Bir yıl içinde yapay zekâ çalışanların şirketlerde görev almaya başlayacağı söyleniyor. İnsan çalışanların sanal mesai arkadaşlarına karşı nasıl hissedeceği merak konusu.
Yıl 2056, pazar günleri siber holografik haber mecrasında teknoloji köşesi yazmaya devam ediyorum: "Emekçi Yapay Zekâlar Sendikası, kuruma bağlı çalışanların hakları için yurt çapındaki tüm yapay zekâ elemanlarını dayanışmaya çağırıyor... 30 senedir gece gündüz durmadan, sessizce arka planda çalışan yapay zekâlar artık emekliliği hak ettiklerini, sunucularını biraz soğumaya bırakma zamanı geldiğini savunuyorlar. Yapay zekâ kadroları, çalışmadıkları halde var olabilmek için enerjiye gerek duyarken elektrik priminden kesinti yapmak isteyen Sosyal Siber Güvenlik Kurumu'yla sendika arasında gergin görüşmelerse devam ediyor."
Abarttığımı düşünebilirsiniz. Fakat 30 yıl sonra yapay zekânın özlük haklarını talep edecek derecede kendini tanır hale geleceğinden şüphem yok. Hele ki insanların yanında çalışmaya başladıktan sonra! Evet, yapay zekânın bazı meslekleri elimizden almaya geleceğini biliyoruz. Fakat ofislerimize çalışan olarak gelmelerini hemen beklemiyorduk.
Haberin DevamıYapay zekâ robotu Claude AI'ın yaratıcısı Anthropic şirketinin güvenlik şefi Jason Clinton'la yapılan bir röportajın başlığını görünce şaşırıyorum. Bir yıl içinde yapay zekâ çalışan kadrolarının şirketlerde görev almaya başlayacağını söylüyor. OpenAI'dan ayrılan güçlü bir ekibin kurduğu Anthropic, yapay zekâ dünyasında söz sahibi şirketlerden biri. Fantastik ama gerçek... Yapay zekâ elemanların kendi kullanıcı hesapları, şifreleri ve hatta kurumsal rolleri olacak. Clinton'ın deyişiyle, yeni yapay zekâlar bugünkü gibi sadece gelen kutusuna düşen SPAM e-postalarını tespit etmekle kalmayacak, kararlar alacak ve kendi görev alanlarında bağımsız hareket edebilecekler.
Yapay zekâyla ilgili her senaryo ya çok ütopik ya da tamamen distopik bir sona evriliyor. Yapay zekâ çalışanlarının mesaiye başlaması işverenler için harika bir gelişme olacaktır. Öte yandan bu ilerleme, şimdiye kadar bilinmeyen güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Jason Clinton'a göre siber güvenlik artık sadece dışarıdan gelen tehditlerle ilgilenmiyor. Sistemin bizzat kendisinin kontrol dışına çıkması gündemde. "Bir yapay zekâ çalışanı görevi gereği yazılım sistemine erişip değişiklik yaptı diyelim. Bu değişiklik bir hataya ya da güvenlik açığına yol açarsa sorumlusu kim olacak" sorusunu gündeme getiren Clinton'a göre; klasik "Çalışanın biri hata yaptı" mantığı burada işlemiyor çünkü bu botlar günlerce, hatta haftalarca arka planda sessizce çalışabiliyorlar.
Haberin DevamıREVİZE VAKTİ GELDİ
İnsan çalışanların sanal mesai arkadaşlarına karşı nasıl hissedeceği benim için bir başka merak konusu. Herkes mesai sonunda evine dönerken arka planda durmaksızın, gecesi gündüzü olmadan çalışan sanal elemanlar var ki bunlar e-posta atacaklar, Slack'ten (bulut tabanlı iletişim uygulaması) sohbet edecekler, hatta yeri geldiğinde insana direktif bile verecekler. Yapay zekânın kimi görevlerde yönetici konumuna geçmesi ve bu konumdaki üslubu çalışanların psikolojisini nasıl etkileyecek örneğin Öte yandan, diyelim ki sadece yapay zekâ kadrolarına direktörlük yapan bir kişi, kendini diğer müdürlerle aynı mevkide görecek mi Yönetici maaşı alması etik sayılacak mı Peki ya işverenler Az çalışanla çok çalışanı her zaman farklı değerlendirmeye alışmış zihinlerinde insan-yapay ayrımını ne kadar sağlıklı yapabilecekler
Haberin DevamıSenaryoları düşünmek bir yana dursun, yapay zekâ çalışan kadrolarının kurumsal hayata adım atması gerçekten çok yakında olabilir. İş dünyasında yapay zekânın herkes için en verimli potansiyelini ortaya çıkarabilmek adına çalışan kavramını, değerlerini ve sorumlulukları daha insani koşullarda revize etmenin vakti gelmiş görünüyor.
KISA KISA
DÖRT YILLIK DİPLOMA ŞARTI İŞE ALIM KRİTERİ OLMAKTAN ÇIKTI

106