Washington İran konusunda Ankara'dan ne istiyor

Türkiye, İran'a olası bir saldırıya, bölgede ciddi bir istikrarsızlık yaratacağı gerekçesiyle karşı. Ankara krizin yönetilebilmesi için mekik dokuyor. Cumhur-başkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Trump'la görüşmesini Dışişleri Bakanı Fidan'ın İran'lı muhatap-larıyla temasları izliyor (İran Dışişleri Bakanı bugün Türkiye'ye geliyor.) Şu anda arka planda yoğun bir diplomasi trafiği yürüyor. Peki, neler oluyor Ankara'nın Washington ve Tahran'a verdiği mesajlar ne ABD, Türkiye'den ne bekliyor Bu başlıkları analiz edeceğim ama önce vurgulamam gereken şeyler var…

ABD, 12 Gün Savaşı'nda (Haziran 2025) İran'ın nükleer tesislerini hedef almıştı. Trump "Nükleer kapasiteyi sonsuza kadar ortadan kaldırdım" dese de ne CIA ne de MOSSAD bu görüşteydi. MOSSAD'a göre "Nükleer program bir yıl geciktirildi" (Detaylar için bakınız; İran'a yeni saldırının ayak sesleri, 2 Eylül 2025.) Bu bir yılın dolmasına neredeyse beş ay kaldı. İran'la uzlaşıya varılamadığı takdirde Washington ve Tel Aviv'in Haziran 2026'ya kadar İran'ı yeniden hedef alma kararında olduğu biliniyor.


BELKİ BİR HAFTA BELKİ ON GÜN

Netanyahu, 29 Aralık'ta Beyaz Saray'da gerçekleşen görüşmeden Suriye ve Gazze konularında eli boş dönmüştü ama İran konusunda Trump'la paralel çizgideler. Tam da bu esnada İran'da çıkan sokak gösterileri ABD'yi hazırlıksız yakalamıştır. Bu saldırıları fırsata çevirmek ve İran'a saldırısını meşrulaştırmak isteyen Trump, 14 Ocak Çarşamba akşamı saldırı yapmayı planlamış, ancak ABD ordusunun bölgedeki operasyonel yapısı zayıf olduğu için vazgeçmiştir. Trump'ın bu kararı almasında başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin çabaları da etkili oldu. Hatta İsrail'in bile; 12 Gün Savaşı'nda hava savunma sistemlerinin yüzde 70'ini harcadığı ve yerine yenisini koyamadığı için aynı pozisyonu aldığı söyleniyor.

Trump saldırıyı ertelese de hedefinden vaz geçmiş değil. Çünkü elinde sokak gösterileri ve iç gerilim nedeniyle İran'ın hiç olmadığı kadar zayıf düştüğüne ilişkin bir istihbarat var. Haziran 2026 da yaklaşıyor. Masada gerilimi yüksek tutarken ciddi bir yığınak yapıyor. Uçak gemileri, saldırı filoları bölgeye konuşlandı. Hava savunma sistemleri yerleşiminin bir hafta, on günü bulabileceği söyleniyor. Kronometre muhtemelen bundan sonra çalışmaya başlayacak.


TRUMP İRAN'DA TAM OLARAK NE YAPMAK İSTİYOR

14 Ocak akşamı Ankara'da ABD'nin "saldırıyı pas geçeceği" konuşuluyordu. Washing-ton'un İran'da bir rejim değişikliği arayışında olmadığı, rejim muhaliflerinin lider sorunu yaşadığı, "Venezuela formülünün" Trump'ın iştahını kabarttığı, İran'da da benzer bir girişimde bulunarak İran'ın dini liderliğini, Devrim Muhafızları ordusu üst düzey isimlerini, aynı zamanda nükleer tesisler ile füze kapasitesini hedef alabileceği değerlendiriliyordu (Ankara'daki analizleri 16 Ocak'ta gdh'ta yayınlanan Sağır Oda programında ele almıştık.) Gelişmeler Ankara'da yapılan okumayı haklı çıkarıyor. Batı basınında Venezuela formülü konuşuluyor. Ankara'da duyduğum güncel analiz ise şu: ABD şu anda İran'ı caydırma politikası izliyor. Dört maddelik talepleri var. Bir. Zenginleştirilmiş uranyumu yok et. İki. Balistik füzelerini tasfiye et. Üç. Başta Irak ve Suriye olmak üzere çevrede vekil güç bulundurma. Dört. İsrail'e tehdit olmaktan çık. Tahran kabul etmezse İran'ı vururlar.