ABD-İran anlaşma taslağından sızan detaylar

Trump İran'ı 'iplerinden' tuttuğunu söylerken, Hürmüz Boğazı'ndaki ambargo masayı devirtmeye yeterli midir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, ABD-İran müzakerelerinde yüzde 80 oranında anlaşma sağlandığını, özellikle nükleer program konusunda ilerleme kaydedildiğini ileri sürmektedir. Bu iyimserliğin nedeni olarak ekonomik baskı ve askeri tezahürleri göstermektedir. Ancak Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki blokajı sürdürmesi ve İsrail'in olası hamleleri barışa giden yolu tıkayabilirse, süreci yeniden çatışmaya mı çevirir?

Buna rağmen bazı belirsizlikler vardı. Son tahlilde... Mesajlar Pakistan aracılığıyla taraflara iletiliyor; daha sonra İran tarafı Devrim Muhafızlarıyla, ABD ise İsrail'le yeniden müzakere ediyordu. Yani bu müzakereler sadece masaya oturan taraflar arasında yapılmıyordu. Kırılganlık ve karmaşa (Lübnan ateşkese dahil mi değil mi tartışması mesela) biraz da bundan kaynaklanıyor.

"İSRAİL'İ İPLERİNDEN TUTARAK GETİRDİM"Belli ki; ABD Başkanı Trump "İran'dan onurlu bir çıkışı" çok istiyor. Lübnan'da 10 günlük ateşkesi zorlayarak İsrail'i durdurması ikinci turun önünü açtı (Demiş ki "Ben İsrail'i 'iplerinden tutarak' razı ettim, bu benim iyi niyetimin zekatı. İran bu yüzden anlaşmalı.") Ancak yine Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nda blokajı sürdürme kararı (ve bir önceki yazıda vurguladığımız mayın gemisi hareketliliği) Tahran'da güven bunalımına yol açtı. İran, ikinci tur müzakerelerin başlaması için Hürmüz'ün açılmasını şart koşuyor. ABD ise Hürmüz'e uyguladığı blokajın Tahran üzerinde baskı yarattığını ve işe yaradığını düşünüyor. Bu yüzden bu baskıyı bir anlaşma sağlanana kadar sürdürme arayışında.ŞARTLAR MASAYI ZORUNLU KILIYOR

Bu yazı kaleme alındığı sırada tablo şuydu: Trump, doğrudan müzakereler için ekibini Pakistan'a göndereceğini açıkladı. İran'dan ise karışık sinyaller geliyor. Hürmüz açılmadan masaya oturmayacağını söylüyor. Sahada da Hürmüz kaynaklı gerilim yükseliyor. İran, blokajı kırmaya çalışan bazı gemilere ateş açtı, ABD ise bir İran gemisine el koydu.

Kanaat şudur: İlk turda tarafları ön anlaşma yapmadan masaya oturtan şartlar (Ekonomik baskı, uluslararası izolasyon, askeri hedeflere ulaşamama vs), ikinci turu yapmaya ve "hatta sorunlar çözülmese de tarafları bir barış ilanına" zorluyor. Dolayısıyla o masa bugün olmazsa da önümüzdeki süreçte muhtemelen kurulacaktır.ANLAŞMA YÜZDE 80 TAMAM GİBİŞimdi gelelim kulislere yansıyan perde arkası bilgilere. Paket paket bazı konularda belli oranlarda anlaşmış görünüyorlar. Vekil güçler ve İran'ın füze kapasitesi meselesini ABD'nin ikincil derecede gördüğünü düşünüyorum. En önemli anlaşmazlık konusu İran'ın nükleer programıydı. 460 kg civarında, yüzde 60 zenginleştirilen uranyum ne olacak İran, nükleer programına ne zaman başlayabilecek Tartışma konuları buydu.Hava şu: Nükleer meselelerde yüzde 80 mutabakat var gibi. Zenginleştirilmiş uranyumun üçüncü bir ülkeye gönderilmesi konusunda anlaştılar. Bu ülke, nükleer kapasitesi nedeniyle Pakistan olabilir. Ancak Türkiye dahil başka ülkeler de konuşuluyor.

Bir ara not: Bu yüzde 60 zenginleştirilen uranyumun seyreltilmesi meselesi de vardı. İran'ın geçtiğimiz yıla kadar bu oranı yüzde 20 dolayında tuttuğunu ancak 12 Gün Savaşı'ndan sonra yüzde 60'a yükselttiğini öğrendim. İran bir anlaşma olması halinde yeniden yüzde 20'e inmeye açık kapı bırakıyordu.