Bahçeli, siyasete "Şifa Neşteri" vurdu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli CHP-Yeni Parti sarmalının yarattığı girdaba dikkat çekmek ve son vermek adına sağduyu, diyalog, mantık, vatan, millet çerçevesinde gerçekleştirdiği açıklama ile mevcut Türkiye ve dünya siyaset anlayışına adeta "şifa neşteri" vurdu!
Madem ki Türkiye Yüzyılı ve Terörsüz Türkiye yolunda kararlı bir şekilde yürüyoruz o halde sil baştan cümlelere ve şifa neşterlerine ihtiyacımız var!
Zira çürümüş, kurtlanmış, kırılmış, nasırlaşmış, ruhu ve işlevi olmayan asalak dallarını budayıp atmazsa KOCA ÇINAR; gölgesinde can bulmayı bekleyen nesiller/vatan çiçekleri kurur, savrulur, gider, heba olur!
GELİŞMEK İÇİN GÜNCELLENMEK GEREKİYOR


Gelişmek için güncellenmek gerekiyor bu net. Ve güncellenme sürecinde en asli görev siyasi partilere ve o çatılar altında halkı temsil eden siyasetçilere düşüyor. Lakin gelin görün ki son yıllarda dünyanın yaşadığı "siyasi yıkım" insanlığı derin mutsuzluk ve umutsuzluk uçurumlarına sürükledi. Toplumlar hiç olmadığı kadar mutsuz, umutsuz, hayalsiz ve gergin! Nasıl olmasın ki Toplumları kurtarması gereken siyasetçiler "akıllara zarar" yansımalar eşliğinde entübe edildi. Bu durumdan Türkiye de nasibini aldı elbette. Vatandaştan şu cümleleri duymadığım gün neredeyse hiç yok; "temsiliyet vasfı, vatan ve millete dair aklı-fikri-zikri olmayan, vizyonsuz, konuşamayan, üretemeyen, cevap veremeyen, anlamayan, dinlemeyen, görmeyen bu insanları hangi akıl siyasete yönlendiriyor ve vekil diye meclise gönderiyor"
Bu soru toplumlarda korkunç gerginlik yaratmış durumda. Bu nedenle her şeyin yoluna girebilmesi ve Türkiye Yüzyılı'nın kusursuz inşa edilmesi için öncelikle "siyasete neşter vurulması" gerekiyor!
O HALDE UMUT NEREDE VE KİMDE


Umut; Devlet Bahçeli'nin açtığı vatan ve millet odağında!
Asrın bilgesi Devlet Bahçeli milat niteliğinde yaptığı açıklamalar ve açtığı yollar ile "geleceğin ihtiyaç duyduğu sosyoloji, devlet, siyaset aklını" inşa ediyor.
Dün yaptığı CHP-Yeni Parti çerçevesindeki açıklama da bu inşanın önemli taşlarından biriydi. Zira dünkü açıklama ile "sorunlar-beklentiler-sorumluluklar-çözümler" aşamalarına dikkat çeken Bahçeli; "kim ve ne olduğunuzdan ziyade her hareket ve söyleminizde vatan ve millet odaklı hareket etmek zorundasınız" mesajını net bir şekilde verdi. Yani "icra ettiğiniz siyaset anlayışı benim için demokrasimizin çeşitlilik yansımasıdır/güzelliğidir, şayet merkezinde vatan ve millet bilinci var ise" diyordu Bilge Lider.
KISA BİR ÖZETLE DÜNKÜ AÇIKLAMA


Devlet Bahçeli'nin dün yaptığı açıklamadan çıkardığım özet şöyle:
"Türk demokrasisi, bütün partilerin aynı kelimeleri tekrar ettiği renksiz ve ruhsuz bir zeminde hiçbir zaman bulunmamıştır. Demokratik hayat; farklı seslerin duyulduğu, farklı fikirlerin millet huzurunda yarıştığı, ancak devletin bekası ve milletin birliği söz konusu olduğunda müşterek bir iradenin ortaya konulduğu büyük bir milli mutabakattır. Siyasi farklılıkları çatışmanın bahanesi hâline getirmek Türkiye'ye hizmet etmeyecektir. Ayrılığı düşmanlık seviyesine taşımak, rekabeti intikam duygusuyla zehirlemek ve parti içi ihtilafları toplumsal gerilime dönüştürmek Türk siyasetinin itibarına zarar verecektir. Siyaset, öfkenin hiç dinmediği bir hesaplaşma alanı haline gelirse çerçevesi kırmızı ve keskin demokrasi çizgileriyle çizilmiş rekabet ortamı giderek bir husumet girdabına dönüşür. Geçmişin muhasebesi, geleceği rehin alan bir rövanş arayışına dönüşmemelidir. Siyaset, yakılan köprülerin dumanında yürümeyecektir. Kırılan gönüller, ağır sözler ve karşılıklı ithamlar bir süre sonra yalnızca kişileri ve partileri değil toplumsal huzuru da yıpratır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti; siyasi partilerin üstündedir. Türk milleti, siyasetin merkezinde ve bütün siyasi yapıların üzerindedir. Hiçbir parti içi mücadele, hiçbir koltuk çekişmesi ve hiçbir şahsi kırgınlık, ülkemizin ortak geleceğinden daha önemli kabul edilemez. Unutulmamalıdır ki makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan yegâne güç ise büyük Türk milletidir..."