Genel Kurul öncesinde beni arayarak ne yönde oy kullanması yönünde görüş soran ya da "bu sefer Aziz Yıldırım'a vereceğim, son bir kere şansı hak ediyor" diyen münferit başlığı altında toplayacağımız sessiz Fenerbahçe Kongre üyeleri Camia'ya şu mesajı verdi.
"Fenerbahçe'nin geleceği için birleşin!"
Seçimden bir gün önce sosyal medyada yaptığım paylaşımda şunları yazdım.
"Her zaman 'Fenerbahçe Demokrasisine' vurgu yaptım, onu çok önemsedim ama bu çokseslilik, ayrışma Fenerbahçe'ye iyi gelmedi. Bugün geldiğimiz sürece etkisi fazla oldu.
Ya da şöyle ifade edeyim; başarısızlıklar Fenerbahçe Çoksesliliğini daha güçlü ayrışma, fay hattı haline getirdi.
Fay hatları da sürekli depremler üretti.
Bu nedenle bu seçimin tek adaylı olmasının doğru olacağına inanmıştım."
Ve son olarak da şöyle bağlamıştım;
"Aziz Yıldırım geleceğin başkanı olduğu için değil, bugünün şartlarını en iyi yönetebilecek kişi olduğu için desteklenmeli."
Fenerbahçe Demokrasisi seçimlerine tek adayla girmedi ancak sandık bugüne kadar bir Başkan'a verilmiş en yüksek oy ile Aziz Yıldırım'ın isminde Camia'yı birleştirmeyi başardı.
Daha da önemlisi 2018'de Ali Koç, Aziz Yıldırım'a karşı aldığı 16.092 oy ile Başkan olmuştu.
Bu bir bakıma aynı Camia'nın Aziz Yıldırım'a verdiği çok güçlü bir mesaj hatta ültimatom seviyesinde bir mesajdı.
Kongre üyeleri Aziz Yıldırım'a 17.245 oy vererek "bu işi ancak sen toparlasın" şeklinde anlamlı ve bir o kadar da dikkat çeken güven tazelediler.
Böylesine büyük fark bir anlamda Başkan'ın elini de güçlendiren daha rahat hareket etmesini sağlayacak durumu da yarattı.
Sandıktan sonuçlar kafa kafaya çıksa, burun farkıyla adaylardan biri kazansa diğerinin gölgesi her zaman Yönetim'in üzerine düşecek ve onun iradesini etkileyecekti.
Oysa bugünkü durum Aziz Yıldırım'ın mutlak zaferi şeklinde ilan edilecek bir görüntüdedir.
Evet, Fenerbahçe'nin birleşmeye, tek vücut hale gelmeye gerçekten çok ihtiyacı var.
Aslında son 12 yılın özeti ve içine düştüğü sarmalın en büyük nedeni de bölünmesi, birden fazla fay hattına parçalanmasıydı.
2018 Seçimleri belki Ali Koç adına tarihi bir zaferdi ama sonrasında yaşananlar bize gösterdi ki zafer gibi görülen şey Fenerbahçe Camiasının yaşadığı çok büyük bir depremmiş!
Devamındakiler de artçı sarsıntıları.
Kuşkusuz "bir kırlangıçla bahar gelmiyor!"
Sadece 1 senelik çok kısa bir süre var Aziz Yıldırım'ın önünde.
Bu hem bir avantaj hem de dezavantaj olabilir. Yaşamadan görmek mümkün değil.
Avantaj; çünkü sınırlı zamanlar, üstesinden gelinmesi gereken sorunları çözmek adına yepyeni mucizeler için insanlara daha büyük motivasyon ve azim verir.
Hemen herkes bu dönemi Aziz Yıldırım'ın ilk seçildiği veya Fenerbahçe'yi şampiyon yaptığı 1998 veya 2000 yılına benzetiyor.
Oysa başından beri benim için bu süreç 1990'lı yılların yarısında Fenerbahçe'ye tekrar Başkan olan Ali Şen'in ikinci gelişini hatırlatıyor.
Ali Şen bu süreçte hem toparlayıcı rol üstlenmişti hem de Fenerbahçe futbol takımını 7 yıl aradan sonra şampiyonluğa taşımıştı ki bu süre 1907'den beri Fenerbahçe'nin şampiyon olmadan geçirdiği en uzun zamandı.

35