Ankara'dan bakınca İsrail'in son hamleleri nasıl okunuyor

Venezuela'da cereyan eden haydutluk geniş bir analizi hak ediyor. ABD'nin "arka bahçesindeki" bir iştir. Ona daha sonraki yazılarda geleceğiz. Ancak ülkemize mücavir alanda da çok kritik gelişmeler oluyor. Yazmazsak olmaz dedirten türden… Önce onu konuşmalıyız.

29 Aralık tarihli Trump-Netanyahu zirvesi önemlidir. Bu görüşmeyle… ABD, bölgemize ilişkin yaklaşımında bir değişiklik olmadığını vurgulamıştır. ABD ve İsrail'in yaşadığı fikir ayrılıkları (İran başlığı hariç) teyit edilmiştir. İsrail, bu yüzden, provokatif yeni hamlelere yöneliyor. Buna geleceğiz. Ancak önce Trump ve Netanyahu'nun masaya yatırdığı başlıkları -perde arkası bilgilerle- tek tek ele alalım.

SÜVEYDA'DA İLGİNÇ OPERASYON

İsrail-Türkiye ilişkileri dosyasına ilişkin Trump, kendisinin de Netanyahu'nun da "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a saygı duyduğunu" vurguladı. Türkiye'ye F-35 satışında ciddi olduğunu söyledi. Bu bir.

Suriye dosyasında, Şara'ya destek çıktı (İsrailli ve Suriyeli üst düzey yetkililer Trump'ın talebi üzerine, sınır güvenliği anlaşmasını müzakere etmek için Paris'te bir araya geliyor.) İsrail; ülkeyi bölmek için Süveyda'daki bazı Dürzi grupları ve SDG'yi desteklese de Türkiye'nin Suriye ile güvenlik anlaşması kapsamında sahada attığı adımları izlemekle yetiniyor. Bu iki.

Ürdün, geçtiğimiz günlerde Süveyda'daki kaçakçılık güzergahını vurarak ayrılıkçı güçlerin lojistik hattını hedef aldı. "Ürdün, ABD ile koordine olmadan bu adımı atamaz" deniyor. Bu da üç.

"TÜRKİYE'Yİ KURULDAN ÇIKARIN" DEMİŞLER

İsrail, Türk askerinin Uluslararası İstikrar Gücü'ne katılımına karşı çıkıyor. Türkiye'nin, Barış Kurulu'na katılmasını de istemiyor. Duyduğuma göre Mısır'da anlaşmaya imza atan Türkiye ile birlikte dört garantör ülke Gazze Barış Kurulu'nda olacak. Ayrıca, imza törenine katılan bazı ülkelerin de kurulda yer alabileceği söyleniyor. İsrail medyasına göre… Netanyahu Trump'tan Türkiye'nin kuruldan çıkarılmasını istedi. Trump'ın bu konuda geri adım atmasını beklemiyorum.

Gazze'de Türk gücüne gelirsek… İsrail merkezli Maariv, görüşmeyi "Türkiye Gazze yolunda" başlığıyla duyurdu. Ankara'nın "Ben mutlaka Gazze'de olayım" yaklaşımı yok. Ancak Türkiyesiz istikrar gücünün kurulamayacağı, diğer ülkelerin çekinceleri göz önüne alınırsa anlaşılıyor. Trump, garantörü olduğu sürecin ilerlemesi için Gazze'de Türk varlığına ihtiyaç duyuyor. Duyduğuma göre Türk askerinin Gazze'de olmasa bile, insani yardımların koordinasyonu kapsamında Mısır ve Ürdün'de görev alma ihtimali bir orta yol olarak öne çıkıyor.

İSRAİL'İN TEK TARAFLI KAOS ARAYIŞI

Trump-Netanyahu görüşmesiyle Suriye ve Gazze'ye ilişkin dosyaların artık bağlandığını düşünüyorum. Erdoğan-Trump görüşmesinin de bu dosyaların devamında hangi adımların atılacağına odaklandığı muhakkak. Buradan çıkan sonuç İsrail'i memnun etmiyor. Peki, bu tablo hangi sonuçları doğuracak

Bir. Tıpkı… Ukrayna savaşından sonra, ABD garantisini arkasında hissetmeyen Avrupa'nın yeni arayışları gibi… İsrail de ABD'den askeri ve siyasi bağımsızlık arayışına giriyor. Tel Aviv'in bundan sonra -özellikle savunma ve bölgesel politikalar bağlamında- ABD sponsorluğuna olan bağımlılığını azaltmak isteyeceği anlaşılıyor. Bunun ilk işaretini geçtiğimiz aylarda almıştık. İsrail, ABD ile güvenlik anlaşmasını, Tel Aviv'in Washington'a bağımlılığını azaltacak bir düzlemde, ortak üretim temelinde yeniden yapılandırmak istiyor.

İki. İsrail, o kadar izole ki… Elini kuvvetlendirmek için yeni bölgesel ittifaklar kuruyor. Doğu Akdeniz'de Rum Kesimi ve Yunanistan'la kurmaya çalıştığı Türkiye karşıtı ittifak bunun örneğidir.