Masadan gelen bilgiler pek de iç açıcı değil

Ufukta görünen şu... Ateşkesle soğuyan ABD/İsrail-İran savaşı yeni bir aşamaya girmek üzere. Çatışmalar yeniden başlayabilir. Hürmüz'ü açmak için girişim başlatan ABD; İran'ın enerji ve sivil altyapısını ağır bir saldırıyla hedef alabilir. İran da buna asimetrik yanıt verebilir. Daha önce tarafların anlaşmaya çok yakın olduğu söyleniyordu. Ancak masada bazı şeyler değişiyor. Şu an gelen bilgiler ABD'nin saldırı seçeneğine odaklandığını, İran'ın da buna dönük hazırlık yaptığını söylüyor. Neler oluyor Önce hafızamızı tazeleyelim.


ABD VE İRAN'I MASAYA OTURTAN ŞARTLAR

Bir. ABD ve İsrail, İran'a kapsamlı bir saldırı düzenledi ancak askeri, siyasi hedeflerine ulaşamadı. Yaşamsal mücadele veren İran ağır yara aldı ama asimetrik cevap kapasitesini gösterdi. Komuta-kontrol mekanizmasını ayakta tutabildi. Hürmüz'ü kapatarak savaşın gündemini değiştirdi. İki. Hürmüz'ün kapanması dünya ekonomisi ve (seçime hazırlanan) Trump üzerinde baskı oluşturdu. Trump, savaşa ABD kamuoyunu ikna etmeden girmişti. ABD Başkanı bu yüzden "Bu bizim değil, İsrail'in savaşı" diyen MAGA tabanıyla gerilim yaşadı. İran savaşı ABD için 30 milyar dolarlık bir maliyet üretti (Yükselen petrol fiyatlarının ABD ekonomisine oluşturduğu yük henüz ölçülmedi.) Öte yandan... Bilgidir: Savaşın İran'a maliyeti 135 milyar doları geçti (Hürmüz'e çifte abluka sonrası oluşan yük buna dahil değil.) Üç. Trump, İsrail'in savaşına NATO müttefiklerini, Avrupa ülkelerini, bölgedeki aktörleri de katmaya çalıştı. Bu ülkeler bırakın parçası olmayı, bizatihi bu savaşın kendisine karşı çıktılar. ABD-İngiltere (hatta ABD-Almanya ilişkileri bile) türbülansa girdi. Trump iç-dış baskı arasında sıkıştı. Genel olarak bu üç neden (şartlar) tarafları masaya oturmaya zorladı.


ANLAŞMA NEREDEYSE TAMAMDI

7 Nisan'da ilan edilen ateşkesi 11 Nisan'da Pakistan'da gerçekleşen ilk tur müzakereler izledi. Ancak bir sonuç çıkmadı. Sebeplerini yazmıştık: İki taraf, hiçbir öngörüşme yapmadan masaya oturmuştu. Bu yüzden başlıklarda anlaşma olmamıştı (Bakınız; ABD-İran: İlk düğmeyi yeniden ilikliyorlar, 17 Nisan.) 22 Nisan'da yapılması beklenen ancak gerçekleşemeyen ikinci tur müzakereler öncesi taraflar arabulucular vasıtasıyla yapılan öngörüşmeler neticesinde anlaşma taslağında önemli bir ilerleme kat etmişti (Bakınız; ABD-İran anlaşma taslağından sızan detaylar, 21 Nisan.) Buna göre; temel müzakereler nükleer konuda yapılıyordu. Nükleer dosyada anlaşmaya yüzde 80 varılmıştı. Üzerinde mutabakata varılamayan bazı pürüzler vardı. Bunlar ikinci tur müzakerelerde üst düzey temsilciler tarafından ele alınacaktı. Mutabakat maddeleri neydi


ABD PAKİSTAN, İRAN TÜRKİYE SEÇENEĞİNE KARŞI ÇIKTI

Bir. İran'ın elindeki 460 kg zenginleştirilmiş uranyum üçüncü bir ülkeye gönderilecekti (Bu üçüncü ülkenin Türkiye, Pakistan, Rusya ya da Çin olabileceği söyleniyor, Pakistan öne çıkıyordu. Ancak... Yeni bilgi şu: Güvenlik gerekçesiyle -muhtemelen ABD- Pakistan'a sıcak bakmadı. Zenginleştirilmiş uranyumun Türkiye'ye gönderilmesine ise İran karşı çıktı. İran Dışişleri Bakanı Arakçi'nin Moskova'yı ziyaret etmesi, Trump'ın da Putin'le bir saat süren telefon görüşmesi yapması, üçüncü ülkenin Rusya olabileceğini söylüyordu.) İran bu arada üçüncü ülkeye göndermeden uranyumu yüzde 60'tan 20'ye seyreltmeyi de önermişti ancak Amerikalılar bunu kabul etmedi.

İki. Anlaşmazlık noktası ise İran'ın yeniden zenginleştirmeye ne zaman başlayacağı konusuydu. ABD 20 yıl, İran 5 yıl üzerinde duruyordu. 10, 12, 15 yıllık seçenekler ağırlık kazanıyordu. İran tarafı, "Nükleer tesislerimiz zarar gördü. Bugün istesek de 10 yıldan önce başlayamayız" düşüncesindeydi.


HÜRMÜZ'E ÇİFTE ABLUKA SÜRECİ TIKADI

İşte ikinci turda bu başlıklar netleştirilecekti. Ancak ikinci tur doğrudan müzakereler gerçekleşemedi. Sebebi; Trump'ın, el yükseltmek için 13 Nisan'da Hürmüz'e çifte blokaj uygulamasıdır. İran, müzakerelerin gerçekleşebilmesi için ABD'den Hürmüz'ün açılmasını istedi. Trump, Hürmüz kararının İran'ı sıkıştırdığını, masada avantajlı konuma geçtiğini düşünüyor. Bir anlaşma yapılmadan blokajı kaldırmayı kabul etmiyor. İran da masaya zayıf pozisyonda oturmak istemiyor. Trump'ın "anlaşmayı ne kadar çok istediğinin" de farkındalar. Bu yüzden risk alarak masaya yeni bir öneri koydular.