28 Şubat darbe dönemi hukukî olarak hak ettiği şekilde ele alınmadığı gibi çeşitli sosyal bilim dalları çerçevesinde de ele alınamadı.
Mâlûmunuz 28 Şubat darbe davası, tüm suçlar cuntanın askeri kanadına yıkılarak kapatıldı. Onlar da bir dönem cezaevinde yatıp daha sonra, kocamış oldukları gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın affıyla cezaevinden çıktılar. Cuntanın medya, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, akademik yapılanmalarında kimlerin yer aldığı maalesef tam mânâsıyla tespit ve teşhir edilemedi.
28 Şubat cuntasında yer alanlar ve cuntayla birlikte iş tutanlar kimlerdi Elimizde tam bir liste yok. Belli başlı isimler dışında o dönem kim ne yaptı bilmiyoruz. 28 Şubat'ın kimliği henüz çıkarılmadı.
3 gün önce eski bir rektör öldü. Ölen rektör, 2000-2008 arası Dokuz Eylül Üniversitesi'nin rektörü olan Emin Alıcı.
Alıcı, Ramazan ayında düzenlenen bir resmî törende Atatürkçülüğünü göstermek için kameralar karşısında su içen dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından rektörlüğe atanıyor. Arşive baktığımızda Cumhurbaşkanı Sezer, Emin Alıcı'yı rektör yapmak için YÖK'le kavga ettiğini görüyoruz.
Ölen eski bir rektörü niye yazı konusu yapıyorum
Henüz çıkartamadığımız 28 Şubat kimliğinin izini sürmek için.
Rektörlük yaptığı dönemde 28 Şubat cuntasıyla fikir birliği içinde eylemlerde bulunuyor. Üniversiteye başörtülü talebeleri almadığı gibi üniversitenin bahçesine başörtülü vatandaşları bile sokmuyor. Böylesine sağlam itikadlı bir Atatürkçü!
"Keşke Anadolu Müslüman olmasaydı" dediği de iddia ediliyor.
Rektörlüğü boyunca Müslüman Anadolu'nun evlatlarına kan kusturan bu rektör eskisi, Kozlu Süryani Kadim Mezarlığına defnedilmiş!
Haydi buyurun cenaze namazına!..
Şedit bir başörtüsü düşmanı olan Emin Alıcı Hristiyan çıktı!
Alıcı'nın Hristiyan bir Türk vatandaşı olduğunun ortaya çıkmasına birçok insan şaşırdı. "Demek başörtüsü düşmanlığı bundanmış" dediler.