KARTLAR MASADA DERİN DÜŞÜNCELERİN SESSİZLİĞİ SERDE
Irak'ta yeni kartlar dağıtıldı. Şimdi tüm kesimler dağıtılan yeni kartları kazanca dönüştürmenin ve "ekstra kart alabilmenin" planını yapıyor. Bir yandan da yeni yol stratejileri hazırlanıyor Irak'ta. Tüm bu faaliyetler dahilinde her kesime hakim olan "sessizlik" ruh hali ise ayrı bir enteresanlıkta. Bilhassa Kürtler "derin düşünceler" eşliğinde sessizliğe gömülü ve bu sessizliği hayra çevirmek için uğraşı veriyor. Irak hiç olmadığı kadar sessiz ve düşünceli dersem yerinde olur. Irak'ın etkili güçleri/kesimleri "olayların nereye ve kime kadar gidebileceğini" kestiremediği için kimlerle ittifak edip etmeyeceğine de karar veremiyor. Bu kararsızlıkta sessizliği ve hareketsizliği beraberinde getiriyor. Çünkü "bugünün düşmanı yarının söz sahibi, bugünün güçlüsü de yarının zayıfı olabilir" Irak'ta! Aslına bakarsanız "yukarıdakilerin" bu belirsizlik sessizliği ve tarafsız kalma tercihi Iraklılara biraz nefes aldırıyor. Çünkü yıllardır ilk kez Şii, Sünni, Arap, Türkmen çekişmeleri bir kenara bırakılmış ve herkes "sadece Iraklı" olmuş gibi; kendi menfaatleri doğrultusunda. Halk mı Halk sadece "yukarıdakilerin" fırtınasının bitmesini, çekişmelerin dinmesini, huzur ve refahın gelmesini istiyor! TÜRKİYE REHBERLİĞİNDE İÇ CEPHESİNİ GÜÇLENDİRMEYE ÇALIŞIYOR IRAK
Irak'ta kararlı bir kesim halkın nabzını doğru tutuyor ve herkesi Irak çatısı altında toplamaya çalışıyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "iç cepheyi güçlendirme" kararlılığı Iraklılara da ilham oldu. Iraklılar ABD/İsrail-İran savaşıyla birlikte iç cephenin önemini anladı. Çünkü ABD ve İran, Irak'ı kendi tarafında olması için iyice strese maruz bıraktı. Bu stres "artık kendi ayaklarımız üzerinde durmak zorundayız" dedirtti Iraklılara. Bu bilinçle iç cepheyi güçlendiren aktiviteler Iraklıların gündemine yerleşmeye başladı. İç cephe ihtiyacını yaşayan bir kesim daha var; Iraklı Kürtler. Kürtler şu an en fazla belirsizlik iklimini yaşayan halk. Kürtler belirsizlik iklimini yaşıyor çünkü "yenilenme-güncellenme ihtiyacını" karşılayamadılar. Misal; KDP-KYB gerginliği ya da Bağdat ve Erbil'in soğuk savaşı yıllardır hep aynı. Dar alanda kısa paslaşmaların Kürtleri gole götürmediği artık kesinleşti. Bu nedenle Kürtlerin "ideolojik çerçevelerini" kırıp ulusal ve uluslararası siyasete sadece Kürt olarak değil "Iraklı/Irak Vatandaşı Kürt" olarak dahil olmaları gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Masrour Barzani'nin gerçekleştirdiği Bağdat ziyareti bu nedenle çok önemliydi. Bu adımdan sonra şimdi beklediğim adım şu; iletişim, sağduyu, diyalog, diplomasi yeteneği güçlü ve Bağdat ile samimi ilişkiler geliştirebilecek bir ismin KDP Bağdat Temsilcisi olarak görevlendirilmesi. Çünkü böylesi bir ismin şimdiye kadar Bağdat'ta olmaması büyük bir eksiklik oldu KDP ve Erbil için. KDP VE KYB EKSENİNDE YENİ KÜRT STRATEJİLERİ
KDP yaşadığı sorunların hesap özetini alıyor ve kendi içerisinde kazanç-kayıp istişareleri yapıyor şimdi. KYB de,Bafel Talabani'nin son süreçte sergilediği dialog-sağduyu siyasetinin meyvelerini toplayarak devamının gelmesi için yurtiçi ve yurtdışında yoğun görüşme trafiği yürütüyor. KDP son süreçte yaşadığı sıkıntıları geride bırakarak yeni ve güçlü bir enerji ile güncellenmek istese de önüne her seferinde kurulamayan hükümet sorunu çıkıyor. KYB ve KDP hükümet içindeki bakanlıkların dağılımı konusunda anlaşamıyor ve bu gerginlik her geçen gün daha da derinleşiyor Kürtler arasında. Beklentim şu; önümüzdeki haftalarda "sembolikte olsa" bir hükümetin kurulması ve hemen sonrasında da erken seçime gitme kararının alınması. Fakat hükümeti kurmadan sonbahar da doğrudan erken seçime gitme ihtimali de masada duruyor. KYB hem Irak içerisinde hem de uluslararası mecrada iyi bir ivme kazanmış durumda ve bunun meyvelerini toplamakta kararlı; İran ve diğerleri izin verirse. Çünkü KYB yıllar içerisinde bir siyasi parti olmakla birlikte içerisinde farklı ülke ve güçleri temsil eden grupların belirdiği bir kolektif oluşuma dönüştü. Bafel Talabani şimdi KYB'yi legalleştirmeye çalışsa da işinin hiç kolay olmadığını ve dışarıdan desteğe ihtiyacı olduğunu söylemek istiyorum. MİLİS GÜÇLER VE PEŞMERGE KONUSU DAHA ÇOK SU ALIR

32