AKARYAKIT meselesi artık bir fiyat tartışmasının ötesine geçti; doğrudan hayatın kendisini belirleyen bir yük haline geldi.
Bugün Türkiye'de pompa fiyatlarına baktığınızda, bunun yalnızca ham petrol fiyatlarıyla açıklanamayacağını herkes biliyor. Çünkü referans alınan yer Londra değil, New York değil; Akdeniz piyasası, özellikle de İtalya'nın Cenova çıkışlı ürün fiyatları. Üzerine bir de yüksek vergi yükü eklenince ortaya çıkan tablo vatandaş açısından katlanılamaz bir seviyeye ulaşıyor.
Sorun tam da burada başlıyor. Türkiye, kendi rafinaj kapasitesine sahip bir ülke olmasına rağmen, fiyatlamada dış referanslara bu denli bağımlı kalmayı tercih ediyor. Oysa geçmişte farklı bir yaklaşım vardı. Tüpraş özelleştirilmeden önce maliyet bazlı bir fiyatlama anlayışıyla piyasayı dengelerdi. Amaç maksimum kâr değil, sürdürülebilir dengeydi.
Bugün ise sistem tamamen tersine dönmüş durumda. Uluslararası piyasa fiyatı baz alınıyor, üzerine kur farkı, lojistik, dağıtım marjı ve en ağır kalem olan vergiler ekleniyor. Sonuç: Vatandaşın cebinden çıkan rakam, gerçek maliyetin çok ötesine geçiyor.
Haberin DevamıŞimdi sormak gerekiyor: Bu model kimin için çalışıyor
Serbest piyasa elbette önemlidir. Ancak piyasa dediğimiz şey toplumsal refahı yok sayarak işleyemez. Devletin düzenleyici rolü tam da bu noktada devreye girmelidir. Hele ki söz konusu olan stratejik bir ürünse -ki akaryakıt bunların başında gelir- tamamen dış referanslı bir fiyatlama modeli ekonomik bağımsızlıkla da çelişir.
Bugün acil bir kararname ile farklı bir modele geçmek mümkün. Tüpraş'ın maliyet bazlı fiyat açıklaması, piyasada dengeleyici bir referans oluşturabilir. Bu, özel sektörü ortadan kaldırmak anlamına gelmez; ancak fahiş fiyat oluşumunun önüne geçecek güçlü bir çıpa yaratır.
Unutulmamalı: Ekonomi sadece sermaye biriktirme aracı değildir. Aynı zamanda toplumun refahını koruma mekanizmasıdır. Eğer vatandaş temel bir gider kaleminde bu kadar zorlanıyorsa, orada piyasa başarısından değil sistem arızasından söz etmek gerekir.
Bugün yapılması gereken şey çok açık: Kısa vadeli kâr hesaplarını bir kenara bırakıp, uzun vadeli toplumsal dengeyi öncelemek. Çünkü güçlü ekonomi, ancak güçlü bir toplumla mümkündür.
İsmail HOCA-Tüpraş eski Uzmanı
GÜNÜN SÖZÜ
Haberin Devamı"GÜNAH ağıza girende değil, çıkandadır." T. Tuncay
ABD BÜYÜKELÇİSİ'NİN YENİ ÇIKIŞI
"ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ın Ortadoğu'daki dört devletin Kürt kökenli vatandaşlarını yaşadıkları ülkelerden koparılacak topraklarla beşinci bir devlette toplama düşüncesi bölücü, ayrılıkçı hareketlere destek olmaktan başka bir anlam taşımaz; bir siyasî istismar konusu olarak gündemde tutulan Kürt sorununa bir çözüm getirmez. Böyle bir düşüncenin tutarlı hiçbir yanı yoktur. Türkiye, Suriye, Irak ve İran devletlerinin bütün vatandaşlarına hiçbir etnik ayrım gözetmeksizin insan onuruna uygun eşit vatandaşlık sağlamaktan başka bir çözüm söz konusu olamaz." H. Sami TÜRK
('Sahi, Barrack uzun zamandır ortada yok, neler yapıyor acaba')
IAPC'DEN ÖZKAN İÇİN ÇAĞRI
Uluslararası Siyasi Danışmanlar Derneği (IAPC) tutukluğunun birinci yılında Necati Özkan'ın serbest kalması çağrısında bulundu. Dernek geçen yıl Özkan'ı demokrasi madalyasıyla onurlandırmıştı. Yapılan açıklamada, Özkan'ın iBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun seçim kampanyasını yönettiği için tutuklandığını vurgulandı. IAPC, Özkan'ın derhal serbest bırakılması gerektiğini, siyasi danışmanlığın demokratik yaşamın meşru ve vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirtti.
TEMİZ TOPLUM MU NEREDE
Kamu görevlileri etik kurulu kâğıt üzerinde bir kurul mu, yoksa...

6