Din cehaletle değil bilgiyle gelişir

RAMAZANIN yarısına geliyoruz artık.

Şehirde tanıdık bir atmosfer var. Fırınların önünde uzayan kuyruklar. İftara yetişme telaşı. TV'lerde her yıl tekrar eden aynı cümleler. Ama her ramazanda nedense eksik kalan bir şey var. Bir soru. Belki de en önemli soru: Ramazan gerçekten nedir Aç kalmak mı Yoksa uyanmak mı

Geçen gün eski Devlet Bakanlarından Adnan Kahveci'nin kuzeni olan ilahiyat profesörü, yazar ve araştırmacı Niyazi Kahveci'nin sözlerini okudum. Bir ilahiyat profesöründen beklenen klasik cümleler değildi. Tam tersine, alışılmış konforu bozan bir uyarıydı: "Bu çağda dindar olunabilir. Ama dindar olmanın yolu akıldan ve bilimden geçer..." Bu cümle, aslında ramazanın en derin anlamını anlatıyor. Çünkü ramazan sadece mideyi değil, zihni de terbiye etmesi gereken bir aydır. Ama biz çoğu zaman sadece aç kalıyoruz. Düşünmeden... Sorgulamadan... Değişmeden...

Haberin Devamı

Ramazanın ilk günleri insana bir ayna tutar. İnsan o aynada sadece bedenini değil, zihnini de görmelidir. Ne biliyorum ne üretiyorum Ve en önemlisi... Gerçekten düşünüyor muyum Çünkü inanç, insanı küçültmez. Tam tersine büyütür. Ama ancak akılla birleştiğinde. Bugün dünyanın güçlü ülkeleri, daha fazla ibadet ettikleri için güçlü değil. Daha fazla düşündükleri için güçlü. Daha fazla sorguladıkları için. Daha fazla ürettikleri için. Çünkü 21. yüzyılda güç, topraktan değil, zihinden çıkıyor. Ve zihni güçlü olmayan toplumların, inancı güçlü olsa bile geleceği güçlü olmuyor. Ramazanın ilk günleri bize şunu hatırlatmalı: İnanç bir sığınak değildir. Bir sıçrama tahtasıdır. İnsan oradan yükselmelidir. Korkuya değil, cesarete. Cehalete değil, bilgiye. Taklide değil, akla. Ve belki de ramazanın en büyük anlamı şudur: İnsan aç kalarak değil... Düşünerek değişir.

GÜNÜN SÖZÜ

"Unutulmasın; tarih denen büyük yargıç susmaz. Gürültünün içinden hakikati ayıklar; gücün gösterişini değil direncin ahlakını kayda geçirir."

Halil SARIGÖZ

İZMİR'DE YAĞMUR SUYU HASADI BAŞLADI… BU PROJEYE DİKKAT EDİNİZ

SU yönetimi ve su kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla oluşturulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Kurulu üyesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celalettin Şimşek, yürütülen çalışmaların kuraklıkla mücadelede önemli bir adım olduğunu belirtti. İzmir'de son iki yıldır kuraklığa bağlı sorunlar yaşandığını hatırlatan Şimşek, özellikle bin metrekarenin üzerindeki kamu binalarına yerleştirilen yağmur suyu depolarının su tasarrufuna somut katkı sunduğunu ifade etti. Toplanan suların bina temizliği ile park ve bahçelerin sulanmasında kullanıldığını kaydeden Şimşek, bu alanlarda içme suyu yerine alternatif kaynakların değerlendirilmesinin kritik olduğunu vurguladı. Uygulamanın yaygınlaştırılması halinde içme suyu tüketiminde yaklaşık yüzde 10 oranında tasarruf sağlanabileceğine dikkat çeken Şimşek, bunun kent ölçeğinde kayda değer bir kazanım olacağını söyledi.

Haberin Devamı

Büyükşehir belediyesinin sorumluluğundaki park ve bahçelerin genişliğine işaret eden Şimşek, bu alanlarda hasat edilen yağmur suyunun kullanılmasıyla su kaynakları üzerindeki baskının azaltılabileceğini belirtti. Özellikle yeni imara açılan bölgelerde ve inşa edilecek yapılarda yağmur suyu hasadı sistemlerinin zorunlu hale getirilmesinin uzun vadede ciddi tasarruf sağlayacağını ifade etti.

Yağmur suyu hasadı uygulamasının çok sayıda hizmet binasına depo yerleştirilerek uygulamaya geçildiği de öğrenildi.

LAİKLER YALNIZ MIDIR

ANAYASASINDA laik olduğu yazılı olan Türkiye Cumhuriyeti'nde laikler o kadar sahipsiz, o kadar yalnız ki!..

Partisinin '6 Ok'undan belki de en önemlisi olan laikliği savunan bir CHP yönetimi sadece şimdi değil, geçen dönem de yoktu maalesef!

Haberin Devamı

"Laikliğin tehlikede olduğunu sanmıyorum" diyecek kadar gerçeklerden uzak bir Kılıçdaroğlu gitti, cuma namazı sonrası basına demeç veren Özgür Özel geldi.

"Atatürk'ün partisiyiz" demek iyi güzel de CHP'yi CHP yapan ilkeleri korumasız bırakmakla da olmuyor ki bu!