Bayram Hoca ve kibirli katilleri

Dün, Bayram Ali Öztürk Hocaefendi'nin şehadetinin sene-i devriyesiydi. 20 yıl önce İsmailağa Camii içerisinde Bayram Hoca'ya düzenlenen suikastın gerçek faillerine ulaşılamadı.

Suikast, FETÖ'cü unsurların devlet içinde hemen hemen her alana hakim oldukları dönemde düzenlenmişti. Ellerindeki medya gücüyle suikastı, hedeflerindeki oluşumların üzerine yıkmaya çalıştılar.

Gerekli tahkikat yapılmadan dosya kapatıldı. Babasının davasını gündemde tutmaya çalışan Mahmut Öztürk, o dönem savcılıktan aldığı dava dosyasında iki klasörün (1 ve 6 no'lu) eksik olduğunu görüyor. Hâdisenin araştırılması için görevlendirilen özel yetkili savcıya eksik klasörleri soran Öztürk'e savcı, işlerin yoğun olduğunu, dosyaya bakamadığını ve klasörlerin kayıp olmasının garip olduğunu söylüyor!

Savcı da bizler gibi bir gariplik hissetmiş, aman ne güzel! Yalnız biz sade vatandaşlarla savcılar arasında bir fark var: Savcılara yetki bu tür gariplikleri araştırmak için veriliyor.

Mâlum, Adalet Bakanı Akın Gürlek göreve gelir gelmez faili meçhul vakaların faillerinin belirlenmesi için özel bir birim kurdu. Bayram Hoca'nın ailesi ve sevenleri Adalet Bakanlığı'nın dosyayı gündeme almasını bekliyor.

Geçen sene Şehit Bayram Ali Öztürk Platformu kuruldu. Platformun kurucularından Avukat Hamza Uçan, dün Bayram Hoca'nın kabri başındaki anmada yaptığı konuşmada hâlen karşılaştıkları engellemeleri anlattı: "Adli emanette bulunan veriler bize verilmiyor. Nasıl olur da devletin soruşturma savcısının uhdesinde bulunan bir dosyada adli emanete alınan veriler bize verilmez. Dosyanın fotokopisi için talepte bulunuyorsunuz, bir aydan önce olumlu cevap verilmiyor."

Avukat Uçan konuşmasında, Adalet Bakanlığı ile yaptıkları temaslar doğrultusunda bu dosyanın katillerinin kim olursa olsun yargı karşısına çıkarılıp hesap sorulacağının müjdesini de verdi.