Trump politikalarının Orta Doğu stratejisi; Husiler'in ABD saldırılarına direnmeye devam etmesi, Tahran'ın ABD blöfünü görmesi ve nükleer anlaşmadan kaçınarak nükleer silah geliştirmeye ve bu yöndeki yatırımlarını arttırması, Suriye ve Lübnan'da istikrarın planlanan sürede sağlanamaması, İsrail'in Gazze'de arzuladığı hedefe ulaşamaması ve dünya kamuoyunda her geçen gün artan İsrail karşıtı eylemlerin büyük destek görmesi ve Arap ülkelerinin ufak ufak isyan bayrağı çekmeye başlaması vb durumlar nedeniyle eninde sonunda başarısızlığa uğrayacaktır
Genel stratejinin başarısızlığını görmesi durumunda da Trump Yönetimi, İran'a büyük çaplı askeri bir operasyon da dahil olmak üzere alternatif seçenekleri masaya sürecekti ve sürdü
Tüm bu aktarımların neticesinde şunu söylemek istiyorum; ABD planlanan yüzyıllık sınırlar-sistemler-yönetimler-anlaşmalar dönüşümünü belirlenen süreçte ve kriterler dahilinde gerçekleştiremeyince imdat butonuna bastı ve İsrail'in İran'ı vurmasına izin vererek Orta Doğu'yu kaosa getirdi.
Bundan sonraki gelişmelerin hedefinde çok büyük ihtimalle Irak var çünkü Irak iki eksenli hareket eden bir ülke. Suyun bir kıyısında ABD var diğer kıyısında İran. İran Irak'ı vurur çünkü ABD'nin önemli askeri sahaları Irak'ta ABD Irak'ı vurur çünkü başta HAŞDİ ŞABİ'nin bazı kolları olmak üzere İran'a bağlı silahlı güçler Irak'ta Velhasılı kelam Irak her iki tarafında hedefinde şimdi!
Suriye ise ordudan, silahtan, savunmadan, yönetimden muaf bir şekilde Allah'a emanet ortada duruyor. Suriye'ye kim saldırsa yanına kâr kalacak!
Türkiye şu an itibarıyla sağduyulu ve barıştan yana tavrıyla güvenli liman. Bu güvenli duruşun da getirisi "yeni bir göç dalgası" olacaktır diye düşünüyorum. Fakat hatırlatmakta fayda var; Türkiye'nin sosyal, ekonomik, siyasi iklimi yeni bir güç dalgasına "buyur gel" diyecek durumda değil!
GELELİM ASIL MESELEYE;3.DÜNYA SAVAŞI NEDEN BAŞLADI
ABD, Çin'in Orta Doğu'dan Akdeniz'e inmesini engellemek istiyor Ve Orta Doğu üzerinden devam eden tüm kaosun en önemli sebebi Çin'in sessiz sakin dünyayı ele geçirmeye başlaması.
Suudi Arabistan, Körfez, İran, Irak ve hatta Suriye'nin altyapı-üstyapı-teknoloji temin ihalelerini alan Çin'in önünü kesmek için ABD sistemi derin ve keskin bir set çekmeliydi.
Trump'ın gerçekleştirdiği Körfez Ülkeleri ziyareti ve o ziyaretten elde ettiği 4 milyar Dolar (arka planda bu rakamın çok daha yüksek olduğu konuşuluyor), Körfez ülkelerinin Çin'e verdiği ihalelerin cezası niteliğindeydi.
Ve ABD'nin bu zorlu dizayn sürecinde Orta Doğu'da iki güçlü dengeye ihtiyacı vardı; Kürtler ve Türkiye Kuzeyde de Ukrayna'ya karşılık Rusya'yı yanına alma konusunda kararlı ABD.
ABD Suriye'nin garantörlüğünü Türkiye'ye bırakmak istiyor çünkü yarın öbür gün bir sorun yaşanırsa sorumluluk almak istemiyor. Zira "çoklu denge" unsurlarıyla Suriye çok zor bir mecra ve ABD'nin garantörlük geçmişi oldukça başarısız.

121