NATO'dan Ankara'ya kritik teklif ve Lübnan için arayışlar
Türkiye NATO'da merkezî rol oynamak için hamle yaparken, İsrail ve batılı bazı çevrelerin onu örgütten uzaklaştırmaya çalıştığını iddia eden yazının temel sorusu şudur: Bu stratejik yükselişin arkasında gerçekten İsrail'in yalnızlaştırma hesabı mı yatıyor?
Yazı, İran krizi ortamında Türkiye'nin NATO'daki ağırlığını artırma hamlesinin, sadece bölgesel güvenlik değil aynı zamanda İsrail ve batılı güçlerin Ankara'yı ittifaktan koparmaya yönelik çabalarına karşı bir savunma stratejisi olduğunu iddia ediyor. Başta ARF komutası gibi somut adımlarla desteklenen bu hamleler, Türkiye'nin ithal edilen güvenlik konumundan belirleyici bir role geçmesini amaçlıyor. Ancak, Ankara'nın çok katmanlı dış politikası (Rusya ile güven, Batı ile işbirliği, bölge ülkeleriyle arabuluculuk) gerçekten bu kadar tutarlı bir şekilde koordine edilebiliyor mu?
İran krizinde Türkiye'nin -ulusal güvenlik çekinceleri kapsamında- öncelik verdiği başlıklardan biri de Lübnan. Çünkü o ülkedeki gelişmelerin sıralı etkisi önce Suriye'ye, oradan Türkiye'ye ulaşır.
Lübnan'da BM barış koruma misyonu UNIFIL görev yapıyor (Geçtiğimiz hafta İsrail'in saldırısına uğradı). Misyonda Türk askerleri de var. UNIFIL, İsrail'in saldırılarını durduracak bir güç değil. Ancak, yokluğu; Lübnan'ı kaderine terk etmek anlamına geliyor. UNIFIL'in görev süresi bu yıl sona eriyor. Ankara, Lübnan'ın yalnız kalmaması, orada uluslararası bir gücün tutulması ve Türk askerinin Lübnan görevinin devam etmesi için bir çözüm arıyor. Avrupa'daki bazı ülkelerle yapılan temaslar var. Takip edeceğiz.
ANKARA'YA GELEN KRİTİK TEKLİF
İran krizinin tetiklediği bir konu da NATO meselesi. Trump İran'da müttefiklerinden beklediği desteği alamayınca "NATO'dan çıkacağım" dedi. Bunu gerçekleştirmesi teknik olarak zor. Gördüğüm kadarıyla ABD ordusundaki rütbeli isimler NATO'daki mevkidaşlarına "Birlikten çıkmayacağız" mesajını da güçlü bir şekilde veriyor. WSJ ise Trump'ın bazı NATO üyelerini cezalandırmak istediğini, bazı ülkelerdeki ABD ordu varlığını sonlandırmak istediğini yazdı. Ayrıca... Washington'un NATO komuta kademesindeki varlığını azalttığı da gözlemleniyor. Boşalan yerlere yapılan atamalara, komuta kademesindeki hareketliliğe bakarsak... Ankara'nın NATO'daki etkinliğinde gözle görülür bir artış yaşanıyor.
Son örnek, Allied Reaction Force/ARF (İttifak Reaksiyon Kuvveti.) Bu birlik oldukça stratejik. NATO'nun hazır kıtası. Olası bir krize ilk müdahaleyi yapacak unsur. Bu yüzden yelpazesi geniş birliklerden oluşur. Emrinde; deniz, hava, kara, özel kuvvetler, siber ve uzay birlikleri vardır. Üye ülkelerde konuşlu ilgili birlikler, olası bir krize müdahale için bu kuvvetin komutası altında tutulur. NATO, ARF'nin komutasını kapasitesi nedeniyle Türkiye'ye teklif etti. Ankara kabul etti. 2028'de komutayı devralacak...
TÜRKİYE'NİN MESELESİ KOMUTA-KONTROL
Türkiye'nin NATO'da -tatbikatlardan temmuzda Ankara'da yapılacak zirve hazırlığına- artan etkinliği, İran savaşıyla denk düşünce farklı tartışmalara yol açtı. Kimi İran savaşıyla bağ kuruyor. Kimi Montrö Sözleşmesi'nin tehlikeye gireceğini ileri sürüyor. Her şeyi yerli yerine koymak gerekiyor:
Bir. Türkiye çok boyutlu, katmanlı bir strateji izliyor: Eşzamanlı olarak... Bölge ülkeleri arasında koordinasyonu teşvik ediyor (Gazze, Suriye, İran'da etkili oldu). Gerilimlerin dışında kalarak (Ukrayna ve İran'da) arabulucu pozisyonu elde ediyor. Rusya ile güven ilişkisini sürdürürken "Batı" ile ilişkilerini tazeliyor. Amaç; menfaatlerini merkeze alarak elindeki kartların sayısını çoğaltmak, yeni mimari oluşurken caydırıcılık ve etkinliğini artırmak. NATO yeniden yapılanırken; Türkiye ittifakla kurduğu ilişkinin de dönüşmesini istiyor. Güvenlik ithal eden bir pozisyondaydı. Artık belirleyici, merkezi bir rol oynamak istiyor.
İki. Bu kapsamda Adana'da çok uluslu bir kolordu karargahı (MNC-TÜR) kurulması için NATO'ya başvuru yaptı. Amaç, Türkiye'nin güvenliğini ilgilendiren konularda inisiyatifi ve komutayı başkasına (Mesela Romanya'daki kolorduya) bırakmamaktır. NATO kararlarını yönlendirmek ve belirlemektir. Kolordu başvurusu bu kapsamda geçtiğimiz yıllarda yapıldı (Yani İran savaşıyla ilgisi yok). Ancak NATO henüz onaylamadı.

5