TOM BARRACK'IN IRAK ZİYARETİ "İRAN SALDIRISINA HAZIR OLUN" DEMEKTİ ASLINDA
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın 27 Şubat Cuma günü gerçekleştirdiği kapsamlı Irak ziyareti; "İran'a savaş ilanının" net resmiydi benim için… Çünkü Irak, İran'ın her kademesine nüfuz ettiği bir ülkeydi ve gerçekleştirilecek saldırı öncesinde İran'a şu mesajı vermek istedi ABD; "Irak artık senin değil buradan medet bekleme!" Tom Barrack'ın Irak ziyaretiyle İran ile birlikte Iraklılara da şu mesajı verdi ABD; "bu size son ihtarımdır! Hem içeride hem de dışarıda kendinize çeki düzen verin! İran'a gerçekleştireceğim saldırıda sakın İran'ı desteklemeyin! Acilen de Cumhurbaşkanı ve Başbakan seçimi sorunlarınızı 'benim istediğim doğrultuda' çözün!"
"NECEF'İ KUM'A TERCİH EDİYORUM" DİYEN PAPA IRAK'TAYDI
Bugünü daha iyi anlayabilmeniz için sizi beş yıl öncesine götürmem gerekiyor. Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco, ziyaret için 5-8 Mart 2021 tarihinde Irak'taydı. Ziyaretin sloganı, İncil'den alıntıyla; HEPİNİZ KARDEŞSİNİZ olarak belirlenmişti.. Papa Francesco "hepiniz kardeşsiniz" sloganı ile Bağdat, Necef, Ur Ovası, Erbil, Musul ve Karakuş'ta geniş katılımlı ziyaretler gerçekleştirdi. Bu ziyareti takip etmek üzere ben de o tarihte Irak'taydım. Daha önce hiçbir Papa Irak'ı ziyaret etmemişti ve Papa Francesco'nun Irak ziyareti efsane bir coşkuya ve görüntülere vesile olmuştu. Erbil Franso Hariri Stadyumu'nda yapılan toplu ayine onbinlerce kişi katılmıştı ve zılgıtlar eşliğinde Papa'ya sevgi gösterisi yapıyordu Kürtler. Dünya basını-medyası da Papa'nın Irak ziyaretini takip ederken kendi notlarını alıyordu. Bende kendi perspektifimden fazlasıyla notlar aldım elbette. Beş yıldır yeri geldikçe bölgedeki güncel gelişmeleri Papa Francesco'nun Irak ziyaretinden elde ettiğim notlar eşliğinde harmanlayıp kullanıyorum ve bir kısmını da yazılarım aracılığıyla sizlerle paylaşıyorum. Papa'nın Irak programında en fazla öne çıkan görüşmesi Necef'e giderek Şii lider Ayetullah Ali El Sistani'yi ziyaret etmesi oldu. Samimi bir iklimde gerçekleşen bu ziyaretin benim için mesajı şuydu; "Necef'i Kum'a tercih ediyoruz ve Kum'un Irak'taki etkisini yok etmek için bundan sonra Necef'i destekliyoruz…" İsrail ve ABD saldırılarıyla öldürülen Seyyid Ali Hüseyni Hamaney sonrasında İranlıların kendi içinde inşa etmesi istenen YENİ İRAN taslağı hızla konuşulmaya başlandı. Çünkü ABD çökmüş-sorunlu bir İran istemiyor! ABD hızla toparlanan ve kendi işine yarayacak İran'ı istiyor!
Yeni Irak'ın inşası için Laricani Ailesi mensubu Irak Necef doğumlu Ali Laricani'nin adı ilk sırada yer alıyor. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri olan Ali Laricani, İran Yönetimi hakkında tüm bilgi ve tecrübeye sahip ılımlı, başarılı, azimli, sabırlı bir isim. ABD/İsrail-İran savaşını masaya taşıyabilecek mi bekleyip göreceğiz.
KUM'UN BASKILAYICI TAVRI, NECEF'İN BİRLEŞTİRİCİ TAVRINDAN İLHAM ALACAK MI
Necefli Ali Laricani, Papa Francesco'nun 2021'de gerçekleştirdiği Irak Necef ziyaretinin de sloganı olan "hepiniz kardeşsiniz" özetinin bölgeye hakim olmasında etkili olacaktır diye düşünüyorum. Çünkü İranlılar dini-mezhebi değerleriyle birlikte; ekonominin düzelmesini, istihdamın sağlanmasını, refah seviyesinin yükselmesini, eşit eğitim hakkının korunmasını, sosyal-kültürel-sportif-turizm faaliyetlerin devlet politikasına dönüşmesini istiyor artık. Özetle İranlılar, inançlarıyla birlikte vatanlarının tadını da özgürce çıkarmak istiyor.
"AYNILARIN SAVAŞI" İRAN'A DA BEDEL ÖDETTİ
İran yönetim kademeleri son yıllarda ciddi bir bölünme yaşıyordu kendi içinde. İranlı komutan Kasım Süleymani ve kendisine yakın askeri isimlerin 3 Ocak 2020 tarihinde Irak'ın başkenti Bağdat'ta ABD tarafından Bağdat Uluslararası Havaalanı yakınlarında öldürülmesi Kum Şii-Şii çekişmesinin kıyıya vurmasını sağladı. Bu saldırı sonrasında kaleme aldığım "Süleymani Şii Şii çekişmesi sonucu öldürüldü" başlıklı yazım ilk etapta şaşkınlıkla karşılansa ve "ne alaka" dedirtse de kısa bir süre sonra dönemin İran Dışişleri sorumlusunun "ilahi itiraf" tecellisiyle bir gazeteciye verdiği demeç esnasında ağzından kaçırdığı şu sır tüm dünyaya yayılmıştı ve yazımda ne kadar haklı olduğunu göstermişti;
"Kasım Süleymani Tahran'ı dinlemiyor, kendi başına hareket ediyor ve çok zorluk çıkarıyordu!"

18