İran'ın bağışıklık gücü Pezeşkiyan

Göreve geldiği ilk günden bu yana "ben buradayım" duruşu ile İran'ın gönüllere açılan yüzü oldu Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan. Tarzı ve tavrı ile "meseleyi farklı bir boyuta" taşıyan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ı herkes kendinden bildi ve sevdi.

Cumhurbaşkanlığı göreviyle birlikte yakından çalıştığım ve adını sıklıkla zikrettiğim bu isme bugün sizler için mercek tutmak istiyorum. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan 29 Eylül 1954 yılında Mahabad İran'da doğdu. Farsça ile birlikte Azerbaycan Türkçesi ve Kürtçeyi de ana dili gibi konuşuyor. Tebriz Tıp Bilimleri Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra kalp cerrahisi branşında hekimlik yapan Pezeşkiyan sonrasında aynı üniversitenin rektörlük görevini üstlendi.

2001-2005 yılları arasında da sağlık bakanı olarak görev yapan Pezeşkiyan 28 Temmuz 2024'ten bu yana İran'ın 9. Cumhurbaşkanı olarak görev yapıyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan hekimlik, rektörlük ve sağlık bakanlığı dönemlerinde de marjinal duruşu ile halk tarafından tanınan ve sevilen bir isim. Fakat dünya onu cumhurbaşkanlığı görevi ile tanıdı ve sevdi.

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan zeki, çalışkan, idealist, reformist olmakla birlikte empati duygusunu ve tevazu bilincini kaybetmemiş nadir yöneticilerinden biri. Ve neredeyse 72 yaşında olmasına rağmen zindeliği ve yaşam enerjisiyle "umuttan yana" fener ışığı niteliğinde. İran ve Ortadoğu açısından en sorunlu yıllarda görev yapan Pezeşkiyan her zaman halkından yana oldu.

Geçen yıl İran sokaklarının karıştığı günlerde bile "halkımız haklıdır bu nedenle şiddetli müdahaleye karşıyım" diyerek mollaları ve Devrim Muhafızları'nı bile karşısına aldı. Pezeşkiyan'ın "halk duruşu" şu an devam eden ABD/İsrail-İran savaşında İran'ın bağışıklık sistemini destekleyen bir enerji oldu. ABD ve İsrail'in provokasyonlarına rağmen İranlılar tüm etnik, dini, mezhebi kimliklerini bir kenara bırakıp "vatanseverlik" çatısı altında toplanıp ülkesine sahip çıktı.

Yazılarımda ve konuşmalarımda dikkatleri çektiğim ve "İran için Nuh'un Gemisini inşa edebilecek isimdir" dediğim Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, komşuları Türkiye ve Irak ile de samimi bir diplomasi tavrı sergiledi. Sık sık komşularının önemine vurgu yapan Pezeşkiyan'ı bazen Kürtçe konuşurken bazen de Türkçe şiirler okurken gördük ve sevdik.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ithafen 25 Mart'ta yaptığı Türkçe paylaşım da şöyleydi; "Türkiye Cumhurbaşkanı kardeşim Recep Tayyip Erdoğan'ın Siyonist rejimi kınamadaki kararlı duruşu takdire şayandır. Dost ve kardeş ülke Türkiye'nin gayretli halkı, uzun yıllardır sarsılmaz İslam milletinin davasına destek yolunda rol oynamaktadır. Allah'ın izniyle bu şanlı yolda birlikte yürüyeceğiz..." Pezeşkiyan'ı doğru diplomatik duruşuyla birlikte halkının önünde sokakta yürürken de "devrimin aşkı" ile gördük.

Özetle bu ismi hem İranlılar çok sevdi hem de komşu ülke halkları. Gelinen savaş noktasında da İran'ı ayakta tutan sosyolojik enerjisi, zekası ve empati duygusu doping etkisi yarattı İran halkı için. İranlı siyasetçileri ve diplomatları genellikle "üst bakış açısıyla" görmeye alışkın olduğumuz için Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın "hayat ve siyaset yolu" hepimize iyi geldi aslında. Birkaç yıl önce Bağdat'ta düzenlenen Rafiden Konferansı'na katılmıştım.

Ülkelerini temsilen konferansa katılan başbakan, bakan ve milletvekilleri ile birlikte Ortadoğu'da görev yapan büyükelçiler de yer alıyordu. Konferansın konuşma dili İngilizce ve Arapça idi. Konuşma sırası İran'ın Bağdat Büyükelçisine gelmişti ve çok iyi Arapça bilmesine rağmen ısrarla "Farsça konuşacağım" dedi İran büyükelçisi. Salondakilerin bir kısmı bu ısrara "anlamsız bir inat" derken diğer kısmı da sadece gülümsedi "her zaman ki gibi üstenci İran tavrı" diyerek.