Uyuşturucuyu normalleştirmek

Dünyanın dört bir yanı yangın yeriyken Türkiye'de de meşhurlar âlemi cayır cayır...

Kolluk kuvvetlerinin art arda düzenledikleri operasyonlarla ortaya çıkan manzarayı izah etmede "Kirli çamaşırların ortaya dökülmesi" deyimini kullanmak çok masumca! Uyuşturucu ve zina üzerine kurulmuş bir düzen.

Öyle bir düzen ki bu iki günahı en çok işleyene menfaat ve istikbâl kapıları sonuna kadar açılmış. Lâkin bazıları için yolun sonuna gelindi. İstikbâl kapıları artık cezaevlerine açılıyor!

Tabiî ki ünlüler dünyasında bu melanetler ilk defa işlenmiyor. Gazete arşivlerine bakıldığında görülecektir ki birçok ünlü uyuşturucudan gözaltına alınmış. Hapis yatanları bile olmuş.

Uyuşturucu ve zina üzerine kurulmuş bir düzen hep vardı. Sadece basına yansımıyor veya en zayıf halka toplumun önüne atılıp mevzu kapatılıyordu. İnternetle birlikte artık herkes bir medyacı hüviyetinde olduğundan hadiselerin üzeri kapatılamıyor ve uzun süre gündemde tutulabiliyor.

Son operasyonlarda ismi geçenler arasında, geçmişte İslâmî/muhafazakâr bir yapı içinde bulunmuş olanlar da var. Bu isimler üzerinden Türkiye'deki seküler laik kesim, "Gördünüz mü bunlar da şöyleymiş böyleymiş" diye yaygara yapıyorlar. En komik olanı da birkaç isim üzerinden 'mahalle' tahlili yapanlar.

Yahu daha ne istiyorsunuz, tepki gösterdiğiniz şahıslar, o beğenmediğiniz İslâmî/muhafazakâr mahalleyi terk edip sizin mahalleye gelmiş. Evet sizin âleme biraz hızlı giriş yapmışlar. Bu işler böyledir, boynuz kulağı geçer; yoksa sizin kızgınlığınız bundan mı..