Bu öneriyi bir baş aktör yaptı... 'Cumhurbaşkanlığı makamı Demirel için olmalıdır'

Macaristan'da otoriter Orban yenildi, AB yanlısı Magyar kazandı: Seçmenler demokrasiye mi, yoksa sadece kişisel çıkarlarına göre oy verdi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Macaristan seçimlerinde Victor Orban'ın 16 yıllık iktidarının sona ermesini ve Peter Magyar liderliğindeki Tisza'nın zaferi Avrupa değerlerinin üstünlüğünün kanıtı olarak görmektedir. AB ve NATO tarafından da desteklenen bu sonucu 'devrim' nitelemektedir. Ancak yüzde 80'e yakın katılımda yurtdışı Macarların etkisi göz önüne alındığında, bu seçim gerçekten otoriterliğe karşı evrensel bir direniş mi, yoksa coğrafya ve çıkar hesaplarının yeniden düzenlenmesi midir?

Ilık bir yaz başında hayata gözlerini açan Ahmet Hüsamettin Cindoruk'u, serin bir ilkbahar günü kaybettik.

Koç Hastanesi'nde alt üst katlarda yatan İlber Ortaylı'dan bir ay sonra onu da toprağa verdik. Can dostuydular.

Biliyorduk, ancak ardından yazılıp çizilenlere bakılınca ne kadar büyük bir değeri yitirdiğimizi bir kez daha anladık.

William Shakespeare, "Siyasetçileri görevdeyken değil görevden sonra değerlendirin" diyor. Bu söze istinaden Cindoruk'u değerlendirmek ve anlamak için bundan sonra bolca zamanımız var. Sıcağı sıcağına bir değerlendirme yapalım:

Cindoruk, siyasal yaşamı boyunca tam bağımsız bir politika yaptı.

Güç zehirlenmesi içinde olmadı. Emanete gözü gibi baktı.

Her zaman "Yavuz'a yol açtı".

Onun için demokratik sağın gerçek lideri, yani Yavuz'u, Süleyman Demirel'di.

1993 yılında ayağına kadar gelmiş cumhurbaşkanlığını da başbakanlık görevini de "Demirel'e rağmen siyaset yapılmaz" diyerek reddetti.

Haberin Devamı

Ancak "Siyaset her zaman kazananla kol kola yürüme sanatıdır" anlayışının tam tersinde olmayı da bildi.

Hiçbir zaman Demirel'in katıksız 'adamı' da olmadı.

Öyle ki dönem dönem Demirel ile de hatta Adnan Menderes ile de ters düştü.

Avukatlık mesleğine âşıktı, gerektiği durumlarda yazıhanesine geri dönmeyi bildi.

İşine sarıldı.

Ama ne siyaset onu bıraktı ne de o siyaseti...

Ülke demokrasisinin gelişimi ve hukukun üstünlüğünün savunulması için gerektiğinde cübbesini giydi gerektiğinde il-ilçe demeden mitinglere koştu; bildiri yazdı ve bildiklerini anlattı. Meclis Başkanı seçildiği gün, "Başkanlık görevini, gerçek demokrasinin keyfini ve hoşgörüsünü birlikte yaşayacağımız ölçülerde, tarafsızca yürüteceğim" diyordu.

Öyle de yaptı. Meclis Başkanlığı makamına güç verdi. Sonra mı

Son nefesine kadar tam bağımsız politika yapmaya devam etti. Bugün de tam bağımsız politika yapacak yeni Cindoruklara ihtiyaç yok mu

Kesinlikle var!

Yassıada Avukatı, Demokrat Cindoruk, seni çok özleyeceğiz...

Onun en büyük özelliğini de ben açıklamak istiyorum. Kendisi Demirel'le siyaset yapmasına karşın Cumhurbaşkanlığı makamı için kendisine yapılan önerileri reddetmiş, böyle bir makam önce benim için değil Sayın Demirel için olmalıdır demiş ve bu makama Demirel'in seçilmesine etken olmuştu.

Haberin Devamı

CALP KİTABI DA GELİYOR

Bu ilginç Cindoruk yazısını 'Türk siyasal yaşamında Hüsamettin Cindoruk-Hukukun üstünlüğüne inanmış bir Demokrat... Avukat' yazısını yazan akademisyen Kaan Gaytancıoğlu yazdı. Tekin Yayınları arasında çıkan 548 sayfalık kitabından sonra ikinci çalışmasını Halkçı Parti Kurucu Başkanı Necdet Calp üzerine yapıyor. Mayısta veya haziran ayına kadar çıkması bekleniyor.

GÜNÜN SÖZÜ
"Anladık iyisin, ama neye yarıyor iyiliğin..." (Bertolt )

MACARİSTAN'DA DENGELER DEĞİŞTİ
AŞIRISI GİTTİ MUHAFAZAKÂRI GELDİ
45 yaşındaki Peter Magyar liderliğindeki Tizsa, Victor Orban liderliğindeki Fidesz'in 16 yıllık iktidarına son verdiği seçim Türkiye'de de dikkati çekti. Aşırı sağcı popülist politikalarıyla bilinen, faşizan eğilimleri yüksek bir siyasetçi olan Başbakan Orban'ın, sandıkların daha yüzde 60'i açılmışken yenilgiyi kabul etmesi ve rakibini telefonla arayarak kutlaması kayda değerdi.

Haberin Devamı

(Victor Orban'ın da Biden karşısında aldığı yenilgi sonrası "Yok, sonucu kabul etmiyoruz" diyerek 'darbeye' yeltenen Trump gibi davranır diye düşünen oldu mu acaba)

Destekçileri arasında Trump ve Putin ikilisinin olduğu Orban'ın, "Ülkeyi yönetecek ağırlığa sahip değiliz" cümlesi de, konuşmasındaki ilginç bir özeleştiriydi.

AB VE NATO YANLISI

İsmini ülkenin ikinci uzun nehri Tisza'dan alan iki yıllık parti, eski Victor Orban'cı Peter Magyar'ın liderliğinde zafere ulaşıyordu. Tisza, seçim kampanyasında Avrupa Birliği yanlısı ve yolsuzluk karşıtı politikalara ağırlık verdi. BBC muhabirine konuşan gençlerin hemen hemen hepsinin, 'Avrupalı oldukları' yönündeki görüşleri dikkat çekici idi.

Haberin Devamı

Avrupalı liderler de; zafer konuşmasında "liberal demokrasinin değerlerine sahip çıkma vurgusu" yapan, AB ve NATO'ya sıcak bakan muhafazakâr eğilimli