Eğitim sistemini yeniden düzenlemek ve süresini kısaltmak bir zorunluluktur

Ulvi Saran
Bugün
24

Geçenlerde bir lisenin son sınıfında, gürültü ve kargaşa ortamında bir öğretmenle öğrencileri arasında geçen disiplinsiz ve laubali konuşma ve sürtüşmelere dair kayıt tarihi belirsiz bir video sosyal medyaya düştü.
Viral olan videoda, hiç bir saygı ve disiplin kuralını takmadıkları her hallerinden belli olan öğrencilerin, bütünüyle kontrolden çıkmış vaziyette, kabul edilemeyecek sulu ve laubali davranışlarda bulunarak öğretmenleriyle dalga geçmeleri ve onu rencide etmeleri, tahammül edilmesi hayli zor bir manzara ortaya koyuyor.


Videoda sergilenen tablo, eğitim sistemimizdeki dejenerasyonun geldiği nokta ve gençlerimizin geleceği açısından hayli ümit kırıcı ve üzüntü verici...
Amacına ve şartlarının gereğine uyulmadan uygulamaya konan "öğrenci merkezli eğitimin" ülkeyi getirdiği durum maalesef bu...
Disiplin ve eğitimin gerekleri bir kenara bırakılıp öğrencinin alabildiğine şımarmasına göz yumulunca; öğretmen öğrencilerin "oyuncağı" olmuş ve adeta bir "maskaraya" dönmüş. Okumakta gözü olmayan insanları, 18 yaşına kadar zorla okulda tutarsanız, kendilerinden başka bir şey bekleyemezsiniz.
Normal bir eğitim ortamında asla olmaması gereken bu tür davranışlar, maalesef bir çok okulumuzda artık yaygın ve sistematik bir sorun hâline geldi. Bu vahim durum, eğitim sistemimizi topyekün yeniden düzenlemenin; bu çerçevede daha disiplinli ve kalite odaklı bir yapıya kavuşturma amacıyla süresini kısaltmanın artık kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu gözler önüne seriyor.
Bilgi çağında 12 yıllık zorunlu eğitim ve arkasından gelen 4 yıllık üniversite öğrenimi büyük ölçüde gereksiz hale geldi.
Tüm bu aşamalarıyla birlikte 16 yıl süreli klasik eğitim sistemi, artık kişilerin potansiyelini desteklemek yerine, onların gelişim süreçlerini geciktiren ve sınırlandıran bir işleyiş mekanizmasına dönüştü.
Zaten çocuklar, okuldan çok; ortamdan, İnternetten ve sosyal medyadan öğreniyorlar.
Hatta bu kaynaklardan, okuldan aldıklarından daha çok bilgi alıyorlar.
Artık günümüzde öğrenciler, milli sınırlar içinde tanımlanmış "vatandaşlık kalıbı" içinde, standart eğitim programlarıyla formatlanacak ulus devletin yurttaşları olmaktan çok; sınırsız "küresel bilgi toplumunun" ve "İnternet evreninin" serbest yurttaşlarıdır.
Bir çocuğu hiç okula göndermeseniz bile, çevresinden ve kullanmak zorunda olduğu araçlardan okumayı öğrenebilir.
Eğitim sisteminde neden bu kadar uzun süre kalıyoruz Daha doğrusu, okul sıralarında bu kadar uzun süre neden oyalanıyoruz
Eğitim, "bir mesleği veya görevi icra etmek için gerekli formasyonu" kazanmak değil mi
Eğer gerekli bilgi ve becerileri belli bir mekana ve süreye bağlı olmaksızın, farklı ortamlarda ve daha kısa sürede elde edebiliyorsak; neden 22-23 yaşına kadar vaktimizi zaptedecek ve bizi bütünüyle kontrolü altına alacak zorunlu bir programa mahkum oluyoruz
Eğitimin, elbette "insanlara kişilik terbiyesi, karakter özellikleri ve sosyal uyum becerileri kazandırmak" glbi temel bir misyonu var. Ama bunu elde etmek için illa da 18 yaşına kadar örgün eğitim sistemi içinde kalmak zorunda mıyız Söz konusu değerler ve edinimler, çocuklara; 6 yaşından başlayarak 10-11 yaşına, hatta en çok 12-13 yaşına kadar kazandırılamaz mı
Günümüzde bu bağlamda gerekli bilgileri okulda edinmek üzere en çok 7-8 yıl, hatta belki 5 yıl temel eğitim yeterli.... Yani ilkokul ve ortaokul eğitimini 12-13 yaşına kadar rahatlıkla verebilirsiniz. Devamında, lise öğrenimi 16 yaşına kadar; üniversite öğrenimi ise 20 yaşına kadar pekâla tamamlanabilir.
Kendimize samimiyetle soralım: İlk, orta lise ve üniversitede geçirdiğimiz toplam 16 yıllık eğitim süresi, hiç bir aşaması boşa geçirilmeden, dolu dolu ve her biri farklı içerikte ders programlarının verildiği bir süre midir Yoksa bu süreyi oluşturan okul aşamalarının her biri, önemli ölçüde bir önceki aşamanın tekrarı mıdır
Hepimiz biliyoruz ki, verilen derslerin içeriği itibariyle, önemli ölçüde ortaokul ilkokulun, lise ortaokulun; kısmen de üniversite, lisenin tekrarıdır. Dolayısıyla sadece ders içeriklerindeki tekrarlar kaldırılsa bile; lise dahil 12 yıllık temel eğitimi 9-10 yıla; 8 yıllık ilk ve ortaokul eğitimini 6 yıla indirmek mümkündür.
Hatta, 4 yıllık üniversite eğitimi de rahatlıkla 1 yıl kısaltılıp 3 yıla indirilebilir. Burada varılmak istenen hedef, öğrenciyi mekana bağlı örgün eğitim süreci içinde olabildiğince az tutarak toplam 16 yıllık eğitim süresini kısaltmak ve daha kısa sürede hayata atılmasını sağlamaktır.