Yerleşikler rahatsız

2021-22 sezonunda elde edilen şampiyonluktan sonra, ligde arka arkaya tam üç sezon kesin ve net bir "başarısızlık istikrarı" yaşayan Trabzonspor, geçen sezon yaşadığı küme düşme durumunun da etkisi ile " biraz kerhen de olsa" Fatih Tekke hocayı göreve getirdi.

"Kerhen" diyoruz zira altıncı kez ve her zamanki gibi yine irili ufaklı entrikalar üretilerek göreve taşınan sayın Şenol Güneş yönetimindeki Trabzonspor takımı, koca sezonda tek bir deplasman galibiyeti alamadığı gibi ligin bitimine yedi hafta kala küme düşme hattına da sadece dört puan uzaklıkta ve 13. sıradaydı.

Son şampiyon hocanın aniden yetersiz olduğu fark edilmiş, tuhaf bir şekilde daha ligin ilk haftası oynandıktan sonra hocanın görevine son verilmiş, aslında İstanbul- Kadıköy'de ikamet ettiği halde o sıralarda sık sık Trabzon yaylalarında kuymak yerken ve okey oynarken görülen Şenol Güneş hoca takımın başına getirilmiş ancak zirveyi kovalaması beklenen Trabzonspor küme düşme hattının hemen üstüne adeta demir atmıştı. Görüştüğü birkaç hocadan da olumsuz yanıt alan Trabzonspor yönetimi biraz içinde bulunduğu şerait ve ahvalden, biraz tribün baskısından, biraz da başka seçenek üretemediğinden takımı "kerhen de olsa" Fatih Tekke hocaya teslim etti.

FATİH HOCA OYUN BOZDU

Tabi yerleşikleri bu durumdan memnun değildi. Çünkü Fatih hoca gerek sosyokültürel olarak gerek tarz olarak ve gerekse de duruş olarak yerleşiklere çok uzak bir karakterdi.

Futbolculuğundan beri kendisinden pek fazla hazzetmezlerdi.

Örneğin ; bu tavrı halen daha tartışılıyor olsa da hoca ,belki de Trabzonspor'u dolayısı ile de kendisini şampiyonluğa ya da şampiyonlar Ligi'ne taşıyabilecek bir ya da iki oyuncuya" Trabzonspor'a maliyetlerinin yüksekliği" nedeniyle karşı çıktı. Oysa bir önceki hoca yani " efsane Şenol Güneş " yaklaşık 26 milyon Euro maliyetle Danilo Sikan ve Olaxender Zubkov transferlerini onaylamış ancak bu oyuncuların katkısı da son derece sınırlı olmuştu.

Yani Fatih hoca aslında üstüne vazife olmadığı halde kulübün ekonomisini korumaya çalışıyor, bir yandan da elde ne malzeme varsa ondan azami verimi alıp yönetimin yetersizliğini ve beceriksizliğini de arka plana atıyordu.

Altyapı, personel ve transfer gibi konularda mutlak dominant olan yerleşikler doğal olarak bu durumdan rahatsız oldular.


Çünkü başlarda "bu da gelir, bu da gider" gözüyle bakılan Fatih Tekke ,geçen sezon 13. sıradan aldığı Trabzonspor'u sadece yedi haftada ligde altıncı sıraya, kupada da finale taşıdı.
Kalecisi ve kaptanı ligin beşinci haftasında elinden alındığı, üç yıllık bir pazarlık neticesinde takıma katılan Paul Onuachu'dan başka takıma hiçbir kayda değer transferin yapılmadığı bu sezonda ise bütün futbol severlerin şaşkın bakışları arasında son üç haftaya kadar Trabzonspor'u, kendi bütçesinin 6-7 katı büyüklüğündeki Galatasaray ve Fenerbahçe'ye karşı şampiyonluk potasında tutmayı başardı.

Yine bu devasa bütçeli Galatasaray ve Fenerbahçe'nin elendiği Türkiye Kupası'nda ise iddiası yarı finalden devam ediyor ve ligde de düşük olasılıkla da olsa şampiyonlar ligi şansı devam etmekte

Beşiktaş'ın ilk 28 oyuncusu arasında düşünmediği ve kendisine iki ay boyunca kulüp aradığı Ernest Muçi'yi hemen herkesin tepkisini göze alarak ısrarla istedi ve cüzi bir maliyetle kiraladı. Hemen hemen bütün Trabzonsporların karşı çıktığı bu transferden 15 gol ve yedi asistle sezonun en iyi orta saha verimini aldı.
Kafa vuruşlarına ısrarla
çalıştırdığı Felipe Augusto'dan çok sayıda kafa golü elde etti.

Folcarelli'yi top kapma sayısı ile ligin bir başka rekortmen orta saha oyuncusu yaptı.
Mustafa Eskihellaç'ı milli takıma taşıdı.

Nijeryalı, Ukraynalı, Arnavut, Brezilyalı , Türk ve daha bir çok ülke insanından oluşan takımını çok kısa sürede tam bir aile havasına büründürdü.
Trabzonspor başkan ve yönetiminin özellikle transfer konusunda bıkmadan usanmadan her sezon tekrarladığı fiyasko ve skandallar ara vermeden devam ederken, hem kendi scout ekibinden hem de yerleşiklerin dışında işinin ehli scout ekibinin bulduğu düşük maliyetli bir kaç oyuncuyla Fatih Hoca adeta sihir üretti.

Fatih Tekke sadece şapkadan tavşan çıkarmakla kalmadı, adeta bir tavşan çiftliği üretti.

Bu sihir neticesinde ligde ve kupada beklentinin üstündeki performansın haricinde, bir de şapkadan çıkan tavşanlardan en alımlısı, en göze batanı Christ Oulai oldu.