TÜGVA'nın programında istikbali düşünmek

Doğrulardan, güzelliklerden, iyilerden ve iyiliklerden ne kadar çok bahsedersek toplumda yayılması da kabul görmesi de kolay olacaktır. Bu minvaldeki haberler insanları müsbet hamleler yapmaya teşvik eder. Mevcut medya algısının merkezinde menfi olanı öne çıkarmak, gündemde tutmak ve köpürtmek olduğundan zihinlerimizde geleceğe dair hep karamsar bir kanaat işgal etmiş durumda. "Ne yapalım, toplum böyle istiyor" yalanını medyanın karanlık tarihinin dehlizine gömüp müsbetin görünürlüğünü arttırmalıyız.

Yazımın konusu medya değil. TÜGVA Yaz Okulları Final Programı'na iştirak etmek için İstanbul'daki Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park'a girdiğimde gördüğüm o müthiş tablo bana yukarıdaki paragrafı yazdırdı. Stadyum tıklım tıklım doluydu ve 70 bine yakın çocuk hep bir ağızdan salavat-ı şerifler okuyorlardı.

Stadyuma girerken İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de giriş yapıyordu. Alana beraber girdik. Çocukların Bakan Çiftçi'ye alakası çok yüksekti; çocuklar Hafız Bakan amcalarını seviyor.

TÜGVA Yaz Okulları, bu yıl 700 binin üzerinde ortaokul öğrencisini ağırlamış. 1 aylık eğitimde temel dini bilgiler dışında çeşitli alanlarda çocuklara bilgiler verilmiş, oyunlar oynanmış. Öğrenciler de veliler de TÜGVA Yaz Okulları'ndan memnun. Temmuz sıcağında herkesi memnun etmek kolay değildir!..

Ramazan ayında söylediği ilahiyle herkese kendine eşlik ettiren Celal Karatüre sahne çıkmasıyla çocuklar coştu. Doğru zamanda doğru insanlarla iş yapmanın ne demek olduğunu görmüş olduk. Karatüre çocukları havlatmadı!

Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da iştirak etti. Başkan Erdoğan'ın alana girmesiyle coşku zirve yaptı. Başkan çocukların coşkusunu şu sözlerle selamladı: