Salah tamam da peki ya Trabzonspor

Trabzonspor, bir önceki hafta Türkiye Süper liginde tüm zamanlarının gelmiş geçmiş en büyük yıldızını transfer etti.

Öyle ki, gezegene ait global ölçekteki hemen hemen bütün enternasyonel haber ajanslarının "flaş haber" olarak verdikleri bu transfere ait "imza töreni şovu" dünya genelinde 2 milyar kereye yakın izlendi.

İmza töreninden sadece iki gün sonra, Mohamed Salah'ın ülkesi Mısır'ın başkenti Kahire'den Trabzon'a direk uçak seferleri düzenlendi.

Trabzon şehri ve Trabzonspor'un isimlerinin arama motorlarında takibi %700 lere varan oranlarda yükseldi.

Trabzonspor'un 38 yıl sonra kutladığı şampiyonluk sezonunda dahi 14.000 olan kombine bilet satışı sayısı an itibari ile 30.000 rakamına yaklaştı.

Daha birçok doneden bahsedilebilinecek iken kısaca özetlemek gerekirse; pekala Trabzonspor kendi tarihinin en büyük sinerjisini yakaladı diyebiliriz.

PEKİ YA TRABZONSPOR

Malum, futbolun en bilinen özelliği en çok sevilen "takım oyunu" olmasıdır.

Futbol oyununun tarihi, çok yetenekli yıldızların bir arada bulunduğu ancak bir türlü iyi bir takım olmayı başaramayan futbolcuların, takımların ve kulüplerin hikayeleri ile doludur.

Bu durumun gerek ülkemizde gerekse de dünya çapında sayısız örneği mevcuttur.

Trabzonspor özelinde ise olası riskler , Real Madrid örneği gibi bu tür sinerji üretimini alışkanlık haline getirmiş kulüplere göre çok daha fazla şüphesiz.

Neredeyse takımdaki futbolcuların yarısı kadar maaş alacak olan Salah'ın ortaya koyacağı performans, doğal olarak takım arkadaşlarının da gözetiminde olacak ve hepsinden zoru da Fatih Hoca burada oluşabilecek olan med-cezir manzaralarını sürekli absorve etmek zorunda kalacak.

Kısacası Trabzonspor Mohamed Salah transferinde yakalamış olduğu olağanüstü hava ve sinerjinin gerek ligde gerekse de mücadele edeceği Avrupa Ligi'nde sürmesi adına böylesine bir yıldızın takıma entegrasyonunu da organize etmek ve tamamlamak zorunda.

Bu arada naçizane yıllardan beri iddia ettiğimiz gibi, bu katılımın getirisi ve götürüsü hesaplandığında, Muhammet Salah transferinin Trabzonspor'un bu sezon yaptığı en efektif transfer olduğu da görülecektir.

Özünde kulüpten nemalanan ama görünüşte kulübün sahibi gibi davranan yerleşiklerin oluştura geldiği "ucuz etin yahni suyundan tirit" teamüllerinin Trabzonspor'da kombine, bilet, forma sattırmadığı gibi potansiyel Trabzonspor taraftar sayısını da artırmadığı hatta azalttığı bir gerçek.

Konumuza dönersek eğer Trabzonspor Salah'tan maksimum verim almak istiyorsa, takımın Salah'tan geriye kalanını çok iyi dizayn etmek zorunda.

Örneğin geçen sezonun en flaş isimlerinden ve gerçek bir scout başarısı olan Ouali'nin satışı için gösterilen çabanın, bu oyuncunun yerine oynayacak olan oyuncunun tedariki içinde gösterilmesi gerekirdi.

Yapılan 13 transferin içinde böyle bir oyuncunun bulunmayışı enteresan.

Geride kalan dört hazırlık maçında ve puan kaybı ile sonuçlanan Kasımpaşa maçında bu eksiklik net olarak gözlemlendi.