ABD/İsrail-İran savaşında gelişmelere önemli ölçüde İsrail yön veriyor. ABD Terörle Mücadele Merkezi müstafi direktörü Joe Kent'in söylediği gibi Trump, Netanyahu adına savaşa girdi. ABD Başkanı'nın bir süreden sonra çıkış rampasına yöneleceği konuşuyordu. Ancak bu hamleyi yapamıyor. Sebebi İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kilitlemesidir. İran bu hamleyle savaşın gündemini belirledi. ABD ve Körfez ülkeleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. Trump, Çin'den bile destek istemek zorunda kaldı. Savaşın ganimetlerini İsrail toplamaya çalışırken, dayak yiyen Trump oluyor. ABD Başkanı, Hürmüz krizini çözmeden çıkış rampasına yönelemez. Savaşın ilk günlerindeki gibi zafer ilan edebileceği bir pozisyonda değil.
SAVAŞ TEHLİKELİ BİR AŞAMAYA GİRDİPeki, Hürmüz krizini nasıl çözecek Elinde ABD askerini sahaya sürmek dışında bir seçenek kaldı mı Trump muhtemelen Hürmüz'ün kontrolünü ele geçirmeyi planlıyor. Çılgınca bir fikir. Ama sahada işaretleri görülüyor. ABD ordusu son günlerde Hürmüz Boğazı'ndaki İran mevzilerini sığınak delici bombalarla vurmaya başladı. İran'ın boğaz çevresindeki caydırıcılığını hedef alıyor. Japonya'dan yola çıkan ABD askerlerinin Hürmüz'de açık hedef haline gelme riski var.
Savaş tehlikeli bir aşamaya girdi. İran, Hürmüz kartıyla savaşın gündemini belirlemiş, Trump'ı çaresiz bir duruma sokmuştu. Psikolojik üstünlüğü ele geçirmişti. Laricani'nin öldürülmesi bunu tersyüz etti. Devrim Muhafızları, başta Körfez ülkeleri olmak üzere çeşitli hedefleri hâlâ güçlü bir şekilde vurabiliyor. Savaş nasıl sonuçlanacak, buradan öngörmek imkansız. Ancak İran'da rejim değişikliği isteyenler belki de hesaplamadıkları bir sonuca yaklaşıyor: İran'da bu savaştan geriye, ABD ve İsrail'e düşman, askeri bir rejim kalabilir.
İSRAİL'İN GANİMETİİsrail için ganimet, çatışmanın Arap-İran savaşına dönüşmesidir. İran'ın savaşın başından bu yana Körfez'deki komşu ülkelere saldırması yanlış bir tercihti. Savaşı yayarak maliyeti artırma, Körfez üzerinden ABD kararlarını etkileme çabasıydı. Körfezi "şantaj aracı" olarak görüyordu. Laricani'nin öldürülmesi, ardından İsrail'in Güney Pars Sahasındaki gaz tesislerini vurması, İran'ın sert karşılık vermesine yol açtı. Başta Katar ve S. Arabistan olmak üzere Körfez ülkelerinde mütekabil noktalar hedef alındı. Katar'ın İranlı ataşeleri istenmeyen adam ilan etmesi tehlikeli bir işarettir.
Riyad'a saldırılar, başkentte önemli bir toplantı yapılırken meydana geldi. Daha önceki yazılarımızda İsrail'in saldırgan politikalarına karşı bölgede bir "koordinasyon" kurulduğunu, Türkiye, S. Arabistan, Mısır ve Katar'ın başat rol oynadığı bu koordinasyonun Gazze, Suriye ve hatta Afrika boynuzunda etkili olduğunu, bu krizi çözecek aktörün yine bu ortaklık olacağını vurgulamıştık. Yapılması gereken şey Trump'ı Netanyahu'nun etkisinden kurtarmaktı.
KÖRFEZ METNİNDEKİ SERT İFADELERAzerbaycan, Pakistan dahil İran'a komşu ülkelerin de katıldığı Riyad toplantısında gündem savaşı durdurmaktan çok İran'ın Körfez'e dönük saldırılarıydı. Zirve sonrasında yapılan ortak açıklama baştan aşağı İran konusundadır (Ankara'nın girişimleriyle İsrail'in yayılmacı politikalarına eleştiri de metne eklendi.) Altında Dışişleri Bakanı Fidan'ın imzasının da olduğu ortak açıklamada net ifadeler var: İran'ın Türkiye dahil bölge ülkelerine saldırıları kınandı. Meşru müdafaa hakkı teyit edildi. İran'a "saldırıları durdur" çağrısı yapıldı. "Diplomatik çözüm için ilk adım iyi komşuluk ilişkileri tesis etmek" şartı kondu. İran'dan vekil güçlere desteğini kesmesi istendi.
Körfez ülkeleri işin sıcağıyla İran'a odaklanıyorlar ancak savaş sonrası nizam da çok önemli. Çünkü İsrail, yeni ganimetlere odaklanıyor. Netanyahu, savaş sonrasında tüm bölge ülkelerinin ilgilenmesi gereken bir sorun olacak. Nitekim İsrail'in Mısır ve Ürdün'ü de gözüne kestirdiği analizini yapanlar var. Bu şimdilik uzak bir tehdit. Ancak Lübnan ve Suriye'de yaşananlar için aynı şeyi söylemek mümkün değil.

4