperyalizm peşinde savrulan Kürtler tarafından. Emperyalizm sevdalısı Kürtler sırtını ona buna dayayıp vatanından kendisini soyutlamayı bırakıp, aidiyet duygularıyla "ille de vatan" diyen Kürtler gibi sımsıkı sarılmalı köklerine. Bu derin kırılmalar "şiddetli bir tsunamiyi" mutlaka getirecektir Kürt kıyılarına.
25 Ocak tarihli yazımda yer verdiğim "Kürt Uyanışı" tam da bu tsunami etkisine işaret ediyordu. Peki tsunami sonrası kalan kumlar ne yazacak sahile Böylesi şiddetli dalgalar ilk etapta sakin ve sağduyulu bir anlayışla gelmez. Kürt uyanışı; keskin ve postmodern öncüler eşliğinde gerçekleşecektir diye düşünüyorum. Dinamik, genç, entellektüel, günceli iyi anlayan öncüler rağbet görecektir çünkü şu an öncü olarak Kürtleri temsil ettiğini söyleyenler "mevcut Kürt zihin-duygu potansiyeline sahip değil". Bu nedenle Kürtler bu vahim-gerici-anlayışsız-prangalı öncüler eşliğinde boğulduğunu hissediyor. Başta Türkiye olmak üzere Irak, Suriye ve İran "fırtına bükücü" gibi bu tsunami etkisini "çürük yapılardan" kurtulmak için lehine kullanmak zorunda.

15